Asikurtlar©

GULCA’YI, KATİL ÇİN’İ VE 2002’DEN SONRA DOĞU TÜRKİSTAN’I TÜRKİYE’DE TERÖR LİSTESİNE KOYANLARI UNUTMADIK!

GULCA’YI, KATİL ÇİN’İ VE 2002’DEN SONRA DOĞU TÜRKİSTAN’I TÜRKİYE’DE TERÖR LİSTESİNE KOYANLARI UNUTMADIK!
07 Şubat 2016 - 17:59 'de eklendi ve 4167 kez görüntülendi.

Dünya tarihi boyunca Türkler adından oldukça söz ettirmiş ve herkesin dikkatini çekmiştir. Türkler eski çağları kapatıp yeni çağlar açmış, imparatorluklar ve devletleryıkıp yeni İmparatorluklar ve devletler kurmuştur. Nerede mazlum var ise onun imdadında koşmuş, Hürriyeti ve Adaleti sağlamıştır. Bizans ve Ortadoksu dize getirmiş, büyük bir inanmışlık örneği göstererek Zaferin mimarı olmuştur.

Haçlı ordularını yenen, Anadolu’yu yurt edinen, Çanakkale ve Kurtuluş savaşında yedi düveli bozguna uğratarak topraklarından söküp atan Türklerdir. Türkler ile uğraşmanın bedelini her daim bozguna uğrayarak ödemişlerdir.

Dünyanın dört bir yanına dağılan ve varlığını koruyan Türkler, her türlü zorluklara rağmen yaşamlarını sürdürmektedir. Müslüman Türk olmanın zorluklarını ve ızdıraplarını yaşayan Türkler, bulundukları belirli ülkeler tarafından zulüme, işkenceye ve soykırımamağruz kalmış ve kalmaya devam etmektedir.

Kuzey Irak ve Suriye’de, Kırım’da, Karabağ’da ve sayabileceğimiz bir çok noktada olduğu gibi Ata topraklarımız Doğu Türkistan’da da soydaşlarımız zulüm, işkence ve soykırıma uğramaktadır. Tek suçları Müslüman Türk olmak!

Tarih, 5 Şubat 1997. Yer, GULCA! Bu sefer Çin tarafından uygulanan zulüme, işkenceye ve soykırıma uğrayan Uygur Türkleri.

Doğu Türkistan’ın GULCA vilayeti, 1949 yılından beri Çin Halk Cumhuriyeti tarafından işgal edilmektedir. İslamiyeti oldukça iyi yaşayan Uygur Türkleri, 5 Şubat 1997 tarihinde Kadir gecesinine denk geldiği bir zamanda Çin işgalcileri tarafından katliam gerçekleştirilmiştir.

Kadir gecesi münasebeti ile bir evde toplanarak Kuran’ı Kerim okuyarak ibadetlerini yapan Uygur Türk kadınları, Çin’in güvenlik güçleri tarafından baskına uğramışlardır. Uygur Türk kadınları baskı ile polis merkezine götürülmüş, duruma tepki gösteren Uygur Türkleri ise polis merkezinin önüne gelerek protesto etmişleridir. Polis merkezi önünde toplanan Uygur Türkleri, Çin polisleri tarafından haksızca gözaltına alınan Uygur Türk kadınlarının serbest bırakılmasını istemiştir. Bunun üzerine Uygur Türkleri’nin haklı tepkisi karşısında Çin polisi iki Uygur Türk kadınını şehit etmiş ve şehit edilen kadınları toplanan kalabalığın önüne atmışlardır.

Çin polisleri tarafından uygulanan vahşi insanlık suçunun ardından polis merkezi önünde toplanan Uygur Türkleri galeyana gelir ve tepkisini sertleştirir. Haklı tepkiler karşısında Çin’li polisler tarafından ağır makineli Tüfeklerle toplanan Uygur Türkleri’nin üzerine ateş açılır ve yüzlerce masum Uygur Türk’ü şehit edilir

Yıllardır uyguladıkları zulüm, işkence ve soykırım ile Çin polisleri kontrollerini iyice kayıp etmiş, polis merkezi önünden toplanan Uygur Türkleri milli ayaklanma başlatarak ciddi derecede direnmiştir.

Bütün bu vahim hadiselerin ve soykırımların yaşandığı zamanda çeşitli sebeplerden dolayı Doğu Türkistan’da bulunan yabancı ülkelerin temsilcileri, dünyaya verdikleri haberlere göre Çin güvenlik kuvvetleri Gulca ayaklanması sırasında 400 Uygur Türk’ü olay yerinde şehit etmiş, çoğuğunu yaralamış ve yaklaşık 2000 kişiyide gözlatına alarak tutuklamıştır.

Şehit edilen 400 Uygur Türkün 16’sı aşırı soğuk olduğu için üzerlerine sıkılan tazyikli su nedeni ile donarak, 90’ı dövülerek ve 160’ı da Çin güvenlik kuvvetlerinin kalabalığın üzerine açtığı ateş ile şehit edilmiştir.

Gulca’daki bulunan bütün doktorlara bir genelge gönderen Çin yönetimi, ayaklanmada yaralanan Uygur Türkleri’nin tedavi görmelerini yasaklamış ve tedavi edenlerin ise çok ağır cezaların verileceğini duyurmuştu. Çin yönetimi uyguladığı yasaklardan dolayı pek çok Uygur Türkleri acil tedavi göremedikleri için ya şehit olmasına yada sakat kalmalarına sebep olmuştur.

Sadece Gulca vilayetinde değil, Uygur Türkleri’nin yaşadığı birçok vilayet ve bölgelerde aynı gecede Çin güvenlik kuvvetleri tarafından eş zamanlı olarak sıradan ve basit bahaneler ile evlere baskınlar gerçekleşmiştir. Çin güvenlik kuvvetlerinin gerçekleştirdiği bu baskınlarda evlerinden çıkarılan Uygur Türkleri, sokaklarda kurşun yağmuruna tutarak şehit edildikleri haberleride alınmıştır.

Dünya tarihinde eşine az rastlanır bir katliamla soykırımla karşı karşıya kalan Uygur Türkleri, yaşadıkları bu acı olayları ve şehit edilen soydaşlarımızı hiç bir zaman unutmadık. Sözde barış elçileri, Çin tarafından Uygur Türklerine yapılan soykırıma sessiz kalmış, caydırıcı olamamış ve ciddi yaptırım uygulamamışlardır.

Uygur Türklerine soydaşlarımıza Çin yönetimi tarafından hala zulüm, işkence ve soykırım uygulanmaya devam edilmektedir. Günümüzün siyasi iktidarı AKP ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Uygur Türkleri yani soydaşlarımız yanlızlığa itilmiş ve kaderine terk edilmiştir.

Temmuz 2015 tarihinde Cumhurbaşkanı Erdoğan Çin ziyaretinde Doğu Türkistan’ı işgal eden, Uygur Türklerini yani soydaşlarımızı şehit eden ve sakat bırakanlar için aynen şöyle diyordu; ”Çin’in toprak bütünlüğüne saygı duyuyoruz ve Çin’in toprak bütünlüğünden yanayız.” Bununla da yetinmemiş birde ”Doğu Türkistan’daki terör faliyetlerini kınıyorum” ve ”Doğu Türkistan İslami Hareketi adında bir örgüt bulunduğu ve bu örgütün 2002’den beri Türkiye’nin terör örgütleri listesinde olduğu” ifade etmiştir.

Gözler körleşmesin. Kulaklar sağırlaşmasın. Diller susmasın. Vicdanlar körelmesin. Kalpler sevgiden mahrum kalmasın. Gönlümüz ve aklımız soydaşlarımızı unutmasın.

Ne Gulca’yı unuttuk, nede şehit edilen Uygur Türkleri’ni/soydaşlarımızı. Bu vesile ile Doğu Türkistan’ın bağımsızlık yolunda şehadet şerbetini içerek şehit olan Uygur Türklerini/soydaşlarımızı rahmet ve dua ile anıyorum. Ruhları şad olsun…
Rıfat PAÇA

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER