SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Gazze’de Mavi Marmara Çıkmazı

Bu haber 20 Kasım 2012 - 14:35 'de eklendi ve 29 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Başbakan Erdoğan’ın İsrail’in Gazze’de Müslümanlara karşı başlattığı katliamın durdurulması için sürdürdüğü girişimler ne yazık ki şu ana kadar bir sonuç vermedi. Mısır’da gösterişli toplantılar yapmak, meydan okumak bazıları için belki hazmetmeyi kolaylaştırdı, ama gerçek hayatta değişen bir şey olmadı. Bırakın İsrail’i caydırmayı veya durdurmayı, yeni katliamlar ve işgaller için bir kara harekatının her an başlayabileceğini bütün dünya biliyor.

Yine hayal kırıklığı

Her ne kadar içimizi sızlatsa da, Türkiye gibi bir ülkenin bölgesinde bu kadar etkisiz kalması fazla şaşılacak bir durum değildir. Sicilinde tutarsızlık ve teslimiyetin her türlüsü bulunanların, Mavi Marmara katliamını gibi doğrudan kendi vatandaşına yapılmış bir saldırıyı seyredenlerin, başkaları için ağırlıklı ve etkin olmaları ne kadar mümkün olabilir? Nitekim, efelenmelerden, övünmelerden bir şey çıkacağını bekleyenler, bir defa daha hayal kırıklığına uğradı.

BOP yolunun icraatları

AKP’nin önceliği, aslı Büyük İsrail Projesi olan Büyük Ortadoğu Projesi’dir. Böyle olmak zorundadır. Aksi halde eli sopalı hatırlatmalarla anında yola getirilir. Nitekim 10 yıllık sicil, BOP yolunun icraatlarıyla doludur. Suriye’yi bataklığa dönüştürerek, Libya’yı parçalanmaya götüren sürece bizzat katkı yaparak, Irak’ı lime lime ederek, İran tehdidine karşı savunma füzelerini topraklarımıza yerleştirerek İsrail’in işini kolaylaştıranlardan, Gazze’yi kurtarmalarını beklemek eşyanın tabiatına aykırıdır.

Bu sicili nereye koyacağız?

Nedenyahu’ya “hesabını iyi yap” demek çok doğru ve haklıdır, ancak bu BOP’lu sicili nereye koyacağız? Suriye’yi bataklığa dönüştürmek için seferber olmanın İsrail’in işini kolaylaştırmadığını, cüretini arttırmadığını kim söyleyebilir? Daha önce defalarca sorduğumuz, “Ortadoğu’daki bütün gelişmelerden sadece İsrail’in karlı çıkması bir tesadüf müdür?” Sorusunun ne kadar haklı olduğu, bugün acı veren sonuçlarıyla ortadadır. İsrail hesabını doğru yapmalıdır ve bu katliamı biran önce durdurmalıdır. İnsanlık da, ahlak da, vicdan da, bölge dengeleri de, dünya gerçekleri de bunu söylüyor. Ancak, İsrail’i hesabını doğru yapmaya zorlamak için sizin hesabınızın da doğru olması gerekir. Arkanızda her söylediğinizin altını dolduran, ağzınızdan çıkanın mutlaka bir bedeli olacağını karşınızdakine hissettirecek bir geçmişiniz olmalıdır. BOP’lu sicille bunu sağlayamazsınız. Bunun zararını sadece siz değil, size güvenenler de çeker.

Obama ve Putin’in açıklamaları

Daha önceki örneklerinde olduğu gibi İsrail’in son saldırıları karşısında da bir yığın temaslar yapıldı. Bir sürü şey söylendi. Sonuç tam bir hayal kırıklığıdır. ABD ve Rusya’dan gelen açıklamalar Türkiye’nin beklentilerini karşılamaktan çok uzaktır. Son dakika haberleri olarak duyurulan görüşmelerin havanda su dövmekten öteye geçmediği anlaşılmıştır. Beyaz Saray Obama’nın Erdoğan’la ve Mısır Cumhurbaşkanı Mursi ile görüşme sebebini, “Hamas’la diyaloga girilmesi ve gerilimin azaltılması sürecini teşvik etmede yapıcı bir rol oynama kabiliyeti” gibi, trajikomik bir ifadeyle açıkladı. Bu açıklamadan sonra Mısır ziyaretine siz hangi anlamı yüklemeye çalışırsanız çalışın, altı boştur. Bütün bu gelişmeler Hamas üzerindeki baskıları arttırmaktan başka bir sonuç doğurmamıştır. İsrail’in caydırılması ve saldırılarını durdurması yönünde en küçük bir etkisi olmamıştır. Çok daha vahim olanı bu görüşmelerden ve temaslardan sonra Obama ve Putin’den gelen açıklamalardır. Her ikisi de beklentilerin aksine İsrail’e tam destek verdiklerini duyurdular. İsrail’i değil, Hamas’ı suçladılar. Saldırıyı değil savunmayı haksız buldular.

Diplomasi ve gerçekler

Efelenme, meydan okuma, gösterişli toplantılarla zihin bulandırma diplomasinin ilgi alanı dışındadır. Bunlarla toplum mühendisliklerinin zirvelerine çıkabilirsiniz. Olmayacak şeyleri, büyük bir başarıyla ülkenize ve milletinize anlatıp hazmettirebilirsiniz. Ancak uluslararası alanda hiçbir sonuç alamazsınız. Oysa ki diplomasi, gösteriye değil sonuca bakar. Sonuç Gazze’deki katliamın devam etmesi, İsrail’in daha da azgınlaşması ve bir kara harekatı yapma noktasına gelmesidir. Bu durumda Türk diplomasisinin başarılı olduğundan, sonuç aldığından kim bahsedebilir? İçi boş övünmelerle hem kendinizi hem size güvenenleri kandırabilirsiniz, ama içerde de, dışarı da kaybetmek kaçınılmaz olur ki, AKP ile birlikte 10 yıldır yaşadığımız budur. Her alanda, her yerde kaybettik. Bütün iddialarımızdan, önceliklerimizden vaz geçtik. Komşularımızla, dostlarımızla savaşın eşiğine geldik. Bir tek şey gösterin ki AKP döneminde Türkiye’nin lehine gelişmiş olsun. Ama kaybettiklerimizi yazmaya kalksak ne bu köşeye, ne sayfalara sığar. Ve ne acıdır ki, kayıplar artık bizimle de sınırlı kalmıyor ve bize inananlara, bize güvenenler de bedel ödüyor.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.