SON DAKİKA

Fireyi kim verdi?

Bu haber 15 Ekim 2012 - 12:30 'de eklendi ve 21 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Mahalli seçimleri 5 ay öne alabilmek için yapılacak Anayasa düzenlemesiyle ilgili hesaplar tutmadı ve Türkiye, bu kadar sorunun, bu kadar tehlikenin içinde debelenirken bir de referandum ihtimali ortaya çıktı.

MHP sözünün eridir

AKP ve MHP’nin o saatte mecliste 368 milletvekili bulunmasına rağmen, 360 kabul oyu kullanıldığı anlaşıldı. 8 Milletvekilinin karar değiştirdiği görülüyor. Beraberinde, “bu milletvekilleri kimlerdir, hangi partiye aittir?” tartışması başladı. Kendileri çıkıp beyanda bulunmadıkça bunu anlamak kolay olmayacaktır. Ancak, MHP gibi sözünün eri bir partide fire verme ihtimali bulunmayacağına göre, eksiği geri kalanlarda aramak gerekiyor. Tamamen menfaat ortaklığı olarak şekillenen bir partide bu tür özel hesapların ağır basması çok da yadırganmamalıdır. 5 ay daha fazla belediye başkanlığı ile ilgili kimin ne hesabı, ne bağlantısı, ne menfaati varsa, fireyi de onlar vermiştir. Nitekim, başbakanın ve AKP’nin ölçülerine göre tekrar aday olması imkansız görünenlerin, bu durumu bile bile bugünden adaylık ilanında bulunmaları ve harekete geçmeleri çok önemli bir gösterge değil midir? AKP içindeki dehşet dengelerinin hangi vahametlere sebep olduğunun birçok çarpıcı örneğini gördük. Bu gerçekler orta yerde dururken ve elde hiçbir somut bilgi olmamasına rağmen, firenin MHP’de olduğunu ilan etmek suçluluğun telaşı değilse, iftiranın dik alasıdır. MHP Genel Başkanı Dr. Devlet Bahçeli bu iddialara ”MHP milletvekilleri haysiyetli ve saygın duruşu temsil eden insanlardır. Attığı imzanın altında ölümüne kadar durur” diyerek, çok net bir cevap vermiştir.

Bu külfete değmez

Olan olmuştur artık. AKP ile hareket ederken bir değil, bin defa düşünmek gerektiği bir defa daha anlaşılmıştır. Şimdi önemli olan bundan sonrasıdır. Mahalli seçimleri 5 ay öne alabilmek için referanduma gitmek çok gereksizdir. Ne ülkenin içinden geçtiği kritik dönem, ne mevsim şartları, ne de getireceği külfet buna uygundur. Sayın Cumhurbaşkanın da bu gerçekleri dikkate alarak, referandum yolunu açmayacağını tahmin ediyoruz. Her ne kadar Anayasaya uygunluk konusunda bir sorun görünmüyor olsa da, makul bir gerekçe ile kanunun Meclise iadesi akla, şartlara, siyasete ve ülke gerçeklerine çok daha fazla hizmet edecektir.

Zaman kalmadı

Sonrasında tekrar meclisten geçirme denenir mi? Bu çok gerçekçi görünmüyor. AKP’nin kendi içindeki belirsizliği çözmesi kolay olmayacağı gibi, takvim de çok uygun değil. Zira, fazla zaman kalmamıştır. Düzenlemenin bu hafta içinde sonuçlandırılmaması durumunda, önümüzdeki seçimlere yetişmesi söz konusu olmayacaktır. Çünkü bir hafta sonrası Kurban bayramıdır. Bayram ertesinde Kasım ayına girmiş olacağız ki, seçimle ilgili kanunların üzerinden bir yıl geçmesi mecburiyeti dikkate alındığında, zaten geç kalınmış olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanı’nın kanunu meclise iade etmesi durumunda konu kapanacaktır ve seçim zamanında, yani 29 Mart 2014’te yapılacaktır.

Aynı yıl iki seçim

Mahalli seçimleri 5 ay öne almanın son derece makul ve mantıklı bir izahı vardı. 2014 yılında Cumhurbaşkanlığı seçiminin de yapılacağı düşünülürse, aynı yıl içinde iki büyük seçim hem siyasi partiler, hem seçmen, hem de Türkiye şartları bakımından çok yorucu ve karmaşık olacaktır. İki seçimin birbirini etkilemesi ve AKP’nin elindeki devlet imkanlarını ve kurduğu tek sesli düzeni kullanarak, haksız biçimde avantaj sağlaması kuvvetle muhtemeldir. Bu avantaj vatandaşı ne kadar etkiler ve sandığa nasıl yansır, bunu şimdiden kestirmek çok zor. Ancak kesin olan AKP’nin bu imkanları son sınırına kadar kullanacağıdır. İki seçimin arasını mümkün olduğu kadar açmak, hem siyasetin, hem vatandaşın, hem vicdanın, hem de ülke şartlarının menfaatine olacaktı ve MHP bu sebeple mahalli seçimlerin erkene alınmasını gündeme getirmiş ve yapılan düzenlemeye destek vermişti.

CHP’nin tutarsızlığı

Bu gerçekler orta yerde dururken CHP’nin olumlu baktığını açıklamış olmasına rağmen bundan vazgeçmesini ve meselenin bu noktalara gelmesine meydan vermesini anlamak imkansızdır. AKP’yi besleyen, sıkıştığı her durumda imdadına yetişen, gündem değiştirmesine, kafa karıştırmasına fırsat sağlayan CHP’nin bu tür tutarsızlıklarıdır. Yine aynı şey oldu. Her siyasi partinin, özellikle de muhalefet partilerinin menfaatine olan, gündemi değiştirmeden sessiz sedasız meclisten geçerek kanunlaşması çok kolay görünen bir mesele, önce CHP’nin yan çizmesi, sonra da bazı özel hesaplar sebebiyle ciddi bir kriz noktasına geldi.

Kaybedecek zaman yok

Türkiye’nin bu tür suni gündemlerle kaybedecek zamanı yoktur. BOP bataklığında debelenirken kendimizi sonu belirsiz bir savaşın eşiğinde bulduk. Terör belasını da buna eklemek gerekiyor. Bütün siyasi partilerin ve kamuoyunun bu noktalara kilitlenmesi ve Obama’nın gösterdiği sopanın korkusuyla AKP’nin ülkenin başına yeni ve gereksiz belalar açmasının önüne geçilmesi, en ivedi ve temel meseledir.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.