Asikurtlar©

Fetva Bitmiştir!

Fetva Bitmiştir!
16 Ağustos 2016 - 20:03 'de eklendi ve 4175 kez görüntülendi.

 

 

Bu ülkede İslam adına yapılan en mühim iş nedir biliyor musunuz?..
Samimi söylüyorum… “Yat – kalk – sürün!..” kısmı dahil “Askerlik”tir!..
Emir komuta zinciri içinde ulü’l- emre itaat sadedinde ve usul-ü dairesinde askerlik hizmetinin yerine getirilmesinin, Müslümanlar için ne kadar önemli olduğunu “15 Temmuz cehennemi” herkese göstermiştir!
Dünyada milletler ve onların kurduğu devletler vardır. Bu devletler sınırlarını korumak için ordu beslerler. Beslenen bu ordular, düşmanı caydırmak için hazırlık yaparlar.

Bu sebeple, zaman içinde sivillere oranla asimetrik bir enerjiye ve savaş gücüne sahip olurlar.
Mesela esaslı sivil otomobiller 150 beygir güce sahipken; tanklar 1.500 beygir gücüyle hareket ederler.
Sürücüler, yasak olduğu halde saatte 200 km hız yaparken, savaş jetleri, saatte 2.000 km. hıza ulaşırlar.
En kalabalık ailenin veya baba aşiretin beş on bin yanaşık düzen delikanlısı varsa ordular yedekleriyle birlikte milyonlarca genci talimden geçirirler.

İşte bütün bunlar, askerin yaptığı hayırlı bir işi, sivilin yaptığı işten tam on kat değerli kılar. Aslına bakarsanız böyle bir kıyaslama bile yapılamaz!

DAEŞ gibi vahşet üreten gayri milli yapıların emrine girebilen ilim yoksunu bir asker düşmanı eğer mücahitse; Türk ordusundaki her çavuş doğrudan doğruya evliyadır!
Daha Türkiye Cumhuriyetinin tarihinden, ruhundan, askerine özgü mecburiyetlerinden bahsetmedim.
Ondaki müjdelenmiş asker geleneğini, Asakir-i Mansure-i Muhammediye yönünü anlatmadım.
Cehaletten, kurnazlıktan, hile ve desiseden uzak, kışlasında yaşayan Mehmetçiğin, siyaset kurumuna nasıl emanet edilmiş olduğunu hatırlatmadım.

Vatandaşın vergisiyle emniyet, istihbarat ve adalet sorumluluğu taşıyanların, o 2225 yıllık kahraman orduyu, 40 yılda ve bilhassa son 10 yılda nasıl ele kaptırdığını kimsenin başına kakmadım!
Önümde iki tane yemin var. Bunlardan birincisi Devlet Memurluğuna başlarken edilen yemin…
İçinde: “Anayasada ifadesini bulan Türk Milliyetçiliğine sadakatle bağlı kalacağıma…” gibi ifadeler var.
İkincisi ise Asker yemini… Onun da özünde: “Türk sancağını canından aziz bilmek ve icabında vatan, cumhuriyet ve vazife uğrunda ölmek” var.

İkisinin de ortak özelliği, sözü: “Namusum ve şerefim üzerine ant içerim” diyerek bitirmeleri!
Şimdi o iftiracı savcılar, adaletsiz hâkimler, kafası gözü dağılmış o generaller bu yeminleri etmediler mi?
Bir memuru, bir Türk askerini namustan ve şereften böylesine uzaklaştıran İslamiyet mi?
Hayır, bana sorarsanız daha ziyade “dini cehalet”tir!..

Sonra da bu cehalete bindirilmiş şu Amerikan usulü saadet zinciridir.
Yola girip yoldaş buluyor, dişinizi sıkıp terfi alıyorsunuz!.. Bunun adı “devlet içinde devlet”tir!
İnternette o kadar çok “devlet memuru yemini” aleyhinde verilmiş fetva var ki…
İnsan, orasına burasına ayet hadis karıştırılmış bu cehaleti gördükçe olanı biteni daha iyi anlıyor.

Lanet olsun bu cehaleti Nuh nebiden kalma içtihatlarla ihanete dönüştüren o yobazlara!..
Lanet olsun genel kültüründe tarihe, askerliğe, inkılaba, devletler ve idare hukukuna dair en ufak bir bilgi olmadan “devletin İslam’a nazaran durumu” hakkında atıp tutanlara…

15 Temmuz günü kendi vatandaşının üzerine mermi yağdıran sefiller, o fetvalarla beslendiler. Amerika’nın emrine girerek Türk ordusuna olan güvenin sarsılmasına yol açan o darbeciler, gönüllerini çalıntı fetvalarla, vicdanlarını süslü vaazlarla teskin eylediler.

Ben şimdi “ilke, inkılâp” gibi kelimelere “küfür lafzı” diyerek yeminini bozmuş; dolayısıyla da namustan şereften olmuş cahillere soruyor ve “Tarih”i fetva makamına oturtuyorum:
İnsanlar devletleri ne için kurmuştur?

El cevap: Güvenlik ve savunma için kurmuştur.
İslam Peygamberi de onun için mi kurmuştur?
El cevap: Evet onun için kurmuştur. Tebliğ hakkı varsa devlet sahihtir.
Müslümanlar siyasi coğrafyada nasıl yaşarlar?
El cevap: Devletler halinde yaşarlar.
Peki bu devletlerden güvenlik hizmeti almak için ne yapmak gerekir?
El cevap: Vergi vermek ve kanunlarına uymak gerekir!
Devletin, Müslümanın ırzını namusunu, malını, mülkünü, mesken masuniyetini koruması dinen caiz midir?
El cevap: Caizdir ve hayırlıdır.

Müslümanın canını, malını, ırzını namusunu koruyan böyle bir devletin aleyhinde olarak Müslümanın namusunu ve şerefini tehlikeye atmanın dindeki karşılığı nedir?
El cevap: Küfürdür!
Yeminini çiğnemenin, Müslümanlar arasında kardeş kavgası çıkarmak isteyenlere fırsat vermenin hükmü nedir?
El cevap: Namussuzluk ve şerefsizliktir.
Devletin iç savaşla zayıflaması halinde düşmanın Müslümanların canını, malını, ırzını ve namusunu çiğnemesinin vebali kimindir?

El cevap: Devlete karşı olan vazifelerin yerine getirmeyenlerindir.
Kimindir?
El cevap: Yeminini çiğneyenlerindir!
Kimindir?
El cevap: Namussuzların ve şerefsizlerindir!..
Haydi şimdi kodese!..
Fetva bitmiştir!
Şükrü Alnıaçık

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER