Asikurtlar©

GÖZLERİNİ KAPAT EY TÜRK!

GÖZLERİNİ KAPAT EY TÜRK!
06 Ocak 2017 - 9:03 'de eklendi ve 4018 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanlığı makamına dair düzenlemeleri içeren tasarı hakkında yazılanları okuduğumuzda büyük kısmının Recep Tayyip Erdoğan ismi çerçevesinde değerlendirmeler olduğunu görürüz. Bunun sebebi mevcut Cumhurbaşkanı’nın popülleritesi midir yoksa bir algı yönetimi midir bilemiyorum. Bildiğim şu ki söz konusu tasarı adrese teslim bir tasarı değil. Tasarı metnini okumadan haber sitelerinde yapılan yorumları baz alarak sosyal medyada paylaşım yapan ve AKP’li olmayan bir çok kişinin de yandaş medya gibi olayı mevcut Cumhurbaşkanı’nın yetkileri üzerinden değerlendirmesi de beni hep şaşırtıyor.

 
Öncelikle üzerinde durulması gereken konu, önümüzdeki hafta Meclis Genel Kuruluna gelecek olan tasarının mevcut Cumhurbaşkanı ve yetkileri ile ilgili olmadığı konusudur. Planlanan değişiklik 2019 da yapılacak Cumhurbaşkanlığı Seçimlerini bağlamaktadır.

 
Sanki tasarı mevcut Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini genişletiyor gibi haber yapmak veya yorum yapmak elbette maksatlıdır. Bu tür haberler mevcut Cumhurbaşkanı’nın şöhretini artırmaktan öteye bizleri götürmez.
İlk olarak büyük bir dış kuşatmanın ve derin bir iç çatışmanın eşiğine getirilmiş, aile ve ahlak yapısı tarumar edilmiş, ekonomisi dibe vurmuş ve yok olmakla karşı karşıya getirilmiş bu yüce milletin nasıl bir Başkana veya Cumhurbaşkanı’na ihtiyacı var?

 
Milleti içinde bulunduğu darboğazdan kurtarabilecek Cumhurbaşkanı nasıl bir profile sahip olmalı?
Şayet tasarı yasalaşırsa yürütme yetkisini ele alacak kişinin öncelikli icraat konuları ne olmalıdır?
Her alanda ayrıştırılmış olan toplumu bir araya getirip bir milli konsensusu oluşturacak bir Cumhurbaşkanı bu millet tarafından kabul görür mü?

 
Yaşamının hiç bir alanında teröre geçit vermemiş ve konjonktüre teslim olmamış bir lider ile Türkiye yeniden küllerinden doğabilir mi? cinsinden soruların cevap bulması gerekirken adeta mevcut Cumhurbaşkanı’na mahkum bir ülke algısı oluşturmanın kime veya kimlere faydası olabilir?

 
Belki de sorulması gereken en önemli soru; mevcut Cumhurbaşkanı’nın yeni tasarıdaki maddelere ihtiyacı var mıdır? Zaten ülkeyi tek başına yöneten, istediği kişiyi başbakan olarak atayan, tüm atamaları tek başına gerçekleştiren bir Cumhurbaşkanı sadece resmiyet kazanmak arzusu ile bu tasarıyı destekliyorsa büyük bir yanılgı içerisindedir. Zira mevcut Anayasamız Cumhurbaşkanı’nı tek başına aldığı kararlarda sınırsız bir şekilde sorumsuz olarak tanımlamaktadır. Yani mevcut Anayasamıza göre Cumhurbaşkanı yargılanamamaktadır.

 
Tüm bu sorular ışığında toplumun beklentilerine cevap verebilecek Partili Cumhurbaşkanı kim olmalı derseniz benim cevabım, 15 Temmuz da ülkeyi yöneten her kişinin gizlendiği bir kara günde durumdan vazife çıkarıp, olaylara büyük bir vakar ile el koyan ve darbenin devletin milli güçlerince önlenmesini sağlayan Dr. Devlet Bahçeli’dir.

 
Yakışan budur. Devlet Bahçeli elbette kendisi aday olmak için bu tasarının meclise gelmesini talep etmemiştir. Devlet bey kaotik durumun son bulması, vatanın müdafaası ve normalleşme adına böyle bir teklifte bulunmuştur. Ama AKP’nin yaptığı ve MHP’nin kritik müdahalelerde bulunduğu tasarıya göre Devlet Bahçeli 2019’da Allah ömür versin inşaallah, Cumhurbaşkanı adayı olabilir. Belki benim gibi düşünen yüzbin kişi veya MHP’nin Sayın Bahçeliyi aday göstermesi gerekir ama şayet aday olursa benim tek bir EVET oyum vardır; o da Devlet Bahçeli adına kullanılacaktır.

 
Her şeyden önce milli bir Cumhurbaşkanına ihtiyacımız vardır. Devlet Bahçeli millilik hususunda 40 yıllık yıkılmaz bir çınardır.

 
Ülkenin en önemli sorunu terördür. Devlet Bahçeli terörle mücadelenin nasıl yapılacağını üçlü bir koalisyonun küçük ortağı olarak bile göstermiş ve terörün kökünü kazımayı başarmıştır.

 
Son yıllarda toplum kamplara bölünmüş ve ayrıştırılmıştır. Devlet Bahçeli birleştirici özelliğe sahip yegane liderdir. Turan ülküsü toplumu bir arada tutmanın en ilmi ve en fizibile yoludur.

 
Sahadaki tüm liderler toprak kaybı ve bölünme endişesini halka beyan ederken sadece Devlet Bahçeli, bölünmek şöyle dursun, Azerbaycan ile sınır komşusu olmayı dile getirmiştir.

 
“Önce milletim” diyebilen yegane lider Devlet Bahçeli iken diğer liderler açıkça başka öncelikler ve ideolojiler peşindedir.

 
Mevcut liderler ve lider adayları mega proje olarak köprü ve yol yapımını öngörürken Devlet Bahçeli mega proje olarak içinde bulunduğumuz asrı bir Türk Asrı yapmayı öngörmüş ve diğerlerinin mega projelerini küçük projeler olarak dillendirmiştir.

 
Kendi savunma sanayimizi kurabilecek yegane liderdir Devlet Bahçeli. Zira hiç bir küresel güç ile hiç bir bağı olmayan tek liderdir. O’nun ne ABD’si vardır ne Rusyası ne Çin’i, Sadece büyük Türk milleti vardır ve Sadece büyük Türk Milletinin emrindedir. Diğer ülke ve milletlerle olan ilişkiyi milli çıkarlarımız doğrultusunda yönetebilecek tek liderdir Devlet bey.

 
İnsanı yaşat ki Devlet yaşasın sloganı ile yola çıkanların, insanların hunharca katledilmesi karşısındaki acziyetlerini görüp iki dağın arasından çıkış meşalesini yakan lider de elbette Devlet Bahçeli’dir.
Tarih şuurunu Osmanlıdaki saray ve harem odalarına sıkıştıranlara inat 2250 yıllık tarihimizi referans alıp, modern hayat ile entegre edebilen tek liderdir Devlet Bahçeli.

 
Şimdi gözlerinizi kapatın ve Cumhurbaşkanlığı makamında oturan kişinin Devlet Bahçeli olduğunu düşünün. Zihinler otomatik olarak 15 Temmuz öncesine geri gidecektir. Ve ağzınızdan dökülen ilk cümle; “şayet Devlet Bahçeli cumhurbaşkanı olsaydı, 15 Temmuz hiç yaşanmayacaktı” olacaktır.
Devlet Bahçeli cumhurbaşkanı olsaydı diye başlayan cümlelerin en başında terör olayları ile ilgili öngörüler olacaktır.
Zira Devlet Bahçeli cumhurbaşkanı olsaydı, açılım diye bir ihanet süreci yaşanmayacaktı.
Devlet Bahçeli cumhurbaşkanı olsaydı, ne FETÖ’cüler ne de başka cemaatler devleti ele geçiremeyeceklerdi.
Şayet Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanı olsaydı Türk silahlı Kuvvetleri asla yıpratılıp güçsüz hale getirilemeyecekti.
Şayet Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanı olsaydı emniyet teşkilatı mensupları, meczuplardan emir almayacaklardı.
Şayet Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanı olsaydı yüce dinimiz üçbuçuk soysusun elinde oyuncak olmayacaktı.
Şayet Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanı olsaydı ihracatımız ithalatın önüne geçecek ve cari açık gibi illetlere esir olmayacaktık.
Şayet Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanı olsaydı, eğitimde gerekli reformlar yapılıp fikri hür vicdanı hür irfanı hür nesiller yetiştirebilecektik.

 
Neden olmasın? İyi düşün doğru karar ver ey Türk.. Başka cumhurbaşkanı adayı mı var?

Abdullah ERGUN

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER