SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Ezberleri Tekrarlamak Sonucu Değiştirmiyor

Bu haber 19 Eylül 2014 - 10:15 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi’nde yaptığı konuşma, başbakanlığı döneminde yaptığı konuşmaların bir tekrarı olmaktan ileri gidemedi. Bu durum beraberinde yeni sorular ve sorular da ortaya çıkarıyor.

İcraatın içinden

Her şeyden önce bir icraatın içinden konuşmasına diğer partilerin de kendi değerlendirmeleriyle karşılık vermesinden daha doğal bir şey olamaz ve bu durum Cumhurbaşkanının saygınlığını ve partiler üstü konumunu tartışmaya açar. Nitekim, biz daha ilk günden Cumhurbaşkanı makamını günlük siyasetin içine sokmamak ve saygınlığını korumak için asıl görevin Cumhurbaşkanına düştüğünü söyledik. Oysa sayın Erdoğan bırakın kendisine yönelik eleştirileri, doğrudan Başbakana yöneltilmiş değerlendirmelere bile cevap vermeyi üzerine vazife aldı. Bir Cumhurbaşkanından çok, yürütmenin başı edasıyla yaptığı konuşmada kullandığı argümanlar da, ayrı bir tartışma konusu olmaktadır.

Rakamlar ve söylenenler

17-25 Aralık tarihlerinde ortalığa saçılan ve dünyanın gördüğün en büyük yolsuzluk ve rüşvet iddialarını bir darbe girişimi olarak nitelendirme çabasını bir kenara bırakıyorum. Her ne yaparlarsa yapsınlar, bunu ne unutturmaları, ne ortadan kaldırmaları, ne de birgün mutlaka adil ve bağımsız bir yargı önünde bunun hesabını vermekten kurtulmaları asla mümkün değildir. Zaten kendileri de bunun farkındadırlar. Daha çok ekonomik değerlendirmelerdeki çelişkiler üzerinde durmak gerekiyor. Malum, AKP adına her ağzını açan, uçmaktan, büyümekten, zenginleşmekten bahsediyor. Oysa, kendi verdikleri rakamlar, çok net ve kesin şekilde ortada bir büyüme, gelişme ve zenginleşme olmadığı gibi, bazı alanlanda yerinde saymayı bile başaramadıklarını ortaya koyuyor.

Genel ortalamayı bile yakalayamadılar

Sayın Cumhurbaşkanı aynen şunları söyledi: “Türkiye ekonomisi 2003-2013 arasında yüzde 5 oranında büyüme kaydetti. Bu sene yüzde 3 gibi büyüme öngörülüyor.” Bu cümlenin hemen arkasına da şunu ekledi: “Bugün İstanbul sermayesi kazanırken Anadolu’nun kaybettiği değil, herkesin kazandığı bir ülke var.” AKP öncesindeki 80 yılın ortalama büyüme hızı yüzde 5’dir. AKP ile geçen 12 yılın ortalama büyüme oranı yüzde 5’in biraz altındadır. Bu yıl yüzde 3 olması bile çok mümkün görülmüyor. Siz daha genel ortalamayı bile tam olarak tutturamamışsınız. Hani, AKP döneminde destan yazmıştık? Kimi kandırıyorsunuz? Ortalama yüzde 5 büyüyerek herkesin kazandığı bir ülke ortaya çıkıyorsa, o zaman dönüp sizden önceki bütün hükümetlere en azından bir teşekkür etmek zorundasınız.

İki sıra geriledik

Ekonominiz sizden önce olduğu gibi yüzde 5 büyüyecek, ama kişi başına düşen milli gelir birden bire 10 bin dolara çıkacak. Nasıl oluyor bu? Güzel bir komedi. Nitekim, diğer rakamlar da AKP iktidarı döneminde ekonominin bırakın yerinde saymasını, bir miktar geriye gittiğini kesin şekilde ortaya koyuyor. Böyle olduğu içindir ki, AKP’ye teslim edilirken dünyanın 16’ncı sırasında bulunan Türkiye ekonomisi, bugün 18’nci sıraya gerilemiştir. “Yol yaptık, köprü yaptık, hızlı tren yaptık, Marmaray yaptık” övünmelerinin içi boştur. Bütün bunlar öz kaynaklarımızla ve sermayemizle değil, borçla yapılmıştır ki, her doğan çocuk 5 bin 500 dolar borçla dünyaya gözlerini açmaktadır. Eğer iş başında milli, dürüst, kararlı ve imanlı bir hükümet olsaydı, bu kadar borçla Türkiye bugün emin olun çok başka yerlerde olur ve alt yapı sorununu tamamen çözerdi. Bunlar yapılmışsa, bu kadar yalana ve talana rağmen yapılmıştır.

10 büyük ekonomi yalanı

Enflasyon ve kişi başına düşen milli gelir hesapları ile IMF’ye borcun ödenmesinin nasıl bir tiyatro olduğunu daha önce defalarca yazdık. Yüzde 11 faizle borç alıp, yüzde 1 faizli IMF borcunu ödemeyi büyük ve eşsiz bir başarı göstermek, insan aklıyla alay etmenin dünya çapındaki örneğidir. Masa başında milli geliri bir gecede 10 bin dolara çıkardılar, ama 6 yıldır üzerine bir tek kuruş koyamıyorlar. Bir de, Cumhuriyetin yüzüncü kuruluş yılı olan 2023’de dünyanın en büyük 10 büyük ekonomisi arasına girme komedisi var. 2023 yılına şurada 9 yıl kaldı. Ekonomik büyüklük olarak bizim önümüzdeki 17 ülkenin tamamında gelecek 9 yıl içinde büyüme sıfır olsa; buna karşılık Türk ekonomisi de bırakın yüzde 5’i, yüzde 8 büyüse, 2023 yılında geleceğimiz yer ancak 13’ncü sıra olabilir. Bu kesin gerçek orta yerde dururken, “ilk 10 ekonomi arasına gireceğiz” demek, sadece bir tiyatro değil, aynı zamanda bunu dinleyen herkese, “sen geri zekalısın” demektir.

İtiraf

Sayın Cumhurbaşkanı Başbakanlıkta kaldığı yerden devam ederken bir itirafta daha bulundu: CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Başbakana yazdığı mektubu hatırlatarak, “İşte 2000’li yıllarda malum 26 bankanın battığını söylüyor beyfendi, şimdi diyor bir bankanın batırılması için çalışılıyor. Bir bankanın batırılması için çalışılmıyor. O banka şu anda batmış zaten. Şimdi bu batan böyle bir finans kuruluşunu, biz de o dönemde olan yanlışları tekrarlayarak aynen devam mı ettirelim?”

Neresini düzeltelim?

Başbakanken bunları söylemesini siyaset cilvesi olarak kabul ediyorduk, ama bir Cumhurbaşkanı daha dikkatli hareket etmek zorundadır. Bu lafların neresinden başlayıp neresini düzeltelim. Bir kere sizden önceki hükümet o bankaları batırmadı, batmış olarak kucağında buldu. Bir daha aynı şeyler olmasın diye, bir taraftan batıranlardan hesap sordu, diğer taraftan bankacılık sistemini sil baştan değiştirdi ve sağlam bir yapıya kavuşturup size teslim etti. Nitekim bizzat kendi bakanlarınız sistemi hazır bulduklarını defalarca itiraf ettiler. Şimdi çıkmış hem bankacılık sisteminin çok sağlam olduğunu söylüyorsunuz, hem de bir bankanın battığını ilan ediyorsunuz. Eğer ortada bir yanlış varsa, bunu siz yapmışsınız.

Ekonomi duvara dayandı

Yazacak çok şey var. Şu kadarını söyleyelim. Türk ekonomisi bir borç ekonomisidir ve artık duvara dayanmıştır. Yarın ne olacağını kimse kestiremiyor. Bunun sizde farkındasınız, bütün dünya da farkında. Telaşla sağa sola saldırmak, 12 yıldır içi boş övünmelerinize dayanak yaptığınız kredi derecelendirme kuruluşlarını şimdi hedef göstermek, ne yazık ki bu gerçeği değiştirmiyor.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.