Asikurtlar©

Fiili Durummuş

Fiili Durummuş
03 Haziran 2016 - 8:57 'de eklendi ve 4227 kez görüntülendi.

 

 

“Cumhurbaşkanını halkın seçmesi demokrasi tarihimizde bir dönüm noktasıdır. 21-22 milyon oy alan bir cumhurbaşkanı ‘Ben işe karışmam’ diyebilir mi? Anayasa ne söylerse söylesin, cumhurbaşkanının fiili olarak siyasi sorumluluğu doğmuştur. Yeni anayasa ile sistemin yolunu açma zamanıdır. Başkanlık sistemini bu ülkeye getireceğiz.”
Bir Başbakan böyle konuşabiliyorsa kendisine sormak lazım; acaba bu fiili durum nedir? Mesele oy ise kendisinden daha yüksek bir oy oranı ile iktidara AKP ve sayın Davutoğlu seçilmiştir. Fiili durumdan kasıt sayın Davutoğlu’nun yönetiminden kasıtsa, bu da çok yanlış bir telaffuzdur; çünkü Davutoğlu’nun yönettiği Türkiye, sayın Erdoğan’ın yönettiği ve içinden çıkılmaz bir hal alan Türkiye’dir.
İşte bu noktada sayın Yıldırım demek istiyor ki, ‘Ben ve kabinem sayın Cumhurbaşkanına biat edeceğim, oluşan yönetim boşluğunu ben görevim olduğu halde, düşük profilinden dolayı dolduramayacağız. Bu nedenle siz anayasayı manayasayı boş verin Cumhurbaşkanı fiili olarak doğan sorumluluğunu yerine getirecektir. Adeta bir kayyım gibi…’ Bu nedenle hayallerindeki Türkiye tarifini yaparken, ‘Büyük bir şirket gibi’ benzetmesini yapıyorlar.
Ya hemşerim Suriye politikasını mimarı kim? Emevi camisinde namaz kılacağız diyen, bizi çöle saplayan sayın Erdoğan. AB politikasını çıkaran, Suriyelileri Avrupalılarla pazarlık konusu yapmak için sınırlarımızı Suriyeli mültecilere açıp, memleketin huzurunun bozulmasını sağlayan sayın Erdoğan. Avrupalılarla Kayseri pazarlığı yapan Davutoğlu.
Eğitimi batıran, sağlığı paralıya çeviren, doları konuşmalarıyla alevlendiren, ekonomiyi ehil olmayan insanlara teslim eden sayın Erdoğan. Teröristlerle içli dışlı olan, onlar için diyalog, uzlaşı masası kuran, onlarla anlaşma yapan, en son Dolmabahçe Mutabakatı ile bu görüşmeleri taçlandıran, sonra da birden bire çözüm denen illeti buzdolabına koyan sayın Erdoğan’dır. İyi de siz hangi fiili durumdan söz ediyorsunuz sayın Başbakan?
2003 yılından beri ülkeyi önce Başbakan sıfatıyla, sonra da Cumhurbaşkanı olarak, AKP’nin tek adamı olan sayın Erdoğan yönetmektedir. Demek oluyor ki ülkede 13 yıldır bir yönetim boşluğu var, Başbakanlar görevini yapmadıkları için fiili durum oluşmuş, AKP zihniyeti ülkenin başına kayyım atamıştır. Dışarıdan bakınca, sizin açıklamalarınızdan bu anlaşılıyor.
Şimdide bu fiili durumu yasal, anayasal bir duruma dönüştürelim diyen herkese soruyorum: Olayın meydana geldiği ilk günlerde düşürülen Rus uçağı için bugün olsa yine aynı davranırdık diyen de Erdoğan’dı, dün bir pilot hatası yüzünden Rusya bizi suçlu koltuğuna oturtamaz diyen de Erdoğan.
Erdoğan’la birlikte geçirdiğimiz dün söylediğinin bugün tam tersini söyleyen biri adının önüne Devlet Başkanı koysa ne olur? Ne değişir? Fiili durumdan kaynaklanarak, yüksek yargıyı çay bahçelerine Rize’ye değil de, Brezilya’ya kahve toplamaya mı götürür? Açıklama yaparken sayın Yıldırım bir anekdot anlatıyor:
“Biz İsveç’te okurken bir İngiliz profesör vardı. Değişik memleketlerden talebeler vardı. Sınıfa giriyoruz. Siyahi vatandaşların yüzüne bakıyor. Bize bakmıyor. Canım sıkıldı bir böyle iki böyle. Daha sonra dedim ki sen beni tanıyor musun hocam? Aramızda bir sorun mu var? Şaşırdı. Onlar dedi girince yarı beline eğiliyor, ‘ yes sor’ diyor, beni iplemiyor. Ben biliyorum niye böyle yapıyorlar. Dünyada esaret altına girmeyen iki ulus var. Biri İngilizler diğeri Türkler. Hocam eksik biliyorsunuz dedim. Dünyada esaret altına girmeyen ve almayan bir ülke var o da Türkiye dedim.”
Evet sayın Yıldırım çok doğru, “Dünyada esaret altına girmeyen almayan bir ülke var o da Türkiye” demişsiniz ya, altına imzamı atarım. Ancak siz Türk Milletinin duruşunu gösterememiş, fiili durum miili dururum diyerek, yerinizi sağlamlaştırmak için sayın Erdoğan’a biat etmeyi çoktan kabul etmişsiniz.
Allah bu memleketi korusun!
Sağlıcakla kalın!

Fikri Atılbaz

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER