Asikurtlar©

FETÖ’nün Siyaset Ayağı Ortaya Çıkarılmazsa Tehdit Sürecek

FETÖ’nün Siyaset Ayağı Ortaya Çıkarılmazsa Tehdit Sürecek
28 Eylül 2016 - 18:06 'de eklendi ve 4670 kez görüntülendi.

 

 

15 Temmuz’da gerçekleşen FETÖ merkezli darbe teşebbüsünden bu yana 75 gün geride kaldı.
241 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 2185 vatandaşımızınsa yaralandığı bu kanlı ve aşağılık girişimin sonuçlarını hala yaşamaya devam ediyor, konuşuyor ve tartışıyoruz.
FETÖ bağlantılı olduğu tespit edilen 2500’e yakın kurumun kapatıldığı, tutuklu sayısının 20 bini aştığı, açığa alınan veya görevlerinden uzaklaştırılan kamu görevlisi sayısının nerdeyse 100 bini bulduğu dikkate alınırsa, durumun vahameti her yönden daha anlaşılır oluyor.
Özellikle görevlerinden uzaklaştırılan kamu personeli sayısındaki devasa rakam ise kaygı verici ve üzerinde soru işareti barındıran bir algının toplumda oluşmaya başladığına işret ediyor.
Zira bu rakam, Türkiye’nin sosyolojik gerçekleri ile beraber düşünüldüğünde ortaya neredeyse 1 milyon kişiye yakın bir kitlenin, görevden almalarla beraber doğrudan etkilendiğini de gözler önüne seriyor.
Şuana kadar yetkili ağızlardan yapılan açıklamalarda, kamu görevlileri başta olmak üzere FETÖ terör örgütüyle şahısların bağlantısının tespit edilmesinde, BYLOCK ismi verilen ve cep telefonlarına yüklenerek, bizzat FETÖ’nün merkezi yapılanması tarafından verilen şifrelerle sisteme giriş yapıp, kullananların belirlenmesi kıstasının esas alındığı anlaşılıyor.
Açıkçası FETÖ bağlantılı olanların tespit edilmesinde kullanılan bu yöntem akılcı bir yöntemdir. Neticede bu programın adını dahi -FETÖ mensubu olanlar hariç- Türkiye sadece 15 Temmuz’un ardından ilk kez duymuştur.
Peşinen söylemek gerekir ki FETÖ’nün açıkça “profesyonel istihbarat” desteği almadan bunca teknolojik imkâna ve akla ulaşabilmesi mümkün değildir.
* * *
Bu anlamda nereden, hangi ülkelerden teknik destek ve eğitim gördüğü sorusu bugün artık cevapsız kalan bir soru da değildir.
Dolayısıyla BYLOCK kullanan şahıslara baktığınızda doğrudan malum terör örgütüne mensup olan şahısların, şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kimlikleri açığa çıkıyor.
Aralarında sıradan devlet memurlarından tutun, iş adamlarına, sözde gazeteci ve medya mensuplarına, akademisyenlere, hâkim ve savcılara, polislere ve askerlere varıncaya kadar çok sayıda üst düzey bürokratın da olduğu artık su götürmez bir gerçeklik olarak karşımıza çıkıyor.
Şimdi gündemde BYLOCK programını kullananlarda ikinci dalganın geleceği ve bu kez 20 bin kişilik yeni bir isim listesinin hazırlandığı var.
Bunca şahıs ve kurum FETÖ bağlantılı olduğu gerekçesiyle deşifre edilmişken, hala işin siyaset ayağında kimlerin olduğunun açıkça açığa çıkarılmamış olması ise toplumun genelinde merak uyandıran ve cevaplandırılması gereken bir soru olarak hafızalarda yer bulmuştur.
Acaba BYLOCK programını kullanan siyasi isimler kimlerdir?
FETÖ askeri darbe yapmayı planlayacak kadar büyütülmüş, işi gözü dönerek canilik edip vatandaşı asker kılığına girerek katletmeye kadar götürmüşken, şayet 15 Temmuz girişimi başarılı olsaydı kimleri Türkiye’nin yönetiminde söz sahibi yapacaktı?
Daha açık bir ifadeyle, FETÖ’nün Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakanlar Kurulu gibi makamlar için seçtiği ve görevlendirdiği isimler kimlerdi?
15 Temmuz gecesi ilan edilen “Yurtta Sulh Konseyi” adı verilen FETÖ’ye ait terör oluşumunun üyeleri kimlerdi?
Bu sorular cevap bulmazsa, üzerine gidilip gerekenler yapılmazsa Türkiye çok daha büyük bir sorunla karşı karşıya kalacaktır.
* * *
Tehlikelerin en büyü bu soruların cevap bulmamasından beslenmekte, yine bugünlerde kimi çevrelerce ifade edilen “ikinci dalga gelecek” türünden sözlerle toplumda yaratılan korku iklimi aynı kaynaktan yolunu bulmaktadır!
Türkiye’yi yönetme sorumluluğu hali hazırda Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) üzerindedir ve Türk Milleti, FETÖ ile mücadelede AKP’den icap eden tüm adımların atılırken, FETÖ ile bağlantılı olan, FETÖ mensubu siyasi çevrelerin ve isimlerin kimler olduğunun açığa çıkmasını şiddetle beklemektedir.
Caddede, sokakta, aile içi konuşmalarda, dost meclisindeki tartışmalarda dikkat edin sürekli herkes bu konuyu konuşuyor.
Hükümetin bunu bilmemesi gibi bir durum söz konusu olamayacağına göre hala neden icap edilen adımlar atılmıyor, atılamıyor?
Her çevreye sızan FETÖ, sadece AKP’ye mi sızmamıştır?
Böyle bir şeyin mümkün olmadığını herkes biliyor…
Bu manada AKP, FETÖ bağlantılı siyasi isimlerin en çok kendi bünyesinde bulunmuş ve hala da bulunuyor oluşundan endişe ediyor olabilir.
Durumun tabiatı itibarıyla, 11 yıl FETÖ ile yol arkadaşlığı yapmış olmanın AKP’de yarattığı infial elbette derin ve büyüktür.
Ancak bugün asıl mesele ise Türkiye’yi buhrandan çıkarmak, ülkeyi kan deryasına sürüklemek isteyen FETÖ terör örgütünün uzantılarını temizlemek olmalıdır.
Sonu nereye varırsa varsın FETÖ’nün siyasi uzantılarının üzerine gidilmesi Türkiye için hâlihazırda hayatiyet derecesinde önemli bir konudur.
Şayet AKP, FETÖ’nün siyaset ayağının üzerine gidilmesi konusunda böylesine kadük ve çekimser davranırsa, bu işin altından kesinlikle kalkamaz.
O yüzden vakit geçirmeden ve bir an evvel boşlukta kalan FETÖ terör örgütünün en önemli ve hatta bir noktada merkezi olan siyaset yapılanmasının üzerine sonuna kadar gidilerek, bu alandaki isimleri temizlemek, Türkiye’yi yönetme sorumluluğu taşıyan iktidarın şimdiki en büyük sorumluluğudur.

İsmail Özdemir

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER