SON DAKİKA

Gruplardan Yansıyanlar

Bu haber 09 Nisan 2014 - 9:04 'de eklendi ve 7 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Mahalli seçimlerden sonra ilk grup toplantılarında liderlerin ne söyleyeceğini herkes gibi biz de merak ediyorduk. Dikkatle dinledik. Tespitimiz şudur: AKP grubundan bakınca Türkiye’deki büyük yıkımın, ihanetin, yolsuzluğun, talanın, yalanın, baskının ve zulmün daha da hızlanarak devam edeceğini gördük. CHP grubundan bakınca kargaşayı, kavgayı, yerinde saymayı ve böylece AKP’ye payanda olma siyasetinin kaldığı yerden devam edeceğine tanıklık ettik. BDP grubu ihanetin nerelere ulaştığını, AKP ile yapılan paslaşmaların hangi yıkımları getireceğini ortaya koydu.

Ümit veren tek parti

Asla ümitsiz değiliz. 30 Mart akşamındaki heyecanımız MHP grup toplantısında daha arttı. MHP seçime rakibi olan siyasi partilerle girmemiştir. Allah’da kul da şahittir ki, eşit ve hakkaniyetli bir seçim olmamıştır. Bir tarafta polisiyle, yargısıyla, parasıyla, medyasıyla, yanaşma ve beslemeleriyle devletin bütün gücünü, bütün imkanlarını ahlak ve vicdan sınırlarını sonuna kadar zorlayarak ve içine tehdit ve şantajı da koyarak kullanan bir iktidar; diğer tarafta kıt-kanaat imkanlarla, Allah’tan ve milletten başka bir dayanağa olmayan MHP. Buna rağmen neyi ölçü alırsanız alın oylarını arttıran, ileriye dönük ümit veren tek parti MHP olmuştur. Genel Başkan sayın Devlet Bahçeli’nin grup konuşmasındaki tespit ve değerlendirmeleri yüreğimize su serpti. Konuşmasının tamamını haber sayfalarımızda bulabileceksiniz. Biz bazı bölümlerini paylaşmakla yetineceğiz:

Sandık pisliği temizlemez

30 Mart’tan çıkan sonuç ne olursa olsun, AKP hükümeti; Türkiye’nin imajını bozmuş, itibarını sarsmıştır. Ülkemizin saygınlığıyla oynamış, helal kazancının peşinde olan milyonların hakkını yemiştir. Demokrasiye ket vurmuş, milletimizi aldatmıştır. Hırsızları kollamış, haram yiyenleri korumuş, milletin hazinesini hortumlamıştır. Hainlerle işbirliği yapmış, lafa değil soyguna bakmıştır. Başbakan “Milet eğilmez, Türkiye yenilmez” dese de, eğilen de, yenilen de ortadadır. Milli ekonomimizi sömüren, devleti söğüşleyen, millete küfreden intikam tugayları, yağma ve talana bel bağlayan çevreler 30 Mart’ta soluklanmış, rahat nefes almıştır. Başbakan Erdoğan ve partisi değil yüzde 43, yüzde 99 alsa da, yolsuzluğun hesabını verecektir. Sandık pisliğin temizleneceği bir yer değildir. Hezimeti hizmet, ihaneti iffet, hırsızlığı hayır işi, rüşveti bağış, kaçakçılığı ihracat, melaneti marifet sayanlar eninde sonunda yakayı ele vereceklerdir.

Tarihi rekor

30 Mart Mahalli İdareler Seçimleri genel seçim havasında geçmiştir. Bu açık gerçeği Başbakan’da doğrulamıştır. Bu itibarla 30 Mart seçimlerini en son yapılan Milletvekilliği Genel Seçimiyle mukayese etmek tutarlı ve dengeli bir yaklaşımdır. Partimize yönelik engellemeleri, içten ve dıştan yoğun baskı ve yönlendirmeleri ele aldığımızda ulaştığımız netice kayda değerdir. Başarımızı sulandırmaya, anlamsızlaştırmaya, değersizleştirmeye kalkışanlar hiç kuşku yok ki hayal kırıklığına uğramaktan kaçamayacaklardır. Bakınız, Türkiye genelinde partimizin oy sayısı 2011 seçimlerine kıyasla yaklaşık 2 milyon 200 bin artış göstererek 7 milyon 700 bin civarına varmıştır. Bu oy miktarı 45 yıllık siyasi tarihimizde bir rekordur.

İttifak sadece milletle

Bazı sözde aydın, kiralık yazar ve omurgasını kaybetmiş isime göre MHP ile CHP 30 Mart’ta ittifak yapmıştır. Bu hayasız ithamın tutacak ve ciddiye alınacak hiçbir yanı yoktur. Milliyetçi Hareket Partisi ittifakı yalnızca büyük Türk milletiyle yapar ve yapmıştır. Bunun dışındaki her söz, her beyan, her açıklama tezvirattır, bühtandır ve terbiyesizliktir. Cemaatle hükümet arasında mekik dokuyan, korkudan 30 Mart’tan sonra birden bire MHP’ye yüklenen ve bu şekilde AKP’nin sempatisini kazanmayı uman kimliksiz ve köşesi olmayan kalemlerin hakkımızda ileri geri konuşmaları ise sadece gürültü kirliliğidir. Medya maskaralarının, AKP beslemelerinin MHP’ye akıl verme teşebbüsleri, karalama ve itibarsızlaştırma senaryoları esasen düştükleri çukurun derinliğine bariz kanıttır.

Kedilere dava

30 Mart akşamı oyların sayımı sırasında 41 ilde görülen elektrik kesintisi herkesi kuşkulandırmıştır. Hükümet üyesi bir bakanın yaşanan elektrik kesintisini trafoya giren kedilere yüklemesi milletimizin aklıyla dalga geçmek olarak tarihe geçmiştir. Herhalde kedilere dava açılması gündemdedir ve trafolar Başbakan’ın adamları tarafından kuşatılmış olsa gerektir. Allah’tan, doğadaki vahşi hayvanlar baraj sularını içip bitirmemiş, enerji nakil hatlarını kuşlar kemirmemiş, termik santrallerine meteor taşı düşmemiş, sadece paralel kediler suçlanarak vaziyet kurtarılmıştır. AKP hükümeti çok yakında yaşanan aksaklıkları, sandıklardaki şayiaları dünya dışı varlıklara ihale ederse kimse şaşırmamalı ve hayrete kapılmamalıdır. Seçim sandığı üzerindeki sis perdesi acilen aralanmalıdır. Çünkü sandık milletin namusudur.

İki kişilik demokrasi

Canı sıkılan Cumhurbaşkanlığı seçimi hakkında ahkam kesmekte, rol biçmekte, kamuoyu oluşturmaktadır. Gelişmelerden çıkardığımız sonuç şudur ki, Cumhurbaşkanlığı seçimini yapmak bile aslında gereksiz ve zaman kaybıdır.

Sayın Gül ile Başbakan Erdoğan aralarında anlaşmaları halinde her şey netleşecektir. Anlaşamadıkları takdirde Cumhurbaşkanlığı makamına oturacak kişinin kurayla bile belirlenmesi ihtimal dahilindedir. Demokrasiyle yönetilen bir ülkede peşin yargılarla iki kişinin keyfine ülkeyi teslim etmek olmayacak bir şeydir.

Cumhurbaşkanı olamaz

Buradan muhataplarına ilan ediyorum ki; Önce özerkliğe, arkasından Kuzey Kürdistan’a açık kapı bırakandan Cumhurbaşkanı olmaz. Türkiye’yi birbirine düşürmeye azmedenden, toplumu kamplara ayırandan Cumhurbaşkanı olmaz. Şehitlerin vebalini ve kanını taşıyan bebek katiliyle müzakere yapandan, teröristlere kucak açandan Cumhurbaşkanı olmaz. Vatanı bölme, milleti 36’ya ayırma hedefinde olandan Cumhurbaşkanı olmaz. Twitter’i engelleyen, Youtube’u kapatan, kişisel hak ve hürriyetleri budayandan Cumhurbaşkanı olmaz. Hukuka saldırandan, adaletten kaçandan, rüşvetçilere ve hırsızlara kol kanat gerenden Cumhurbaşkanı olmaz. Villalara balya balya dolar yığandan, kamu arazilerini zimmetine geçirenden, evdeki parayı sıfırlarken haysiyet ve inandırıcılığını da sıfıra düşürenden Cumhurbaşkanı olmaz. TSK’ya kumpas kurandan başkomutan olmaz. Türklüğü reddeden, TC’yi silen, milliyetçiliği ayaklar altına alan bir inkârcıdan Türkiye’ye Cumhurbaşkanı olmaz, olamaz, olamayacaktır. Siyasi görüşü, fikri aidiyeti, mezhebi ve yöresi ne olursa olsun, ister AKP’li, ister MHP’li, isterse de CHP’li olsun her vatan evladı Cumhurbaşkanı olabilir, ne var ki Recep Tayyip Erdoğan olamaz, milletin terazisi bu sıkleti çekmez.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.