SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

GİZLİ İLİŞKİNİN AŞİKÂR ÇOCUĞU OLUR!

Bu haber 26 Ocak 2017 - 21:23 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

Meşhur Anayasa değişikliği tasarısının oylamalarının son günlerinde Başbakan öyle bir laf etti ki; süreci baltalayabilecek tarzda yorumlara sebebiyet verdi. Binali Yıldırım, Başkanlık döneminde MHP’li bakanların olabileceğine ve oyların sağda konsolide edilerek dengenin oluşturulacağına dair bir garip teori attı ortaya.

Ertesi gün kendisine sorulan sorulara da “siyasi etikten bahsedenler Devlet Beyi tanıyamamışlar” diyerek tuhaf ve maksatlı olduğunu düşündüren açıklamasına bir de gizem kattı. Devlet Bahçeli kara tahtadan mükemmel bir cevap vererek Binali Yıldırım’a siyasi bir tokat atsa da bu tartışmanın Binali Yıldırım cenahında ne anlama geldiğini biraz açmak gerektiğini düşünüyorum. Elbette maksadım Devlet Bahçeli’yi anlama kılavuzluğuna soyunmak değildir. Devlet Bey’in ‘karanlıkta göz kırpmalar’ olarak sarf ettiği sözlerin muhatabı öyle sanıldığı gibi bakanlık hevesine kapılmış bazı MHP kökenli siyasetçiler değildi. Doğrudan bu küstah açıklamayı yapan Binali Yıldırım’ın kendisi idi.

Bu göndermeyi anlamak için Binali Yıldırım’ın Başbakanlık serüveni hakkında bazı saptamalar yapıp bazı önemli bilgileri paylaşmak gerekiyor.

17-25 Aralık 2013 tarihlerinden sonra ciddi bir değişim ve eksen kayması yaşayan AKP’de cemaatlerin istilası ortaya çıkınca bazı önlemler alma gayretine giren Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olmak istedi. Dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile yaşanan krizlerden midir bilmiyorum ama Tayyip Bey, Cumhurbaşkanlığı isteğini “paralel yapı” meselesine bağladı. O günlerde yaptığı bu açıklamalar akıllara devamlı olarak Abdullah Gül ile paralel yapı bağlantılarını gündeme getirdi. Bu durum AKP içinde ciddi çözülmelere neden oldu. Tayyip Beyin Cumhurbaşkanı olması ile birlikte Başbakanlık koltuğuna Abdullah Gül’ün oturmasını ümit edenler hiç de az değildi. Hatta Rusya modeli adı altında Putin-Medvedev benzetmesi yapanlar bile vardı.

İşte AKP içindeki Gül’cülerin başında da Binali Yıldırım geliyordu. Tayyip Beyin adaylığının açıklanması ile birlikte başlattığı seçim çalışmalarının hemen hemen tamamına katılan Binali Yıldırım, miting için gittikleri şehirlerde miting sonrası kalıp konaklayarak gizli gece toplantıları gerçekleştirdiği iddia edildi. Bu gizli toplantılara şehrin üst düzey yöneticileri ve parti yöneticileri ile bazı etkili partililer katıldığı söylendi. Bu toplantılarda Binali Beyin yaptığı açıklamalar gerçekten çok anlamlı idi. Binali Bey, yeni Başbakanın kim olacağı sorularına net yanıtlar veriyor ve dahası bir sonraki aşamayı dile getiriyordu. Kendisinin geçici Başbakan yapılacağını, kalıcı Başbakanın ise Abdullah Gül olacağını, bu yönde çalışma yapıp görüş beyan etmeyenlerin ise kaybedeceğini söylüyordu. Bu bilginin kaynağı, Konya ‘da o toplantıya katılmış, dönemin seçilmiş bir siyasetçisidir.

Ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonuçlanıp, Tayyip Bey tarafından yeni Başbakanın adı kamuoyu ile paylaşılınca başta bu gizli toplantılara katılan üst düzey partililer olmak üzere Abdullah Gül taraftarlarında geçici bir şoke durumu yaşandı. O dönemde Davutoğlu Başbakanlık koltuğuna oturunca kendi memleketi olan Konya’da dahi kutlama yapılmaması basına yansımıştı. Davutoğlu’nun görevden alınmasına Konya’lı siyasilerin tepki göstermemesi de bu konu ile alakalı idi.

Davutoğlu ilk büyük kongrede tek aday olarak takdim edilince MKYK listesinde ciddi tartışmalar yaşanmış ve bir partili 900 delegenin imzasını alarak Davutoğlu’na meydan okumuştu. İşte o partili de Binali Yıldırım’dan başkası değildi. MKYK’yı bile istediği gibi şekillendiremeyen Davutoğlu’nun Genel Başkanlık ve Başbakanlık serüveni tabii olarak kısa sürmüş ve düzmece bir pelikan dosyası ile alaşağı edilmişti. Davutoğlu’na bu operasyonu yapanın kim olduğu, yeni Başbakan’ın açıklanması ile ortaya çıkacaktı. Ve hepimizce malum olan isim açıklandı: Binali Yıldırım.

Geldik 15 Temmuz ve sonrasına…

Binali Bey o uğursuz gecede bir tünelde saklanmayı başarmış ve darbecilerin elinden kurtulmuştu. Türkiye için yeni bir dönem başlamış ve dengeler bir anda değişmişti. Sosyal medyada Reisçi kimliklerle paylaşım yapan bir çok hesap, Abdullah Gül’ü FETÖ ile bağlantılı bir hain olarak takdim ediyordu. Türk siyasetinin yetiştirdiği önemli bir kişilik olan Abdullah Bey, ithamlar karşısında adeta çaresiz kalmıştı. Kendisinin yeni bir parti kuracağından tutun da FETÖ’nün bir numarası olmasına kadar çok da inandırıcı olmayan ithamlarla yıpratılan Abdullah Bey’in Binali Bey ile bağlantısı ise bu günlerde bir muamma. Önümüzdeki günlerde yaşanabilecek hareketlilikler bu konudaki gerçekleri de ortaya çıkartacaktır.

İşte Devlet Bahçeli’nin “karanlıkta göz kırpmışlarsa nereden bilelim” diyerek yaptığı tarihi göndermenin asıl muhatabı tüm bu gizli görüşmeleri ve karanlık operasyonları yöneten Binali Yıldırım’dan başkası değildi. Zira iyi bir bilgi ağına ve gözlem yeteneğine sahip olan Devlet Bahçeli devlete kast eden girift oluşumların korkulu rüyası olmuş ve devletin düşürülmeye çalışıldığı vahim durumdan çıkışın teminatı haline gelmişti. Elbette referandum halktan geçerse yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin en favori ismi de Devlet Bahçeli olunca kendisine ve partisine yönelik karanlık operasyonlar kaçınılmaz olacaktır. Bu durumun farkında olan ülkücüler, Devlet Bey’in etrafında iyice kenetlenmiş ve son yapılan anketlerden de anlaşılacağı üzere bu dönemin yükselen değeri Devlet Bahçeli ve MHP olmuştur. Yeni Türkiye’yi kurmaya talip olan ülkücülerin bundan sonraki oyunları da bozacağına şüphemiz yoktur. Bu da AKP hükümetlerinin 15 yıldır ülkücü kadrolarda yaptıkları kıyımın olumlu ve tepkisel bir tezahürüdür.

Ülkücü-Milliyetçi zihniyete sahip vatanperver insanları büyük bir kin ve nefretle kıyıp, idari görevlerden uzaklaştırıp yerine darbeci cemaatçileri getiren AKP ve Binali Yıldırım, içine düştükleri hezeyanlarla aslında referandumda ve sonrasında yapılacak seçimlerde sandığa gömüleceklerini anlamış olmanın verdiği acı naraları atıyordu. Zira seçim sahasında 15 Temmuz’un şifrelerinin açıklanacağını çok iyi bildiklerinden seçim sonuçlarını tahmin edebiliyorlar ve MHP’nin yükselişini önlemenin yollarını arıyorlar. Bilmelidirler ki gizli yatışın aşikar çocuğu olur ve gene bilmelidirler ki, güneş balçıkla sıvanmaz…

 

Abdullah ERGUN

Abdullah ERGUNabdullah@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.