SON DAKİKA

Gördük Montajı

Bu haber 27 Şubat 2014 - 10:35 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

Yıldıray Çiçek

Yazıma merhum Necmettin Erbakan’ın bir sözünü hatırlatarak girmek istiyorum. Recep Tayyip Erdoğan’ın hocası ve onu en iyi bilen birisi olarak demişti ki: “Tayyip bu partiyi kendi başına kurmadı, aldığı emirlerle kurdu. Peki Erdoğan niçin bu projenin kuklası olmayı kabul etti? Çünkü makama, paraya ve liderliğe karşı zaafı var.”

Bu sözlerdeki ‘para’ vurgusu elbette çok önemlidir. Şimdi gelelim Türkiye’nin birinci gündemi olan Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan’ın 17 Aralık operasyonunun olduğu gün yaptıkları telefon konuşmasına… Bu konuşmanın tek ana konusu da para olup, içeriğinde beklenmeyen, şaşılacak hiçbir şey yoktur.

12 yıllık AKP iktidarı ve özellikle 17 Aralık operasyonu sonrası yaşananlara baktığımızda bu telefon konuşmasının içeriğine niye şaşıralım ki? Sırf 17 Aralık sonrası yaşanlara baktığımızda, her şeyi yan yana üst üste koyup topladığımızda bu ortaya çıkan telefon konuşmasına niye şaşıralım ki? Ortada AKP’den ihale alan işadamlarının “Bu milletin a.koyacağız” diye topladığı ve nerede olduğu meçhul 600 milyon dolar gerçekliği varken bu telefon konuşmasına niye şaşıralım ki?

Ortada ‘Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve kurulan örgüte üye olmak’ suçlamasına muhatap bir Başbakan oğlu varken…

Ortada Baş­ba­ka­n’­ın oğ­lu Bi­lal Er­do­ğa­n’­ın yö­ne­ti­ci­si ol­du­ğu TÜRGEV Vak­fına bağış olarak verilen milyon dolarlar ve arsalar varken…

Zaten 17 Aralık operasyonundan yaşananlar birbirine bağlantılı olaylardır. Hele ki Başbakan Erdoğan’ın telaşla almaya çalıştığı önlemler, korkusunun büyük derecede dışarı vurumudur.

Sekiz binin üzerinde polisin görevden alınması ve yerlerinin değiştirilmesi, savcıların elinden dosyaların alınması, yeni internet yasası, HSYK’ya yapılan düzenleme bile her şeyi anlamamıza yetmiyor mu? Korkusu olmayan, sakladığı ve kaçırdığı bir şeyi olmayanın yapacağı bir şey midir bu? AKP eskiden seçime giderken kadro dağıtır, bol bol vaatte bulunurdu. Şimdi ise bu tür önlemler alarak kendini daha çok açık ediyor.

Şimdi Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu arasında geçtiği iddia edilen ses kayıtları yayınlandı. Yer yerinden oynuyor. Başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bazı yandaşlar koro halinde tape için “Montaj” diyorlar.

Oysa daha iki hafta önce yine bu şekilde “Alo Fatih” ile konuşması ortaya çıktığında “Fas’tan arama noktasında evet aradım. Sadece hatırlatmayı yaptım.” demişti. Ama bu sefer sahiplenemiyor, çünkü durum çok vahim… İddia doğruysa evden kamyonlarla para taşındığı sonucu çıkıyor.

Konuşmada geçen ’30 milyon Euro’yu henüz eritemedik baba’ cümlesi bile başlı başına vahim halin sembolüdür.

Daha düne kadar “maaşımla geçinemiyorum, çocuklarım burslu okuyor” diyen Recep Tayyip Erdoğan’ın evinde daha eritemedikleri 91 trilyona yakın para kalıyor. Eritemedikleri bu kadarsa, erittikleri ne kadar acaba?

Biz Recep Tayyip Erdoğan’ın ses kayıtlarını yeni dinlemiyoruz ki, yıllar öncesinden de hep para ile ilgilenen birisi olarak karşımızdaydı.

“3-4’te kapatın” diye ihale yönlendirdiğini, işadamlarından kızına para istediğini yine böyle telefon kayıtlarından dinlemiştik. Şimdi de içinde tamamı para olan (hem de ne para) bir telefon konuşmasını dinledik.17 Aralık operasyonu günü olması ise ‘Çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve kurulan örgüte üye olmak’ suçlamasıyla hakkında dava açılmış olan Bilal Erdoğan’la direkt bağlantılıdır. Zaten Bilal Erdoğan’ın soruşturma sebebiyle telefonları mahkeme kararıyla dinlenirken, bu şaşkınlık neyin nesidir?

Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında olduğu iddia edilen telefon görüşmesinin içeriğinde olan para transferinin görüntülerinin de olduğu iddia edilmektedir. Zaten o konuşma resmi bir takibin dökümanı ise elbette görüntülü takip de yapılmıştır. 30 Mart’ta kadar bakalım neler göreceğiz, merakla izliyor ve takip ediyor olacağız.

MONTAJ SAVUNMASI VE MONTAJ YAPACAĞIZ İTİRAFI

Başbakan ve oğlu Bilal Erdoğan’ın arasında geçen dehşet verici telefon görüşmesinin yayınlanması sonrası, “montaj lobisi” her yerden büyük atağa geçti. İlk gün Başbakanlık kayıtların “Montaj” olduğuna dair açıklama yaptı. Ertesi gün ise Başbakan Erdoğan, AKP’nin grup toplantısında yaptığı konuşmada “Montaj” dedi. Ve ardından tüm AKP’li yöneticiler ve yandaş medya “Montaj” nakaratına başladı.

AKP’lilerin “Montaj” nakaratlarını duyunca gözümde Cem Yılmaz’ın GORA filmindeki

– Komutan Logar: Montaj bu!!

– Arif: (eliyle işaret yaparak) Haa gördük montajı

Sahnesi ve “Kolpaçino Bomba” filmindeki “Yaptığına Şantaj Derler, Böyle Aşka Montaj Derler” sahnesi canlanmaktadır. Fakat Başbakan her ne kadar “Montaj” diye olayın üzerini kapatmaya çalışsa da aynı dakika içinde “devletin kriptolu telefonunu bile dinliyorlar” diyerek, konuşmanın gerçek olduğunu itiraf eden bir cümle kurmuştur.

Bizce en büyük itirafı da “montaj kaset hazırlama” üzerine kurduğu cümle olmuştur.

Başbakan bu işinde ustası gibi şu cümleleri kurmuştur: Bir hafta 10 gün içerisinde biz de aynı şekilde bu teknolojiden sizlere izleteceğiz, teknolojinin nereye geldiğini görmeniz bakımından bu çok önemli. Montajın ne olduğunu göreceksiniz, sabır! Senaryo yazmak çok kolay.

Recep Tayyip Erdoğan, bir hafta 10 gün geçmeden de sözünde durdu ve AKP’liler MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili montaj kaset hazırladı. Yalnız bu montajı hazırlayanlarda akıl firar etmişti. Acaba bu firari akıl Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük döneklerden olan danışmanı Yiğit Bulut mudur? Gerçekten bu akıl, traji-komik manzaraları ortaya çıkardı.

Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatı doğrultusunda hazırlanan montaj kasetlerde, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun varolan grup konuşmalarındaki ses ve görüntüler kullanılmış. Konuşmalardaki cümlelerin ve kelimelerin yerleri değiştirilerek montaj kasetler ortaya çıkarılmış. Tekrar tekrar söylüyorum, montaj yapımlar var olan konuşmalardan önü arkası kesilerek hazırlanmış.

Bu durum aynı zamanda Recep Tayyip Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında böyle cümle ve kelimelerin kullanıldığının da ispatı ve itirafıdır. Recep Tayyip Erdoğan’ın cümlelerini önden alıp, Bilal Erdoğan’ın cümlelerinin arkasına, Bilal Erdoğan’ın cümlelerini arkadan alıp, Recep Tayyip Erdoğan’ın cümlelerinin önüne koysanız da cümlelerin içeriğini ortadan kaldıramazsınız.

***

R. Tayyip Erdoğan: Tamam mı, şimdi diyorum ki, senin evinde ne var ne yok, sen bunları bir çıkar. Tamam mı?

R. Tayyip Erdoğan: Şey yapmanızda fayda var, (parayı) tamamiyle sıfırlamanızda fayda var.

Bilal Erdoğan: Ya sormuşlar, 10 milyon Avro alabiliriz demişler herhalde.

Bilal Erdoğan: He onlara verdik tamam, 20 (milyon) dolar verdik.

Bilal Erdoğan: Tamamen, yani sıfırlandı derken, nasıl diyeyim, işte bende bir, bu ıı Samandıra’nın ve Maltepe’nin paraları vardı, 730 bin dolar ve 300 bin lira, onları da şey yapacağım bizim Faik Işık’a borcumuz vardı 1 milyon lira, ona vereceğim, üstünü de akademiye aktar diyeceğim.

Bilal Erdoğan: Hıı, yani 25 milyon dolar Çalık’a aktarıp, geri kalan kısımla da Şehrizar’dan daire alabilir.

Bilal Erdoğan: Sıfırlamadık babacığım, şöyle ki, ııı, bir 30 milyon Avro gibi bir miktar daha var, şey yapamadık, eritemedik henüz. Bu şey aklına geldi Berat’ların, bu Ahmet Çalık’ın alacağı ekstra bir 25 milyon dolar kalmış. Onu oraya verip o para gelince onu şey yaparız diyorlar, üstüyle de Şehrizar’dan daire alabiliriz diyor, sen nasıl bakarsın baba?

***

Şimdi o konuşmalar içinden sırf bu cümleleri aldık. Asıl sorumuz şu o zaman: Bu cümleler nerde, ne zaman, ne için kullanılmıştır?

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun varolan grup konuşmalarından montaj oluşturduğunuza göre, bu varolan konuşmalardan oluşan ve montaj dediğiniz görüşmeler hakkında da bilgi sahibisinizdir. Bir açıklama yapmanızı bekliyoruz. Kendinizi çok akıllı, başkalarını aptal yerine koyma huyunuzdan ne zaman vazgeçeceksiniz?

Haa bu arada, gördük montajı!

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.