Asikurtlar©

Gören, Duyanda MHP 36 Yıldır Kongre Yapmıyor Sanır!

Gören, Duyanda MHP 36 Yıldır Kongre Yapmıyor Sanır!
12 Mayıs 2016 - 13:24 'de eklendi ve 4524 kez görüntülendi.

Kuzey Kore’de iktidardaki Kore İşçi Partisi’nin 36 yıl aradan sonra kongre yapmasına atıf da bulunan Sinan Oğan “Kuzey Kore bile kongre yapıyor.” demiş…

Geçmişi Ülkücü, MHP’li olmadığı için hareketin tarihini, geleneklerini bilmekte elbette zorlanıyor.

Daha bir yıl önce olağan kongresini yapan ve bugün olağanüstü kongre için imza veren her delegenin de oyuyla seçilen MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye 36 yıl sonra kongre yapan Kuzey Kore örneği vermek için gerçekten büyük bir stratejik akıl(!) gerekiyordu. Sinan Oğan’da da beyin bedava, o da stratejik fikirleri beynine atmış gerekeni yapıyor…

Sanırsın 36 yıldır MHP’de kongresini yapmıyor!

Sanırsın MHP tüzüğü de Kuzey Kore’ye göre ayarlı!

Şimdi 1 yıl önce olağan kongresini yapmış, MYK’da aldığı kararla da 6 ay sonra ilçe kongrelerini başlatacak MHP’ye Kuzey Kore’nin 36 yıllık tarihini hatırlatmak gerçekten büyük bir deha(!) olmanın ürünüdür.

İhraç dosyası Yargıtay’da olan, Genel Başkan adayı olması mümkün bile olmayan Sinan Oğan’ın MHP’nin olağanüstü tüzük kurultayı için herkesten daha çok öne atılması da ayrı bir trajedidir.

Bir gelişme oluyor, 40 yıllık MHP’liden daha çok 5 yıllık MHP mazisi olan, geçmişte Ülkücü Hareket ile bir bağı olmayan bu Sinan Oğan herkesten çok konuşuyor.

Olmayan mahkeme kararları açıklıyor, olan mahkeme kararlarını gizliyor. Topladığı imza sayısı 20-30 tane ama herkesten çok sesi çıkıyor.

Erbakan’ın avukatı Tan Tahsin Zapata’yı kendine avukat yapıyor. Ama İstanbul Üniversitesine başvurarak hukuki görüş isteyen ve aynı zamanda Milli Gazete’nin eski yazarı Hüseyin Hatemi’den mütalaa alan MHP Genel Merkezi’ne de edilmedik hakaret, atılmadık iftira bırakmıyor.

Sürekli HDP ile MHP’nin oyunu kıyaslıyor, “MHP HDP’nin gerisinde kaldı” diye propaganda yapıyor. Oysa HDP ve Selahattin Demirtaş’ı Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra “Bu seçim, Demirtaş’ın kişiliğiyle HDP’yi Türkiyelileştirdi. Bu Türkiye için kazanımdır.” sözleriyle Türkiye’de ilk öven kişinin kendisi olduğunu unutuyor.

Zaman Gazetesinde 2003 yılından sonra “Turuncu Devrimler” konulu tam sayfa yorumlar yazan kendisi ama çıkıp “Cemaatin MHP’ye sızma girişimleri olduğundan ilk defa 2007 seçimleri öncesinde milletvekili adaylarının belirlenmesi sürecinde şüphelendik. Cemaate yakın olduğunu bildiğimiz bir kısım insanın, belirli bazı kişilerin MHP’de milletvekili olabilmesi için yerelde ve Genel Merkezde yoğun kulis faaliyetlerini yürüttüklerini gördük. 2011 seçimleri öncesinde ise kaset komploları ile şüphelerimiz kayboldu ve cemaatin MHP üzerinde ameliyat yapmaya çalıştığını kesin olarak anladık. 2011’de milletvekili olduktan sonra gerek medya gerekse TBMM kürsüsünden cemaatin Türk devleti için ciddi bir tehdit olduğunu, bu yapı ile mücadele edilmesi gerektiğini sık sık vurguladım.” açıklamasını da rahatlıkla yapabiliyor.

Türkiye Gazetesi’nden Fuat Uğur’un “Sinan Oğan nasıl enfeksiyon kaptı?” başlıklı yazısında yazdığı şu cümleler hakkında bir açıklaması oldu mu bilmiyorum.
“Cemaat’ten ayrılmış bir isim anlattı geçen gün. Uzun yıllar Zaman gazetesinin Doğu Anadolu Haber Müdürlüğü’nü yapan TSK’dan atılma Ahmet Ünal’ın kendisine söylediklerini. Ahmet Ünal bir gün sessizce MHP’nin iç muhalifi Yeni Çağ gazetesinde yazmaya başlıyor. Yeni Çağ o vakitler Cemaat aleyhtarı bir gazete üstelik. Eski Cemaatçi “Şaşırdım kaldım. Ankara’ya gittiğimde Ahmet beyi ziyarete gittim. Yıl 2008. O vakit bana anlattı aslında bir proje olarak Yeni Çağ’a girdiğini. Hatta Sinan Oğan’ın da iyi bir mensupları olduğunu” diyor. Ahmet Ünal daha sonra Sinan Oğan’ın kurduğu stratejik araştırma kuruluşlarından birinde sorumluluk alıyor. Ahmet Ünal’ın Cemaat’in MHP imamı olduğunu söylüyor bu eski Cemaatçi bana.” (12.03.2016)
***
Ne güzel söylemişler: “Evi camdan olan komşusunun evine taş atmasın”

Sen 7 Haziran akşamından itibaren 24 saat, seni bu partide milletvekili yapan MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’ye saldır, sonra sana bunları hatırlatan şahsıma “Saldıray” diye hitapta bulun…

Sana bak nasıl bir sürprizim olacak. Bekle az kaldı Sinan Oğan…

“Kuzey Kore bile kongre yapıyor.” örneğiyle çuvallayarak MHP ve Ülkücü Hareketi hiç tanımadığını bir kez daha gösterdin. Seni herkese daha yakından tanıtacağım.
Ha bu arada, seninle aynı üniversitede okuyan merhum Ebulfez Elçibey’ın damadı Agil Samedbeyli niçin senin için “Sinan Oğan’la aynı dönemde okuduk. Sinan Oğan’ın Elçibey’in en yakın çalışma arkadaşı olduğu veya Elçibey’in talebesi olduğu hakkındaki iddialarının hiçbir gerçek yanı yoktur. Sinan Oğan fikir olarak bizim arkadaş çevresinden farklı bir siyasi görüşe sahipti. Bu sebepten dolayı hiç bir zaman frekanslarımız örtüşmedi. MHP milletvekili olduğu dönemlerde de hiç bir toplantıda Elçibey’in ismini anmadı. O’nun Aliyevlerle çok yakın dostluğu vardır.” sözlerini kullanmıştı?

Yine geçmişte İstanbul Ülkü Ocakları‘nda görev yapan ve geçtiğimiz yıllarda da MHP Genel Merkezi’nde danışmanlık yapmış birisi seni tarif ederek niçin şu cümleleri kurmuş ve seninle ilgili şu anısını anlatmıştı? :

“1990 yılı, İstanbul’da öğrenci olduğum ve AÖS’de kaldığım yıl… Azerbaycan’a Rus tankları girmiş… Tabii bir infial içindeyiz… Bazı arkadaşlarla gece yurtta oda oda dolaşıp ertesi gün Rus Büyükelçiliği önünde protesto gösterisi yapmak için adam toplamaya karar verdik. Odaları dolaşmaya başladık. Herkes bir şeyler yapılması gerektiği konusunda hemfikirdi ama ziyarete gittiğimiz bazı arkadaşlar ‘Ocağın bu işle bir alakası yok kendi başınıza iş çevirmeyin’ diye bize kızıp ikaz ettiler. Tabii biz yaptığımızın doğru olduğuna inandığımızdan vazgeçmedik ve arkadaşlarla görüşmeye ve onları ertesi günü Taksim Meydanı‘na çağırmaya devam ettik…(Geçenlerde gördüm o gece bizi ‘Ocak bu işte yok..’ diye ikaz edenlerden bazıları kendilerine bir genel başkan adayı bulmuş geziyorlar. Neyse ‘Allah hayırlı etsin.’ )

Sabahleyin topluca okula gidip oradaki bazı arkadaşlarla da görüştük. Ocak bu işte yok dendiği için ‘bir kısmımız gidip Azerbaycan Derneği ile görüşelim eğer onların bir programı varsa haberleşip topluca onlara katılalım’ dedik. Beyazıt Cebeci, şu an bürokrat olan bir başka arkadaş ve Elazığlı olduklarını hatırlayabildiğim bazı ülkücülerle Derneğe gittik. Anlattık… Ülkücü öğrenciler olduğumuzu ve bir programları varsa katılmak istediğimizi söyledik. Orada bulunan bir genç olağanüstü bir tepki göstererek ayağa kalktı. ‘Ülkücüler de kim oluyor, bu işin ülkücülerle bir alakası yok… Benim TKP’li arkadaşlarım da gelecek. Bilmem hangi örgütte dostlarım var onlar da gelecek diye bağırmaya başladı.. Biz Kürşat’la daha ağzımızı açmadan Elazığlı çocuklar onun üzerine yürüdüler. Biz araya girip ciddi bir tatsızlık olmasına engel olduk zaten o şahıs da pabucun pahalı olduğunu görüp odayı terk etti. Biz de sola solculara TKP’ye ve anılan örgütlere yönelik biraz sinkaflı sözler söyledikten sonra dışarı çıktık.

Ne yapalım nasıl yapalım karar veremiyoruz… Beyazıt Kürşat ‘haydi okuldan arkadaşları da alıp Taksim’e gidelim. Birileri vardır yoksa biz bir şeyler yaparız’ dedi. Bunun üzerine Taksim’e yöneldik. Otobüste ‘Ocak niye yok? Azerbaycan Derneği’nde bu Marksistler ne arıyor?’ diye söve saya Taksim’e vardık. O gün Taksim’e vardığımızda gördüğüm manzara kadar beni duygulandıran ve mutlu eden çok az manzara görmüşümdür. Meydan ülkücülerle tıklım tıklım dolu. Erdem başkan ile Halit başkan organizasyon yapmışlar. Muhteşem bir miting yaptık… Bahsettiğim marksist bir ara mikrofonu alıp mitinge sahiplenmeye kalktıysa da Erdem başkan elinden megafonu alıp onu aşağı indirdi. Kendisi güzel bir konuşma yaptı.

O mitinge katılan arkadaşlarımızdan sonra Azerbaycan’a gidip mücadeleye katılanlar da oldu. Gazi olarak dönen bazı dostlarla hala görüşüyoruz.. Dernekte oturup muhtelif sol örgütleri ülkücülere tercih ettiğini söyleyen genç ise bugün MHP’de Genel başkan adayıyım diye geziyor… Sonra üniversitelerde başka protesto gösterileri de yaptık ve her seferinde sol amigoların saldırılarına maruz kaldık… Ancak bütün hengâmelere rağmen o günler Türk Birliği‘nin çok yakın olduğunu anladığımız ve hissettiğimiz ilk gençlik günlerimizdi. Hala da buna inanıyoruz.”

(21 Ocak 2016)

***
Sen bırak 40 yıllık MHP’li gibi sahte pozlar vermeyi de bu sözlere, bu anılara cevap…
Birde bilmediğin MHP kongrelerinin tarihine, nasıl gerçekleştiğine bak, belki bilgi sahibi olarak konuşur ve Kuzey Kore gibi tuhaf tuhaf örnekler vermezsin…

YILDIRAY ÇİÇEK

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER