SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Miras

KÖŞE YAZILARI

Geldiler ve gittiler, geride posaları kaldı…

Bu haber 13 Mayıs 2013 - 22:15 'de eklendi ve 34 kez görüntülendi.

Geldiler ve gittiler. Sanırım, boş yere teyakkuza geçirilen güvenlik güçlerimizin ve konumları gereği konuyla yakından ilgili olan mahdut sayıda siyaset adamı ve bürokrat dışında, pek de kimsenin umurunda olmadan gelip gittiler. Bize göre zaten ölü doğmuşlardı ve bir varlık göstermeleri mümkün değildi. 2 Mayıs 2013 Perşembe günü ilimizi ziyaret eden “Akil İnsanlar” Gurubu’ndan söz ediyorum. Günün akşamında, son bir haftalık mahalli medyada yer alan konuya dair bütün haberleri, bir kez daha gözden geçirdim. O haberlere bakarsanız, o gün Sakarya’nın savaş meydanına dönmesi gerekiyordu. Dile kolay, bir yandan TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı ve ilimiz Milletvekili Sayın Ayhan Sefer Üstün, konuştuğu kürsüden parmak sallayarak, gelecek heyete tepki gösterecek olan vatandaşları tehdit ediyor; diğer yandan AKP İl Başkanı Sayın Uncuoğlu, verdiği demeçlerle güvenlik güçlerini ve yargıyı, aba altından sopa olarak gösteriyordu vatandaşa.

Onlar parmak sallayıp, tehdit ededursunlar biz toplantıya dönelim. Akil İnsanların Marmara Gurubu üyelerinden dört tanesinin katılımıyla gerçekleşti. Yapılan toplantıdan nasıl bir sonuç çıkaracaklarını, ilgili makamlara nasıl bir rapor sunacaklarını çok merak ediyorum. Medyaya yansıyan haberlerden anladığım kadarıyla, sözüm ona Sakarya’nın ve Sakaryalı’nın sözde “Çözüm Süreci” denen melanetle ilgili düşüncelerini tespite yönelik bu toplantı, iş olsun diye yapılan bir toplantı olmaktan öteye gidememiş. Öncelikle, alınan olağanüstü güvenlik tedbirlerinin rahatsız edici boyutlara ulaştığının, herkesin ortak kanaati olduğunu belirtmeliyim. Tedbirlerin bu boyuta ulaşmasında, parmak sallayıcıların ve kendini bağımsız yargının amiri sananların, fazlasıyla etkili olduğunu düşünüyorum. Göründüğü kadarıyla, gelen heyet de ne için geldiğini, kime ne anlatacağını bilmiyordu. Yaptıkları veya yapmaya çalıştıkları işin sonunun nereye varacağını, hatta kendilerine bu görevi veren iktidar sahiplerinin sonuçta ne beklediklerini bile bilmediklerini, bizzat kendi ağızlarıyla ifade ettiler. Bize gelen “Akiller (!)” ve onları korumayı kendilerine vazife edinen iktidar sahipleri böyle derken, bakın müzakere masasının karşı tarafında oturanlar ne diyorlar.

Partisinin MYK ve PM üyeleriyle birlikte Ardahan’a giden BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Abdullah Öcalan’ın selamını getirdiğini söyleyerek başladığı konuşmasında; Akil İnsanlar Heyeti’ni partisinin önerdiğini hatırlatıyor ve devam ediyor “Şunu çok açık söyleyeyim. Hiç kimse bir kuşku yaşamasın. Kürtler ne alıyor, ne veriyor kaygısı yaşamasın. AKP’nin söylediği, ‘Barış geliyor’ rehavetine kapılırsak, evimizde oturursak, dışarıya alanlara çıkmazsak, her platformda bunun mücadelesini vermezsek, AKP hiçbir şeyimizi altın tepsiyle önümüze sürmez. Akil İnsanlar komisyonu, daha çok bizim talebemiz olan bir komisyondu. Hükümet bizim önerimizi kabul ederek bu komisyonu kurdu. Akil İnsanlar komisyonunda çok değerli insanlarımız, akademisyenlerimiz, yazarlarımız ve kadınlarımız var. Bu komisyonda bizim önerimizle alınan arkadaşlarımız var. Bu komisyon il il, ilçe ilçe gezip süreci anlatıyor. Dolayısıyla bu insanlarımızı en iyi şekilde karşılamalıyız”.

Bu sözler üzerine kim ne der ne düşünür bilemiyorum ama günlerdir Sakarya halkını kafalarına göre tehditler savurarak susturmaya çalışan Sayın Üstün ve Sayın Uncuoğlu ne düşünür çok merak ediyorum. Çünkü Akiller geldiler ve geldikleri gibi de gittiler. Ama hayatlarını bu şehirde ve bu şehrin sokaklarında, bu şehrin insanlarının yüzüne bakarak geçirmek zorunda olan AKP’li yetkililerinin tehditkâr beyanları, bu ziyaretin kolay temizlenemeyecek bir tortusu ve posası olarak kaldı. Bilsinler ki; bundan sonra Sakarya sokaklarında atacakları her adımda ayaklarına dolanacaktır bu posa ve tortular…

Zihni acbazihni@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.