SON DAKİKA

Ahhhh Fırat’ım !

Gündem Yazıları

Fitne çabaları ve gerçekler

Bu haber 16 Ocak 2018 - 13:26 'de eklendi ve 3.046 kez görüntülendi.

MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin siyasi belirsizliği tamamen ortadan kaldıran, ülkenin önünü ve ufkunu açan değerlendirmeleri, hükümetin elini büyük ölçüde rahatlattı. Bu rahatlıkla ülkenin ivedi sorunlarına daha fazla zaman ayırmak, daha yoğun mesai harcamak ve özellikle dışımızdaki hain kuşatmanın yarılması için gerekeni yapmak imkanı doğmuştur.

ZARURET

Öncelik, ABD’nin kalleşliklerinin önüne geçmek ve sınırımızın dibinde yeni bir terör ordusunu hayata geçirmesine engel olmaktadır. Afrin’in temizlenmesi, Menbiç’in terör örgütlerinin elinden alınması, İdlib’in tahkim edilmesi, PKK’nın sadece sınırlarımız içinde değil, Kandil dahil bulundukları her delikten çıkarılıp yok edilmesi ve PKK uzantısı PYD’nin şımarıklıklarına ve azgınlıklarına bir son verilmesi, artık bir zaruret haline gelmiştir. Bunlar yapılmadan ve terör örgütleri esaslı biçimde yok edilmeden bize rahat ve huzur yoktur. En küçük bir zafiyet büyük bedeller ödeteceği gibi, ABD’nin rezilliklerine de yeni imkanlar sağlayacaktır. Dolayısı ile her ne pahasına olursa olsun Türkiye’nin doğrudan varlığına ve milli güvenliğine yönelik bu tehditleri ortadan kaldırması şarttır.

NORMALLEŞMELİYİZ

Ülkemizin elbette başka sorunları da var. Toplumsal huzursuzluğun acı ve ağır sonuçları artık dayanılmaz boyutlardadır. Neredeyse her gün, tahammülsüzlüğün insanın kanını donduran bir örneği ile karşılaşıyoruz ve bu durum artık sıradanlaştı. Biran önce tansiyonu düşürmek ve normalleşmek zorundayız. Ekonomide hala bıçak sırtı durum devam etmektedir. Kalkınma oranları yüksek görünse de, işsizlik ve enflasyon çok ciddi bir mesele olarak karşımızda durmakta ve endişe doğurmaktadır. Yargıdaki tartışmalar bir türlü bitmek bilmiyor ve özellikle CHP’nin tahrik ve kışkırtmalarıyla herkesin kafasındaki soru işaretleri büyüyor. Milli mutabakat, bir siyasi tercihin ötesine geçmiş, ülkenin selameti için elzem bir ihtiyaca dönüşmüştür. MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin bu ihtiyacı çok önceden görüp, harekete geçmiş olması ülkeyi büyük bir belirsizlikten kurtardığı gibi, millete ümit ve heyecan da vermiştir.

SALDIRI GEREKÇELERİ

Bu noktada hala bazı kötü niyetli yorumları ibretle izliyor ve okuyoruz. Belli bir kesim, MHP’den rahatsızlığını doğrudan dile getirmek yerine, arkadan dolanarak, güya sureti haktan görünerek örtülü biçimde, daha doğrusu kaypak bir şekilde ortaya koyuyor. Kullandıkları argümanlar malum. Birincisi MHP baraj korkusu yaşıyormuş ve hazineden yardım alabilmek için ittifaka sarılıyormuş. İkincisi de MHP ile ittifaktan dolayı AKP özellikle ülkenin belli bir bölgesinde oy kaybına uğrayacakmış. MHP’nin AKP’den götürdükleri getireceklerinden fazla olacakmış. Bunlara üçüncü olarak da, Türkiye’yi sayın Devlet Bahçeli’nin yönettiği gibi bir deli saçmasını ekliyorlar.

BARAJ BIKKINLIK VERDİ

Bu yorumlar kesinlikle kasıtlıdır, yanıltmaya, kandırmaya, zihin bulandırmaya ve daha çok da fitne çıkarmaya yöneliktir. Bırakın izan ve akıl sahibi olmayı, zerre kadar vicdanı olan hiç kimse bu saçmalıklara ne inanır, ne de söyleyenleri affeder. MHP ve baraj iddiaları artık bıkkınlık vermenin de ötesine geçmiştir. Bu güruh içerisinde yer alanlardan, bugüne kadar yapılan hiçbir seçimin öncesinde MHP’nin barajı aştığını duyan olmamıştır. Her seçim öncesinde aynı tekerlemeyi dillerine dolarlar. MHP bunları her defasında hem de tokat gibi cevaplarla yanıltır, ama bunlar ne utanır, ne arlanır, ne de vazgeçerler. Kaldıkları yerden devam ederler. Onun için bu konuda daha fazla zaman harcamaya değemez. Kaldı ki, baraj artık yüzde 50 artı 1 olmuştur ve ittifak bütün partiler için bir tercih değil, mecburiyettir.

DEVLET ADAMI OLMAK SUÇ MU?

Hazine yardımı alma konusunda MHP’ye yönelik değerlendirmeler eğer bir iftira değilse, alçak bir karalamadır. MHP’nin hazine yardımı almak için siyasi manevralar yapacağını söylemek, terbiyesizlikten ötedir ve sayın Bahçeli’nin belirttiği gibi, bu kadarına İmralı’daki bebek katili dahi cüret edememiştir. Sayın Bahçeli’nin siyasete yön verdiği, ülkeyi yönettiği iddiaları ayrı bir komedidir. Devlet adamı olmak, ülkenin ve dünyanın şartlarını doğru okumak, değerlendirmek ve sonuç çıkarmak, bu sonuçlarda isabet sağlamak ne zaman suç oldu? Sayın Bahçeli’nin farkı, doğru şeyi doğru zamanda ve doğru bir alt yapıyla değerlendirmek ve doğru sonuca ulaşmaktır.Ülkeyi yönetmek millet iradesi ile oluşan bir siyasi tercihtir. Ve bu sorumluluğu tek başına taşıyan bir hükümet var. Sayın Bahçeli’nin hükümetin yönetim yetkisiyle ilgili bir şey söylediğini, hatta ima ettiğini ne duyan, ne gören olmuştur. Tam tersine, “biz yerimizi ve haddimizi biliriz” diyerek, millet iradesine saygının zirvesine ulaşmıştır.

OYLAR ARTTTI

Gelelim, MHP ile ittifakın iktidar partisine özellikle güneydoğu bölgesinde oy kaybettireceği iddiasına. Bu iddia da diğerleri gibi mesnetsizdir, kasıtlıdır ve yanıltmaya yöneliktir. MHP’nin ülkenin hiçbir vatandaşı ile sorunu yoktur ve olamaz. “Kürt seçmen” tabiri açık ve kesin bir bölücülüktür. Bu milletin adı Türk milletidir. MHP’nin bölücülerle, teröristlerle, hainlerle her zaman sorunu oldu ve bundan sonra da olacak. Ama bunu belli bölgelerde yaşayan vatandaşlarımızla sorun varmış gibi yansıtmak, alçaklıktır. Nitekim, sorun olacağı söylenen vatandaşlarımız da bunu böyle görmekte ve değerlendirmektedirler. 16 Nisan referandumu sonuçları çok nettir. Bu referandumu gündeme getiren ve iktidar partisiyle birlikte milletin karşısına çıkaran parti MHP’dir. Referandum sırasında kast edilen bölgelerde evet oyu oranı daha önceki seçimlerde iktidar partisinin aldığı oy oranlarının çok çok üzerine çıkmış ve rekorlar kırılmıştır. MHP ile ittifak iddia edildiği gibi oy oranlarını düşürmediği gibi, tam tersine katlamıştır ve göreceksiniz, bundan sonraki seçimlerde de böyle olacaktır. Bu kadar açık ve kesin olmasına rağmen, aksini iddia etmek her ne kadar fitne çıkarmaya yönelik olsa da, beyhudedir.

Yine geldik aynı yere. Herkes varlık sebebinin gereğini yerine getiriyor. MHP yaşatıyor, yüceltiyor, yükseltiyor. Bazıları da bozuyor, karıştırıyor, fitne sokuyor ve yıkıyor.

Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.