Asikurtlar©

Gülen “Hollywood filmi” demekte haklıydı ama 1960’ların filmi

Gülen “Hollywood filmi” demekte haklıydı ama 1960’ların filmi
04 Ağustos 2016 - 19:00 'de eklendi ve 5233 kez görüntülendi.

CNN International’da, Fareed Zakaria’nın sunduğu GPS programında konuşan Fethullah Gülen; darbe girişimi ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını söyledi, 15 Temmuz’da yaşananları “Hollywood Filmi”ne benzetti ve sahnelenenin bir senaryo olduğunu söyledi.

Gülen haklıydı, darbe girişimi gerçekten bir filmdi. Daha doğrusu, “Soğuk Savaş”ın en civcivli dönemi olan 1960’lı yıllardan beri devam eden, senaryosu durum ve şartlara göre güncellenen bir dizi filmdi.

Yönetmenliğini ve senaryo yazarlığını; Gülen’in 17 yıldır yaşadığı ülkede bulunan üst akıl yapıyor ve vizyona koyuyordu.

DARBENİN HEDEFİ NEYDİ?

Gülen, bu dizinin hemen hemen en eski oyuncularındandı! Gülen’in suçladığı ama uzunca bir zaman halvet içinde olduğu iktidar da bu dizinin 2002’den beri rol verilen oyuncularındandı. Yalnız bunlar da suçlu değildi! Siyasetten medyaya, iş çevrelerinden bürokrasiye ve askere kadar birçok insan; üst aklın senaryosunu yazdığı ve sahneye koyduğu bu dizide, kimisi bilinçsiz, kimisi ise ekonomik çıkarlar veya siyasi ikbal için zaman içinde rol aldı ve hala almaya devam ediyor.

Uzun soluklu bu dizinin 15 Temmuz’da izlediğimiz son bölümünde hedef; Türkiye Cumhuriyeti, kurucu ideolojisi ve Türk Silahlı Kuvvetleri idi. Darbe girişimi başarılı veya şimdiki gibi başarısız da olsa; üst aklın hedeflerine hizmet edeceği öngörülmüş ve Cemaat manipüle edilerek düğmeye basılmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başarısız darbe girişimi sonrasında ne tepkiler verebileceği, bunu fırsata dönüştüreceği ve bunun hedeflerine daha çok hizmet edeceği de, üst akıl tarafından düşünülmüştü.

BAŞ SORUMLU KİMDİ?

Türkiye’nin çıkarları ve güvenliği ise; “15 Temmuz Darbe Girişimi”ni yaptırmamaktan ve öncesinde, Cemaatçi yapıyı Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere, her yerden temizlemekten geçiyordu. Ama olmadı, oldurulmadı!

Televizyonlara ve yazılı basına bakıyorum; çok küçük bir bölümü hariç, hala gayri milli ve gayri ahlaki tavırlar içindeler. Ağırlıkla Cemaat tarafından mağdur edilenleri ekranlara çıkararak, Gülen’in ne kadar şeytan olduğunu anlatarak ve sanki iktidarın demokrasi mücadelesi veren bir yapı olduğunu göstererek; halkı kandırıyorlar, büyük resmi göstermiyorlar ve gösterecek insanları ekranlara çıkarmıyorlar. Oysa; mağdurların bile mağdur edilmesinin baş sorumlusu, AKP İktidarı’ydı. Bunu söylemiyorsanız; siz de mağdur olmanıza rağmen, operasyonun parçası oluyorsunuz demektir.

DARBECİLERE KİM YARDIM ETTİ?

Sadece “15 Temmuz Darbe Girişimi” ve “Cemaat”; halen iç savaş, bölünme ve ekonomik çöküş tehlikeleri ile karşı karşıya kalan ve emperyalist planlara karşı savunmasız konuma düşen Türkiye’nin durumunu tek başına açıklamaya yetmez.

15 Temmuz Darbe Girişimi’nin baş sorumlusu; Cemaat’in darbe yapabilecek boyuta ulaşmasında etken olan sızma faaliyetlerine ve yapılanmasına imkan sağlayan ve yaptığı gayri hukuki operasyonlara sınırsız destek vererek, yardım ve yataklık yapan AKP İktidarları’dır.

KİMLER ALDATILDI VE KANDIRILDI?

Bunları söylemeden, arkasındaki üst aklın ABD olduğunu ifade etmeden, onun Yeni Dünya Düzeni (New World Order) ve bu düzeni destekleyen alt projelerden biri olan BOP’dan (Büyük Ortadoğu Projesi) bahsetmeden yapılan anlatımlar; cahilcedir, palavradır veya maksatlıdır.

“Aldatıldık ve kandırıldık” demek, sorumluluktan kurtarmaz. Eğer kurtarıyorsa, yargılanmaları sırasında darbeciler de; “Fethullah Gülen saf ve temiz İslami duygularımızı istismar etti, bizi kandırdı ve aldattı” derlerse ne olacak? Veya “15 Temmuz Darbe Girişimi”nden hiç farkı olmayan, hatta ve darbenin ilk merhalesi olan “Ergenekon ve Balyoz gibi gayri hukuki kumpas operasyonlarını beraber kotardık, mahkemeye celp edilmelerini ve dinlenmelerini istiyoruz” derlerse ne yapılacak?

MENZİLCİLER VE NAKŞİLER İYİ Mİ?

AKP’nin, demokrasi ve hukuk mücadelesi verdiği, koca bir yalan. 14 yıldır; demokrasiyi, hukuku, insan haklarını, Cumhuriyetimizin kurucu ilkelerini ve demokrasinin özellikle İslam ülkeleri için olmaz ise olmazı olan laikliği aşındırmışlar ve Cemaat’e verdikleri namütenahi destek nedeniyle, darbeye elverişli ortamı hazırlamışlardır.

Gülen Cemaati kötü de, Menzilciler ve Nakşiler mi iyi? Al birini, vur ötekine! Çağdaş insan için tek bir tarikat vardır; “Bilim Tarikatı”. Cemaat ve tarikatlarda birey yoktur, aklı ipotek altına alınmış, özgür iradesini yitirmiş ve kolayca yönlendirilebilen yığınlar vardır. Günümüzde; tüm tarikat ve cemaatlerde, siyaset de dahil, güç, para ve seks üçlüsünden en az biri vardır.

“15 TEMMUZ”, GEÇMİŞ DARBELERE BENZER Mİ?

Askeri Liseleri kapatacaksınız ama; Harp Okulları’na girmeleri için, din hizmeti vermek üzere kurulan meslek liselerinin önünü açmaya çalışacaksınız. Kusura bakmayın ama, bunu iyi niyetle açıklamanın imkanı yoktur. Türk Silahlı Kuvvetleri’ne “Siyasal İslam”ın hiçbir versiyonu girmemelidir.

15 Temmuz Darbe Girişimi; “Siyasal İslamcı”, gerici ve irticai bir kalkışmadır ve geçmiş darbelerin hiçbirisine benzemez. Üzerlerinde üniforma olması, bu gerçeği değiştirmez. Bu darbe girişiminin esas hedefi AKP İktidarı değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu ideolojisiydi. Geçmiş darbelerin hedefi ise, siyasi iktidarlardı. Eğer darbe girişimi başarılı olsaydı; kurulacak hükümette en çok bakan AKP içinden olacaktı, hatta Başbakan bile!

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER