SON DAKİKA

GÂVUR BİLE YAPMAZ

Bu haber 30 Temmuz 2017 - 16:16 'de eklendi ve 2.243 kez görüntülendi.

Türkiye, yıllardır siyasetin en sıcak, en sert ve en gergin ikliminde..
12 Eylül ihtilalinin tesiri geçmeden PKK terörü başladı.
Karakol baskınları, yol kesmeler, okul yakmalar, iş makinelerini tahrip etmeler..
Öğretmenlerin, doktorların, hemşirelerin, kundaktaki bebeklerin kurşunlanması..
Yaşlı, genç, kadın, erkek demeden sivil insanlarımızın köy meydanlarında kurşuna dizilmesi..
Güvenlik güçlerimize kurulan pusular, hain ve kalleş mayın tuzakları..
Kitle katliamları gerçekleştirmek için intihar bombacılarının kendilerini patlatmaları..
Süreç içinde sahneye konan siyasete müdahale piyesleri..
ABD’nin Irak’ı işgali, Arap Baharı komedisi üzerinden yürüttüğü Suriye’yi de yutma politikası.. İsrail’in Mescidi Aksa üzerinden yürüttüğü Kudüs politikası..
PKK’ya payanda görevini üslenen FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerinin kanlı eylemleri..
En acısı da ülkemize yaşatılan 15 Temmuz 2016 gerçeği!..
Hani büyüklerimiz derdi ya “…..Gâvur bile yapmaz” diye..
Bu kadar uzun zamandır “Gâvur” ve O’nun içimizdeki hain kolları, maşaları ve kibritleri ile uğraşmak.. Dile kolay!..
Şimdi de Türkiye- Almanya gerginliği..
AB’nin kasıtlı Türkiye karşıtlığı..
Mensubu olduğumuz NATO’nun bize “Üvey evlat” muamelesi..
ABD’nin; PKK terör örgütünün Suriye kolu olan YPG’yi ağır silahlarla donatması.
Suriye ve Irak’ın cehenneme dönen durumu..
Oradaki sıcaklığın Türkiye’ye yönelik yakıcı ve kavurucu etkileri..
FETÖ ile mücadelede, sözüm ona demokrasiden, insan haklarından, medeniyetten yana olan(!) batının, Türkiye karşıtlığı ve FETÖ’ye yakın, sempatik duruşu..
Batı’nın Türkiye karşıtlığının sebebi malum. Özellikle Almanya’nın son zamanlardaki “Çıldırmışlığının” gerekçeleri de..
Petrol ve petrole dayalı enerji kaynaklarının devri kapanmak üzere..
Rüzgârı, güneşi ve suyunda sakladığı hidrojen enerjisi ile Türkiye geleceğin parlayan yıldızı.
Karadeniz bir enerji havzası. Doğu Akdeniz de öyle..
Uranyum ve Bor gibi zenginliklerde Türkiye dünya rezervinin neredeyse ¾ üne sahip..
Bu ve buna benzer nedenlerle haçlı batı dünyası, Türkiye’nin askeri ve ekonomik güç kaybı yaşaması için ne gerekirse yapıyor.
Terör örgütlerini Türkiye’ye karşı silahlandırmaları da, sözüm ona bazı karanlık odakları din kisvesi altında içimizi karıştırmak için görevlendirmeleri de aynı amaca hizmet ediyor.
İlahi Almanya; “Rüzgâr eken fırtına biçer” atasözünün anlamını bir bilsen!..
Yahudi vatandaşlarına uyguladığın, dünyanın en vahşi katliamını bir soykırıma çevirdiğini ve henüz bu soykırımın kefaretinin yüzde birini bile ödeyemediğini dünya insanlığının asla unutmayacağını sende hiç ama hiç unutmasan!..
MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin, ülkemizi yoran ve zora sokan bu sıcak iklim ve zor problemlerin çözümü için mevcut hükümeti belli sınırlar dâhilinde desteklediği malum!
Bu desteğin aslında Türk Devleti’ne olduğunu da bilmeyen yok.
“Söz konusu vatansa gerisi teferruattır” sözünü de neredeyse herkes ezbere biliyor!
MHP’nin “Önce ülkem” düsturunu da öğrenmeyen kalmadı.
Buna rağmen Sayın Bahçeli’nin, devletimizin bekası için hükümete verdiği siyasi destekten o kadar çok rahatsız olanlar var ki!
ABD; Almanya, Fransa, Hollanda ve diğer AB ülkelerinin önemli bir kısmı.. Hatta bazı İslam ülkeleri de var bu cenahta.
İçerde de CHP, HDP!
PKK, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri..
Maalesef kendilerini MHP’deki muhalif kanat olarak tanımlayan bazı kronik oluşumlar ve AKP’nin içine sinmiş siyasi ümmetçi gruplar da aynı rahatsızlığın şiddetiyle karın ağrısı çekmeye devam ediyorlar…
Sayın Bahçeli’nin, düzenlediği bir basın toplantısı sonunda sorulan bir soru üzerine, nezaket sınırları dâhilinde “…… onu Davutoğlu’nun ölçüsüyle birilerinin izah etmesi lazım” cevabında bile bir kaşık suda fırtına koparmak isteyenlere bir bakmak lazım!
AKP sözcüsü Mahir Ünal’ın en tez zamanda U dönüşü yapacağını şimdiden söylemek mümkün. En kısa zamanda birileri O’nun kulağını çekecek ve dersini verecektir. O da özür mahiyetinde bir açıklamada bulunacaktır. Bundan siz de emin olun.
Baba yurdunu terk edip, gurbet ellerde yalancı saadetlerin peşine düşenlerin, Başbuğ’dan sonra Milliyetçi- Ülkücü Hareketin sancağını devralan Lider Bahçeli’nin yanında dimdik duran dava arkadaşlarımıza söyleyecek ne lafları, ne de laf söylemeye yüzleri olabilir mi Allah aşkına?!
Bu tartışmaları körükleyenlerin amacı milletimizin menfaati ve devletimizin bekasıyla sınırlı MHP ile AKP iktidarı arasındaki yakınlaşmanın arasına fitne sokmaktır. Bu şekilde yeniden AKP’nin bir koluna PKK’yı, diğer koluna da FETÖ’yü yerleştirmektir.
Bunun ne kadar tehlikeli olduğunu bilmeden Türk olmak mümkün olabilir mi? Bu oyunun oyun kurucusunun ABD ve AB Hıristiyan ittifakı olduğunu tahmin edemeyenler mutlaka geri zekâlıdır ve onlara sözüm olmaz..
Bu oyunun aktör ve aktrisleri de malum.. Onlar bazen aktivist de olabiliyorlar! Gaflet uykusunda olanlara gelince! Mutlaka ama mutlaka Sayın Devlet Bahçeli’nin, iki gün önce (Cuma) twiter üzerinden yaptığı açıklamayı okusunlar! Orada, Türkiye’de oluşturulan gergin ortamı, sevgi ve saygı değerlerindeki kayıpları, tabi felaketlerin, toplumsal hastalıkların, öfke saçan dizilerin, nefret duygularının aldığı mesafeyi göreceklerdir. “Bıçak gibi keskin, ayaz gibi sessiz” tehdidi algılamak ve milli ülkü etrafında toplanmaktan başka çarenin kalmadığını onlar da idrak edeceklerdir.
Yeter ki içimizdeki sevgiyi öldürmeyelim. Millet olarak bütün problemleri çözecek maddi- manevi gücümüz ve tarihi tecrübemiz en büyük silahımızdır…

Mazhar Gündoğ

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.