SON DAKİKA

YANGIN…

KÖŞE YAZILARI

KIYAMET SAVAŞLARI

Gündem Yazıları

Füzelerin öteki yüzü

Bu haber 17 Nisan 2018 - 11:34 'de eklendi ve 3.000 kez görüntülendi.

İletişim çağındayız ve hiçbir şey uzun süre gizli kalmıyor. Bilgi çok hızlı yayıldığı gibi, oynanan oyunlar da ifşa oluyor. Akıl ve ruh sağlığı yerinde, insaf ve vicdan sahibi kime sorsanız, Suriye’de kirli ve kanlı bir oyun oynandığını size söyler. Bu oyunun senaryosu ABD’ye yazılmış, İngiltere’de onaylanmış, Fransa’da hazır hale getirilmiş, Suriye’de sahneye konulmuştur. Gerekçesi Esad, malzemesi DEAŞ, figüranları PKK ve PYD’dir. Müslüman kanı oluk oluk akarken, oyunu sahneleyenler petrol ve doğalgaza hükmetmekte, İsrail’e alan açıp işgal ve yayılmalarına yol vermektedirler.

BİZE NE DİYEMEYİZ

“Bunlardan bize ne?” diyemeyiz, çünkü işgal edilen ülkelerden sonra en ağır bedeli biz ödüyoruz.Daha da mühimi, böyle devam eder ve oynana oyun başarıyla uygulanırsa sıra bize de gelecektir.Senaryoda biz de varız. Dolayısı ile bir şeyler yapmak, bu oyunu bozmak, en azından sınırını, süresini, alanını daraltmak zorundayız. Yıllarca bu kirli oyuna deste vererek, yanında durarak, hatta eş başkan olarak fayda elde edeceğimizi zannedenler oldu. Büyük kayıplara uğradık ve ülkemizin belli bölgelerinde hendekler kazılıp, kalkışma provaları yapıldı. Çok şükür ki, uyarılarımız, tavsiyelerimiz, yönlendirmelerimiz sonunda dikkate alındı ve bu girdaptan çıkıp, doğru bir pozisyon alabildik. Keşke en başından bunu yapabilmiş olsaydık. Zararın neresinden dönülürse kardır. Bugün doğru bir duruş ortaya koyuyor, terörle ve onların destekçileri ile açık ve kesin bir mücadele veriyor, oynan kirli oyunu bozmak için ne gerekiyorsa onu yapıyoruz. Fırat Kalkanı Operasyonu böyle yapıldı. İdlib’de bu maksatla kontrol merkezleri kurduk. Zeytin Dalı Harekatı ile çok önemli bir avantaj elde ettik. Rusya ve İran’la yaptığımız işbirliğinin bölgedeki dehşet dengelerini çok önemli ölçüde bozduğunu büyük bir memnuniyetle izledik.

YENİ SAYFALAR EKLENİYOR

Oyun bitmedi, senaryoya yeni sayfalar ekleniyor. Bir taraftan hala DEAŞ bahanesini sıcak tutmaya çabalarken, diğer taraftan Esad’ı devreye sokuyor, onun üzerinden geliştirdikleri gerekçelere sarılıyorlar. İran’ı hedefe koymuş durumdalar. Bunun için de Rusya-Türkiye ve İran arasındaki güçlü işbirliğini koparmak için çırpınıyor, şeytani planlar yapıyorlar. Kimyasal silah kullanımı bunun için tezgahlanmıştır. Bu kirli silahları Esad’ın kullanmış olması bir şeyi değiştirmez. İstihbaratın altın kuralı şudur: Bir gelişmeden en çok hangi ülke faydalanıyorsa, arkasında onu aramak lazımdır. Kimyasal silah gerekçesinden en çok kimin faydalandığı bellidir. Evet, ağır bir suç işlenmiştir. Yapanın mutlaka cezalandırılması gerekmektedir. Buraya kadar bir sorun yok. Ama şu sorunun cevabı bulunamamıştır: Kimyasal silah kullanımı yanlıştır ve suçtur, ama Suriye’de bir milyondan fazla Müslümanı canından eden diğer silahları nereye koyacağız?Bunun hesabını kimden soracağız? Ve bir başka soru daha: Esad’ın yaptığı ile İsrail’in Gazze’de, zaman zaman Kudüs’te yaptıkları arasında ne fark var? Bu terör devleti için niye kimsenin kılı kıpırdamıyor?

VAHİM İTİRAFLAR !

Füze şovundan sonra bu oyunu oynayan ülkelerden çok çarpıcı değerlendirmeler, aslında çok vahim itiraflar gelmiştir. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, “Biz bu operasyon ile Türkler ve Ruslar’ı ayırmayı başardık. Türkler kimyasal saldırıyı kınadılar ve ardından operasyonu desteklediklerini söylediler” ifadelerini kullandı. Sonra da, Fransa’nın Esad rejimine savaş açmadığını, asıl düşmanının 2015’te Paris saldırılarını düzenleyen terör örgütü DEAŞ olduğunu söyledi. Bu değerlendirmeler aslında sözün bittiği yerdir. Kimyasal silah oyununun ne olduğunu bütün çıplaklığı ile ortaya koymakta, Esed’in niye orada tutulduğunu ibretle belgelemektedir. Meselenin püf noktası Türklerle Rusları ayırmaktır. Çünkü Türkiye kendi menfaatlerinin gereğini yapmakta ve Rusya ile bu çerçevede yakınlaşmaktadır. Ancak bu kurgulanan kirli oyunu bozuyor, kurdukları dengeleri değiştiriyor. Onun için de oyuna Rusya ile Türkiye’nin arasına nifak sokacak sahneler ekliyorlar.

ASIL HEDEF İRAN

ABD’den gelen açıklamalar da bir o kadar vahimdir. Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Suriye’deki ABD kuvvetlerinin olabilen en kısa sürede eve döneceklerini söylüyor. Bunu söyleyerek kendilerine haklılık kazandırmakla kalmıyor, başka sinsi amaçlarını da devreye sokuyorlar. Bölgede varlığını ve güvenliğini ne acıdır ki, bu emperyalistlere teslim eden ülkeler, ABD’nin gitmemesi için bütün masrafları üstlenmeyi kabul etmişlerdir. Nitekim, ABD’nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, asıl baklayı ağzından çıkarmıştır. Bölgede üç şeyi gerçekleştirmeden çekilmeyeceklerini söylemiştir. Bunlardan ilki kimyasal silah kullanımın engellenmesiymiş ki, bu tamamen bahane üretmeye yöneliktir. İkincisi DEAŞ’ın tamamen yenilmesiymiş. Ortada DEAŞ kalmadı, ama gerekçe olmaya devam ediyor. Üçüncü meselenin özüdür ve “İran’ın bölgeye hakim olmasının önüne geçilmesi” denilerek, açıkça itiraf edilmiştir. Ve şu tesadüfe bakınız ki, bütün bunlar yaşanırken birden bire NATO bizi hatırladı. Genel Sekreter Ankara’da ve bizim hoşumuza gidecek şeyler söylüyor.

ANKARA’DAN BAKALIM

Neresinden bakarsak bakalım, hep aynı yere geliyoruz. Bu kan oyununda yeni bir aşamaya geçilmiştir. İran hedeftedir. Bunun için de Rusya ve Türkiye’nin devre dışı bırakılması gerekiyor. Şimdi bunu yapmaya çalışıyorlar. Sonrasında hiç kimsenin şüphesi olmasın sıra Türkiye’ye gelecektir.Dolayısı ile bu oyunu bozmak bizim şarttır. Son dönemlerde atılan doğru adımlar elimizi güçlendirmiştir. Çok dikkatli olmak ve meselelere kesinlikle Ankara’dan bakmak zorundayız. Gerisi kendiliğinden gelecektir.

orhan karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.