Asikurtlar©

Gafletle İhanet Kardeştir!

Gafletle İhanet Kardeştir!
22 Ağustos 2016 - 19:25 'de eklendi ve 4317 kez görüntülendi.

 

 

Bir adam düşünün…
Türk Silahlı Kuvvetlerinde General olmuş; Komando Tugay Komutanlığına kadar yükselmiş…
Ne olmuş yükselince?.. Cevap veya sitem değil, bu da samimi bir soru…
Türk ordusunun dillere destan disiplinini, sonuna kadar tüketen bir komutan olmuş…

Kim yapmış bunu? Hükümetler eliyle Devlet yapmış!..
Ne kadar zamanda yapmış? Yaklaşık 30 yılda yapmış.
Emrinde kimler var peki; kimleri yönetiyor bu adam?..

Dünyanın en mazlum, en uysal askerlerini… Cefakâr bir milletin 2225 yıl boyunca askeri disiplin kültürü almış, öl deyince ölen fedakâr evlatlarını…
Kim teslim etmiş bu ateş hattında görev yapan kınalı kuzuları bu adama? Celbini kim yazmış, tayinini kim yapmış garibanların?..
Devlet yapmış!..

Birliğe komutan gelecek diye üç gün önceden teftiş fırçalarını kim dağıtmış askere?
Çavuş dağıtmış.
Devleti için kardeşini dövmekten çekinmeyen çavuş…
Erata mıntıka temizliğini kim yaptırmış? İzmaritleri kim toplatmış yerden yapraklarla birlikte… Otları kim yoldurmuş? Aynı eğitim çavuşu yoldurmuş!..
Kime yoldurmuş?

Vatan borcu ödeyen garibana yoldurmuş. Komutan bölüğe rezil etmesin diye yapmış bunu…
Ortada bir tane izmarit görse komutan adamı oyarmış!.. Adamın askerliğini yakarmış! Sevdiklerine sövermiş!.. En kötüsü de:
“Vatan hainleri!..” dermiş.
Yediği dayak da yanına kâr kalırmış!..

Kaç vatan evladının gururu, onuru, haysiyeti, Türk ordusunun şerefi ve disiplini uğruna böyle abartılı disiplin seanslarında ayaklar altına alınmış?
Sayısı bilinmiyor!..

Sınırlar boş kalmasın, terörist umutlanmasın, düşman heveslenmesin diye kaç anne geceler boyu gözyaşı dökmüş askerinin ardından? Hiç hayal ettiniz mi?..
Mete’nin muhafız alayı, Alpler, Yeniçeriler filan diyoruz da bizde bu vatan borcuna binaen yapılan askerlik 190 yıllık bir mevzudur.
Bir askerin dirlik aldığı için savaşmasıyla veya ulufe alacağım diye fedakarlığa katlanmasıyla vatan ve millet için savaşması aynı şeyler değildir.
Orada da din merkezli manevi motivasyon unsurları vardır; ancak Milliyetçilik asrı geldiğinde bu unsurlar bir imparatorluğu yaşatmaya yetmemiştir.
II. Mahmut, uzun zamandır ihtiyaç duyulan yeni ve modern orduya direnen Yeniçerileri ortadan kaldırınca “vatana” müracaat etmiş ve o zamana kadar uygulanmayan “yükümlülük” esasını getirmiştir.

Yakın zamana kadar askerin tekmil verirken söylediği “mükellef er” sözü oradan gelir; “yükümlü” anlamındadır.
Eskiden yani askerlik vatan borcu değilken ihanet şöyle olurdu:
Devlet hükümdarın mülkü olduğu için daha adil ve zafere yakın bir hükümdar bulunduğunda onun emrine girdiğiniz zaman kendinizi bir adamdan bir adama gitmiş bir mazlum gibi görüp teselli olabilirdiniz.

Yani Bir Van’lı veya Erzurumlu, “Memalik-i Şahane”den çıkıp da “Mülk-ü Acem”e veya “Devlet-i Çerakise”ye, Mısır’a gitse buna söylenecek fazla bir söz olmazdı.
Adaletin terazisi bizatihi kendisini tartmadığından olsa gerek hangi hükümdarın daha adil olduğuna objektif bir hüküm vermek bugünkünden daha zordu.

O zamanlar, saray dalkavukluğunun resmi ve meşru olduğu yıllardı.
Öteden beri, cahil şeriatçılardaki devlet bilincinin bu eski dönemin kaypak vatan anlayışına uygun olduğu yönünde derin kaygılarım vardı.
Son olaylar göstermiştir ki; Gülen ve cemaati, vatana, devlete ve millete, bundan 140 yıl önce dünyaya gelmiş Hizanlı bir köylünün gözüyle bakmaktadır.

“Seccademi koyduğum yer vatan” sözü, bu ideolojik sapkınlığı anlatır.
Vatan, millet gibi seküler ve sosyolojik mevzuatla işi olmadığı için olsa gerek bu kafa, Osmanlıcanın kemal çağı musikisini de kullanarak Osmanlı kültür merkezlerinden uzak olan köylüleri fena halde kandırmıştır!
Hatta “ulus devletler” çağında düşman bir ulusun, ulusal güvenlik merkezine yamamıştır.
Kimse bana bugünlerde “filanca büyüğümüze saygısızlık ettin, falanca hocaya hakaret ettin” diye gelmesin!.. Çok fena tartışırım!

Senelerdir bu millete, Siyonist aşağı, zındık yukarı… Dönme aşağı mason yukarı… Müşrik aşağı, münkir yukarı… “İhanet”i anlatıyorsunuz!..
Sonra da çıka çıka karşımıza “ehlisünnetten bir cami hocası” çıkıyor! “Terörist” demeyeni de dövüyorsunuz!
Kim dinler artık sizi?..

Ben bu orduyu bu hale getirenden iki cihanda da davacıyım.
Bu millet, sadece son 90 yıldır toprak kaybetmeden yaşardı.
Ermeni’yi, Bulgar’ı, Rus’u düşünmeden, ırzından namusundan emin olarak yatağına yattığında “ordusuna güvendiği için” uykuya dalardı.

Küçücük pusulayla “gel” deyince, bunun için kışlalara dolardı.
Yat deyince bunun için yatar; kalk deyince bunun için kalkardı.
Tuvalet temizlenecekse temizler, patates soyulacaksa bunun için soyardı.

Cezayı, küfürü, dayağı da vatan borcuna sayardı!
Gafletle ihanet kardeş olmasaydı… Peygamber ocağında bunca yılan, bunca çıyan ne arardı?
Bu emsalsiz gaflet olmasaydı…
Bunca hain, o şanlı sancağın altına nasıl sığardı?..
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER