Asikurtlar©

GOEBBELS YOLUNDAN GİDEN DEĞİŞİMCİLER

GOEBBELS YOLUNDAN GİDEN DEĞİŞİMCİLER
09 Mart 2016 - 11:30 'de eklendi ve 4471 kez görüntülendi.

Nasreddin Hoca bir gün camide vaaz verirken uzun uzun öğütler verdikten sonra:

– Ey cemaat, kulağınıza küpe olsun. Şayet oğlunuz olursa sakın adını “Eyüp” koymayın, der.

Orada bulunanlardan birisi ayağa kalkarak:

– Niçin Hoca Efendi? der. Hoca:

– Çünkü halkın dilinde dolaşa dolaşa “Eyüp”, bir de bakarsın “ip” oluverir, kopar, cevabını verir.

***

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin Anayasa Değişikliği çerçevesinde yaptığı açıklamayı farklı alanlara ve niyetlere çekenleri görünce bu fıkra aklıma geldi.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Gelen olursa masada otururlar, gelmezlerse iktidar artık b planını ortaya koymalıdır. Anayasa’da ne gibi bir değişiklik düşünüyorsa bunu ağızlarına sakız edip her tarafta konuşacakları yerde, TBMM’ye getirmelidirler. Referandum yoluyla bu ancak mümkün olabilir. Onun için de 317 milletvekilinin 330’a tamamlanması lazım. Orada tamamlandığı takdirde belirledikleri anayasa veya özledikleri anayasa değişikliğini yapmak için millet huzuruna çıkmış olurlar. Referandum söz konusu olursa MHP, geçmişten bu yana anayasa konusundaki hassasiyetlerini göz önünde bulundurarak, gerekli tedbirler alınmak suretiyle, kamuoyunun aydınlatılmasında kendi dünya görüşü ve parti ilkeleri çerçevesinde katkı sağlayacaktır. AK Parti’nin CHP ile diyalog kurmak suretiyle, onu nazik bir şekilde masaya davet etmesinde yarar görüyoruz. Gelmezse ne yapalım, o zaman bu 4 kişilik masada eksiklikler var demektir. İktidar dahi kalksa en son masada oturacak olanlar yine o MHP’nin 3 değerli milletvekilleri olacaktır.” sözleri döndü dolaştı “Recep Tayyip Erdoğan’a Başkanlık Sistemine destek” olarak bazı gazete ve televizyonlarda yer buldu. Adeta Nasrettin Hoca’nın fıkrasındaki “Eyüp’ün ip olması” gibi oldu.

MHP Lideri Devlet Bahçeli aynı konuşması içinde “Bizim arkadaşlarımız, Anayasa Uzlaşma Komisyonunda bulunmayı, üzerlerine düşen sorumluluğu taşımayı, fikirlerini açıkça söylemeyi ve oradaki çalışma usul ve esaslara göre kendi düşüncelerini kamuoyuyla paylaşarak, millet için faydalı olacaklara ‘Evet’, Türkiye’yi karanlığa götürecek unsurlara ‘Hayır’ demek suretiyle çalışmalarını sürdüreceklerdir” ifadesi çok net iken, bu nasıl “AKP’ye ya da Başkanlık sistemine destek” olarak dönüştü anlamak mümkün değildir.

MHP’nin Anayasa Komisyonunda bulunması Türk milleti için gerçekten çok büyük güvencedir. MHP’nin orada bulunması, Türk milleti aleyhine olabilecek her adımın engellemesi demektir.

Bunu Anayasa Komisyon üyesi ve MHP Genel Başkan Yardımcı Oktay Öztürk’ün MHP’nin Kızılcahamam’da gerçekleşen son MYK toplantısında, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin huzurunda, MHP milletvekilleri, MYK ve MDK üyeleri önünde yaptığı muhteşem sunumda çok net anlamıştım. Sayın Oktay Öztürk’ün ağzından Anayasa Komisyonunda MHP’nin duruşunu, yaptıklarını ve neleri engellediklerini duyunca “Allah’a şükürler olsun MHP var” demiştim.

Kim ne derse desin, MHP o masadan asla kalkmamalı ve MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin ifade ettiği “kamuoyunun aydınlatılmasında kendi dünya görüşü ve parti ilkeleri çerçevesinde katkı sağlamaya” ve “millet için faydalı olacaklara ‘Evet’, Türkiye’yi karanlığa götürecek unsurlara ‘Hayır’ demek suretiyle çalışmalarını sürdürmeye” devam etmelidir.

MHP ilke ve ülkülerini ortaya koyarak, Türk milletinin menfaatine katkı sağlayacak Anayasa değişikliğine öteden beri razıdır. Asla taviz vermeyeceği ölçüleri de siyasi bedel ödemek pahasına da hep haykırmaktadır. 7 Haziran seçimleri sonrası ortaya koyduğu mücadele ve direnişte bunun büyük bir kanıtıdır.

MHP Lideri Devlet Bahçeli MHP’nin son grup toplantısında “Biz Recep Tayyip Erdoğan’ı mutlu etmek, başkanlık hayaline temin etmek için anayasa yapamayız, yapmayacağız. Biz Türkiye’nin bölünmesini maskelemek, kuruluş ilkelerini yıkmak için yeni anayasayı fırsat görenlere katkı vermeyiz, vermeyeceğiz. Biz Türklüğü ve Türk milletini anayasa kanalıyla tasfiye etmek için el ovuşturan Türkiye muhalifi hainlere fırsat veremeyiz, şüphesiz vermeyeceğiz. Değişen toplumsal taleplere cevap vermek zaruridir. Bunda muhataplarımızla hemfikiriz. İnsan hakları, hukukun üstünlüğü ve demokratikleşme alanında milli ve tarihi ilkelerimize göre yeni baştan bir toplum sözleşmesine ihtiyaç olduğunu da görüyor, bunu söylüyoruz. Ancak bu sözleşmeyi yaparken milletin ve devletin tekliğinden, varlığından ve bin yıllık kardeşliğin sorumluluğundan fedakârlık yapmamızı hiç kimse beklememelidir. Böyle bir şey de mümkün değildir. Bizim için Cumhuriyet, demokrasi, özgürlük ve milli kimlik birbiriyle çelişen, birbirinin alternatifi değerler değildir, böyle de görülemeyecektir. Bunlardan birini yükseltirken diğerini alçaltmak, birini göz ardı ederken diğerini önemsemek anayasanın lafzına ve ruhuna aykırı bir sapma halidir ki, bizim buna destek vermemiz imkânsızdır. Eğer mümkün olursa, yeni anayasayı Türk milleti adına hazırlayacağız.” dediği halde “MHP Lideri Devlet Bahçeli Recep Tayyip Erdoğan’a Başkanlık desteği veriyor” demek ahmaklık olsa gerek… Bunu düşünebilmek için bir insanın “zekâ çöküntüsü” içinde olması lazımdır. MHP “Başkanlık Sistemi” tartışmaları başladığı günden bu yana duruşunu hiç bozmadı ve en net bir şekilde karşı olduğunu defalarca ifade etti.

MHP’nin dünya görüşü, parti ilkeleri ortadadır. O yüzden tüm Türk milliyetçileri ve Ülkücüler kara propagandalar karşısında oldukça dikkatli olmalıdır.

1 Kasım seçimlerinden hemen sonra, MHP’ye ve Lideri Devlet Bahçeli’ye 24 saat saldırı misyonunu üstlenen, MHP’de “Değişim” isteyen herkese imaj çalışması yapan Hürriyet yazarı Ahmet Hakan bile bu “zekâ çöküntüsü” yaşayanlarla aynı noktada görünmemek için köşesinde şunları yazmak zorunda kaldı:

DEVLET BAHÇELİ’NİN SÖZLERİNİ ÇARPITMAYIN

DEVLET Bahçeli bir açıklama yaptı. Dedi ki: ­(Anayasa konusunda eğer uzlaşma sağlanmazsa) İktidar B planını ortaya koymalıdır. ­Bu da ancak referandum yolu ile mümkün olabilir. ­Bunun için de milletvekili sayısının 330’a tamamlanması lazım. ­Referandum söz konusu olursa… MHP’nin anayasa konusundaki hassasiyetleri göz önünde bulundurularak gerekli katkı sağlanacaktır. * Bu açıklamaya bakarak… ­İktidardakiler “Bahçeli bize başkanlık için destek verecek” diye seviniyor. ­Muhalefettekiler ise “Bahçeli yine AK Parti’ye koltuk değneği oluyor” diye ölümüne eleştiriyor. * Oysa hem iktidardakilerin sevinci gereksizdir hem de muhaliflerin ölümüne eleştirileri haksızdır. Çünkü Bahçeli, açıklamasında “MHP’nin anayasa konusundaki hassasiyetleri göz önünde bulundurulmalı” şartını ortaya koymuştur. O hassasiyetler ise… İktidarın sevincini kursağında bırakacak, muhaliflerin eleştirilerini ise yerlere çalacak niteliktedir.

***

Cezaevinden çıkar çıkmaz “PKK’lılara genel af çıkarılsın, Öcalan da serbest bırakılsın” diyen Doğu Perinçek’in tayfasını anlıyoruz. PKK’ya yakınlığı ile bilinen İMC TV’de “Anayasanın 2. ve 3. maddelerini de değiştirelim” diyen Kemal Kılıçdaroğlu’nun tayfasını anlıyoruz da, MHP’de “Değişim” isteyenler bu yalana, iftiraya niye alet oluyorsunuz? Gerçi MHP’deki Değişim çığırtkanlığına en çok destek verende bunların tayfası değil mi ki?

Daha geçen hafta MHP Lideri Devlet Bahçeli “HDP’li provokatörler hakkında hukuk ve Meclis gereğini derhal yapmalıdır. Fezlekeler bekletilmemeli, dokunulmazlıkların kaldırılmasından parti kapatmaya kadar her seçenek masaya koyulmalıdır.” Açıklamasını yapıp, fezlekelerin meclise gelmesi için MHP olarak adım attığı halde bu nasıl bir alçak anlayıştır ki , “MHP-HDP beraber Anayasa hazırlıyor” şeklinde propagandalar yapabiliyorsunuz?

MHP’yi mahkemeye veren “Değişimciler”, MHP Genel Merkezi’nin mahkemeye sunduğu hukuk dili ve emsal kararları güçlü savunması karşısında ne yapacaklarını bilemez oldular. O yüzden MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin çok açık ve net olan ifadelerini “Recep Tayyip Erdoğan’a Başkanlık yolu açarak mahkemeyi kazanacaklar” diye alçak bir propagandaya çeviriyorlar. Yahu imza toplayarak hangi partide kongre yapılmış bir tane örnek gösterin!?

MHP’nin savunmasını okuyun da biraz hukuk dersi alın ve siyasi partilerle ilgili konularda yargıda daha önce ne kararlar verilmiş ve uygulanmış onları öğrenin…

Samimi Ülkücüleri de bu alçak propagandalarla etkilemeye çalışmayın…

MHP’nin olduğu her masa ve komisyon Türklüğün direniş kalesi olur… Farklı düşünmek MHP düşmanlığından başka bir şey değildir…

Değişimciler artık Goebbels’in “Yalan söyleyin mutlaka inanan çıkacaktır.” taktiklerini bırakın… Hitlerin propagandacısına rahmet okutup, çok rezil ve komik oluyorsunuz…

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER