SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Gölgesinden Korkanın Kimseye Hayrı Dokunmaz

Bu haber 16 Nisan 2014 - 9:54 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Dinlemeler konusu uzun süredir kamuoyunda konuşulup, tartışılıyor.

Özellikle de 17 Aralık’ta başlatılan yolsuzluk soruşturması sonrası, ülke gündemi neredeyse bu konuya odaklanmış durumda.

Yasal olarak elde edilen telefon görüşmeleri özellikle iktidar kanadında derin bir “korkuya” sebep oldu.

Bakanların oğullarıyla yaptığı görüşmelere Recep Tayyip Erdoğan’ın anlama güçlüğü çeken oğlu Bilal ile yaptığı görüşmeler de eklenince, AKP’nin hangi maskenin ardına gizlendiği her yönüyle ortaya çıkmıştı.

İktidarın korkusunun sebebi de bundan.

Çünkü ne yaptıklarını, neyi söylediklerini herkesten iyi kendileri biliyorlar.

Yaptıklarının yanlış olduğunun herkesten çok kendileri farkındalar.

Bunun için “Günah işleme özgürlüğü” gibi bir kavram çıkardılar ortaya.

Millet bu tanımı kabullenmemiş olsa da, aslında kendileri gerçekte neyi düşünüyor, hissediyor ancak söylemeye çekiniyorlarsa, işte “itiraflarını” bu cümleyle özetlemeye çalıştılar.

* * *

AKP’nin “korkulu” hali düne kadar Erdoğan’ın ifadeleri olan “montaj ve dublaj” söylemleriyle gizlenmeye çalışıldı.

Ortaya dökülen tapeler, konuşmalar, görüşmeler inkâr edilmeye çalışıldı.

Hatta sahte “ses analiz raporları” dahi alındı.

Ancak bu raporların alındığı kuruluşların, görüşmelerin “sahte yada montaj olmadığını” söylemesiyle çabalar boşa çıktı.

“Korku” başta Erdoğan olmak üzere AKP’lilerin içerisine düştüğü ve bir türlü çıkmadığı ruh halini işte böyle teslim aldı.

İşin enteresan yanı, bu durumu AKP’li bir bakanın da ilan etmesi oldu.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu’nun geride bıraktığımız gün, gündemi değerlendirirken söylediği “Öyle bir süreç yaşıyoruz ki, herkes evinde, ofisinde kendini güvende hissetmiyor. Böyle bir ortamda kimse kendini güvende hissetmiyor. Sayın Başbakanımız da kendini güvende hissetmiyor. Zaten kendisi de söylüyor.” sözleri AKP’nin yaşadığı “korkunun” itirafı olmuştur.

Burada bir konunun sorgulanması gerekir.

Yaptıklarının yanlış olmadığını bilen neden korkar?

* * *

Eğer yolsuzluk yapmadıysanız,

Eğer milletin malını gasp etmediyseniz,

Eğer ayakkabı kutularına istiflenmiş paralar mizansense,

Eğer kamu ihalelerini rüşvet karşılığında istediğiniz iş adamlarına vermediyseniz,

Eğer oğlunuzun kurduğu vakıf “yasalar ve kanunlara uygun olarak” faaliyetlerini sürdürüyorsa,

Eğer evinizin altında milyarlarca dolar bulunmuyorsa,

Eğer oğlunuza evinizde bulunan paraları sıfırlamak için telefon açmadıysanız,

Eğer milletinizin ve ülkenizin menfaatlerini geri plana atıp, dostluk kurduğunuz Suudi işadamlarının taleplerini ülke politikası olarak benimsemediyseniz,

Bu korku niye?

Kendinden emin olan, duruşunun doğruluğunu bilen, yaptıkları ve söyledikleriyle “veremeyeceği hiçbir hesabı olmayan” neden korkar?

* * *

Doğru ve haklı olduğunu bilen korkmaz.

Aksine rahat olur ve gerçeklerin ortaya çıkması için uğraş verir.

Mesela bunun için devletin ilgili kuruluşlarının çalışmasının önünü açar.

Hukukun sağlıklı bir şekilde işlemesi için destek verir.

Aklanmanın ve gerçeklerin ortaya çıkmasının yolunun hukuktan geçtiğini bilerek hareket eder.

Ama buna rağmen Erdoğan’ın başında olduğu AKP iktidarı ne yaptı?

Yolsuzluk soruşturmasını yürüten polisleri görevden aldı.

HSYK’nın yapısında değişiklik sağlayan kanunu apar topar meclisten geçirerek yolsuzluk soruşturmasının ilerlemesine engel oldu.

Yasakçılıkta dünyanın en ileri ancak demokrasi yönünden en geri ülkeleri örnek alarak, milletin ne olup bittiğini öğrendiği, görüşlerini paylaştığı sosyal platformları, twitter ve youtube’ü kapattı.

“Yarası olan gocunmaz” der ya hani atalarımız.

Belli ki AKP’nin iddia edildiği gibi yolsuzluklar, kanunsuzluklar, hırsızlıklar, rüşvet, yalan ve ihanet yönünden bir yarası, endişe ve korkusu var ki bunca adımları atma zorunluluğu hissetti.

* * *

Korkunun kendisini esir aldığı bir insan sağlıklı düşüme ve davranma kabiliyetini kaybetmiş demektir.

Adımlarını doğru atamaz, ölçülü, tutarlı ve mantıklı hareket edemez.

Asabiyeti yerle yeksan olmuştur.

Duygu, düşünce ve söylemlerinde tutarlılık anlamında hiçbir şeyi kalmamıştır.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Mevlüt Çavuşoğlu’nun sözlerine bakılırsa, AKP iktidarı çoktan korkuya teslim olmuştur.

Dolayısıyla AKP iktidarının 17 Aralık’tan bu yana aklın almadığı, mantığa sığmayan, vicdanın asla kabul etmediği, biri diğerini yalanlayan tavır ve davranışının sebebini burada aramak gerekir.

Neredeyse “gölgesinden bile korkar hale gelmiş” bir iktidarın bırakın ülkeye, kendine dahi hiçbir yararı olmaz. Kimseye hayrı dokunmaz. Hiç kimsenin yarasına merhem olmaz.

Bunlar olmadığı gibi gerçeklerin üzerini de ne yaparsa yapsın kapatamaz.

Bugün değilse yarın ama mutlaka neden korkuyorsa onun karşısına mutlaka çıkar, mutlaka yüzleşmek zorunda kalır.

Şimdilik AKP iktidarı bu korkudan kaçmak için çabalasa da, Yüce Divan’a çıktığı gün artık kaçacak bir yeri kalmayacaktır.

Neden korkuyorsa, onun hesabını vermek üzere milletin vicdanının karşısına mutlaka getirilecektir.

Bunun gerçekleşeceği zaman da Erdoğan’ın en büyük korkusu olan MHP’nin iktidara gelmesi olacaktır.

AKP için bu kaçınılmaz sonun geleceği yerel seçimlerde alınan sonuçlarla görüldü.

AKP 2,5 milyon civarında oy kaybederken, CHP yerinde sayarken, oylarını en fazla artıran (2011’e göre yaklaşık %40) MHP olmuşsa, ufukta görünenin AKP için hesap günü olduğunu herkesin anlaması gerekir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.