SON DAKİKA

Gür ve kararlı bir ses

Bu haber 25 Ağustos 2017 - 21:32 'de eklendi ve 2.067 kez görüntülendi.

Çok zor ve sıkıntılı bir dönemden geçiyoruz. Bir yanda iç siyasi tansiyon sosyal bünyeyi felç edecek şekilde yükselirken, diğer yanda uluslararası ilişkiler gerilmekte, ülkemiz zora girmektedir. Sorumsuzluk ve duyarsızlık katlandıkça yangın adeta bacayı sarmaktadır. Bütün bunlar oluyor diye, susup oturacak, küsüp gidecek değiliz. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli çıktı gür ve kararlı bir sesle, bu ülke ve milletle meselesi olanları uyardı, hükümete yol gösterdi, millete ümit ve heyecan verdi. Yaptığı basın toplantısının tamamı haber sayfalarımızda mevcuttur. Biz yerimizin el verdiği ölçüde, bazı bölümleri özellikle ve tekrar hatırlatacağız:
ABD’nin silah, cephane, lojistik ve eğitim desteği verdiği PKK-YPG’ye yeni bir örgüt kurdurup, Fırat Kalkanı Bölgesine saldırmasının şartlarını oluşturması dostluk ve müttefiklikle bağdaşmayan bir aymazlık ve ahlaki zaaftır. Üstelik bu terörist oluşum, El Bab’a, Cerablus’a, Azez’e, Menbiç’e saldıracaklarını duyurmuştur. Bu caniler kimi, nereden, nasıl atacaklarını zannetmektedirler? Bu cüreti, bu cesareti nereden almaktadırlar? Türk milletinin seri katillere pabuç bırakacak, gözdağlarına boyun eğecek acziyet ve zayıflık içinde olmadığı kesin ve etkili bir şekilde kısa sürede gösterilmeli, gereği neyse yapılmalıdır. Bütün gözler, bütün dikkatler ülkemize çevrilmiştir. Aslında bir Türkiye sorunu çıkarmak için herkes işbaşındadır.
MELANET YOK EDİLMELİ
Son görüşmelerin akabinde, özellikle İran ve Türkiye’nin PKK’ya karşı ortak operasyon yapabileceklerine dair medyaya yansıyan iddia ve ifadeler bize göre olumludur. PKK’nın, Irak Sincar’da sözde demokratik özerklik ilanı yaptığı şu sıralarda, İran’la ortaklaşa Kandil ve Sincar’a harekât düşüncesi temenniden öteye geçmeli, niyet illeti söküp atacak gerçeklikle buluşmalıdır. Ekim ayında, Türkiye’nin havadan, İran’ın havadan Kandil ve Sincar’a operasyon düzenleme taahhütleri belli çevreleri ürkütmüştür. Diyoruz ki, Kandil, Sincar, Afrin ve melanetin yerleştiği her nere varsa yok edilmelidir. Kandil dümdüz edilmeli, ihanet sökülüp atılmalı, hainlerin başına dünya yıkılmalıdır. Afrin- Ayn El-Arab bağlantısını kuramayan terörizm bekçilerine öldürücü vuruş derhal yapılmalıdır.
REFERANDUM SAVAŞ SEBEBİ SAYILMALI
Bilinmelidir ki, muhtemel bu referandum Kürdistan provasıdır. Bu referandum Türkmenlerin, Türkiye’nin tamamen aleyhinedir. Bu referandum Türkiye için gerekirse de savaş sebebi sayılmalıdır. Bu provokasyon miadı dolmuş Barzani’nin hayrına olmayacaktır. Irak ve Suriye’nin kuzeyinde gayri meşru ve düşmanca her hamleyi Türkiye korkusuzca kesmeli, sınırlarımız tüm azami ve siyasi imkanlarımız kullanılarak emniyete alınmalıdır. Türkiye’nin savunması Şam’dan Bağdat’a, Sana’dan Kudüs’e, Bosna’dan Üsküp’e kadar her yerdir. Ankara güvende olacaksa, Diyarbakır huzurlu kalacaksa; Kerkük’ün, Musul’un, Halep’in dirlik içinde olması tarih ve jeopolitiğin bize öğüdüdür. Bu itibarla nerede bir hain varsa, nerede bir terör örgütü nifak saçıp büyük milletimize ve çınarlaşmış Türk devletine kast etmeyi aklından geçiriyorsa, muhakkak surette imha edilmelidir.
SİLAH BARONLARI
Meselenin bir başka tuhaf ve tezat yanı ise, silah baronlarının, silah şirketlerinin terör örgütlerini tepeden tırnağa donatmaları, cinayet işlemek için teşvik edip kışkırtmalarıdır. Sadece 2016 yılında silaha harcanan para 1 trilyon 686 milyar dolardır. En büyük silah üreten ve satan ülkeler sıralamasında ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Almanya’nın ilk beşe girmesi kanlı bulmacanın, çok bilinmeyenli bulanık denklemin çözümü hakkında ipucu vermektedir. ABD’nin tek başına silah ticaretinden aldığı pay yüzde 33’e dayanmıştır. Almanya’da üretilip Irak’ta satılan, ABD’de üretilip Suriye’de dağıtılan, Rusya’da yapımı tamamlanıp Türkiye’de canilerin önüne atılan kanlı silahlar beşeriyetin ve coğrafyaların mahvına hizmet etmektedir. Eğer terörizmin kökünün kazınması hakikaten isteniyorsa, yapılması gereken ilk şey şudur: Silah şirketleri, insanlık namına, insan hakları adına, kanunsuzluğun tarafı olmamak amacıyla terör örgütlerine silah satılmasına veya sunulmasına kesinkes son vereceklerdir. Türkiye bu tez ve olgunlaştırılıp zenginleştirilecek teklifi Birleşmiş Milletler Teşkilatı’nda güçlü bir şekilde gündeme getirmeli, muhataplarına karşı en ufak bir sapma ve savsaklama göstermeden savunmalıdır.
FETÖ’NÜN ANA AKTÖRLERİ BULUNMALI
Pazarcıyla, tezgâhtarla, odacıyla, çaycıyla, çorbacıyla değil; 15 Temmuz’un aktif planlayıcılarını, sinsi veya sessiz katılımcılarını, ana aktörlerini, ara elemanlarını, siyasi ayakla birlikte Pensilvanya’nın ihanetine umut bağlamış melunları tek tek, isim isim deşifre ederek cezalandırmak kaçınılmaz bir görevdir. Bu hesaplaşma yapılmazsa, tekraren ifade diyorum ki, vebal herkesin üzerine olacaktır. Bedeli ise yine Türk milleti ödeyecektir. Bu cemaat benim, bu tarikat benden, şu grup senden diyerek yine devletin hücrelerine kadar sızma girişimleri gelecekte daha büyük badirelere yol açacaktır. Devlet onun bunun yuvalanacağı, sızıp gizli gündemini icra edeceği bir yer ve yapı değildir.
ALMANYA CHP KANDİL AYNI SAFTA
Türkiye Cumhuriyeti, önüne gelenin posta koyacağı, parmak sallayıp hizaya getireceği yeni yetme çadır devleti hiç değildir. Adalet yürüyüşü yapan CHP’nin, adalet nöbeti tutan HDP’nin, bu iki sütkardeşi partiye asgari programlarda ittifak çağrısı yapan Kandil elebaşlarının Almanya’yla aynı safta yer alması normaldir, tencere yuvarlanmış kapak yerini bulmuştur.Gümrük Birliği güncellenmeyecekse, haksız rekabetin önüne geçilemeyecekse, Türkiye devamlı kayıp ve zarar içinde kıvranacaksa, onların olsun zelil anlaşma, başlarında paralansın zillet gümrük anlaşmaları. Ve de onlardan korkan onlar gibi olsun. Türkiye’nin sınır ve gümrük kapılarını ardına kadar açarak giden gider, gelen gelir deme hakkı da artık doğmuş sayılacaktır.
ISMARLAMA SİYASİ ÇALIŞMALAR
Bize göre ana muhalefet partisi liderinin tutuklanmasıyla ilgili polemikler demokrasi hayatımıza zarar vermekte, siyasi havayı kirletmektedir. Bilinçli, sistematik, defolu, kara bir kampanya tedavüldedir. CHP ise bundan siyasi çıkar sağlama hevesindedir. Türkiye’yi yabancı ülkelere şikâyet eden Sayın Kılıçdaroğlu’nun ortada fol yok yumurta yokken, yalnızca Cumhurbaşkanı’nın anlık bir beyanından anormal sonuçlar üretmesi, muhalefetin güçlenmesini kelepçeye bağlaması bize göre traji komiktir. CHP lideriyle ilgili sıcak tartışma ortamının kasten dolaşımda tutulduğunu, bunun iç ve dış ayakları olduğunu açıkça görmek lazımdır. 2019 seçim yılı için şimdiden ısmarlama siyasi çalışmalar başlamıştır. Ancak başaramayacaklar, amaçlarına asla ulaşamayacaklardır. Türk milleti gösterimde tutulan bayağı senaryonun bilincindedir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.