SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Ey Yaşar Kemal;Bütün Türkiye senin köyün gibi

Bu haber 28 Mayıs 2013 - 10:46 'de eklendi ve 34 kez görüntülendi.

Yaşar Kemal’in bir sözü bütün gazetelerde ve televizyonlarda haber oldu. Bazı büyük gazeteler manşet bile yaptılar. Doğup büyüdüğü Çukurova’ya giden Yaşar Kemal, “Burada cennette büyüdüm ben. Köydeki tek Kürt aileydik. Ama hiç kötülük görmedim. Bin yıl beraberdik. Türkiye bunu dinlesin: Bütün Türkiye benim köyüm gibi olsun” demiş.

 

İftiranın itirafı

 

Bu sözler bir Türkiye gerçeğidir. Aynı zamanda yıllardır bu millete nasıl iftara edildiğinin, bu devletle hesabı olanların hangi yalanların arkasına saklanarak hain emellerine ulaşmaya çalıştıklarının da itirafıdır. Türkiye Cumhuriyeti topraklarının hiçbir yerinde etnik kökeni farklı olduğu için hiç kimseye farklı muamele edilmemiştir. Hele Kürtlere asla edilmemiştir. Kişisel yanlışlıklar, darbe dönemlerinin toplumun her kesimine başka türlü etki eden zulümleri olmuş olabilir. Ancak, bu Türk milletini bağlamaz ve etkilemez. Zaten başka türlü olsaydı bu millet bu topraklarda bin yıldır nasıl kardeşçe yaşardı? Bir başka deyimle, bin yıldır kimse kimseyi farklı görmedi, kız alıp verdi, kederde, tasada, sevinçte ortak oldu, omuz omuza savaştı, bu Cumhuriyeti birlikte kurdu da, son 30 yılda mı, bütün bunlardan vazgeçti? Demek ki, son 30 yıldaki sorun milletin kendi arasında değil, bir takım hain hesaplar yapanların kafalarındadır. Nitekim, bugün gelinen noktada bu hesapların ne olduğu, kimlere ve nerelere dayandığı, neyi hedeflediği ve bunun için hangi alçak planların yapıldığı bütün çıplaklığı ile ortaya çıkmıştır.

 

Halaçoğlu’nu teyit etti

 

Yaşar Kemal her ne kadar bilineni tekrarlamış olsa da, farkında olmadan kendisinin de içinde olduğu bir oyunu bozmuş, bir büyük yalanın sonunu getirmiş ve kendi kendini tekzip etmiştir. Bu büyük ihanete çanak tutmaya çalışırken, nasıl bir iftira kampanyası yürütüldüğünü belgelemiştir. PKK ile Kürt milletinin tamamen ayrı olduğunu ispatlamıştır. Zaten bu ihanet sürecinin gözden kaçan veya kaçırılan ayrıntıları, bunun böyle olduğunu ortaya koymuştur. Şu rezilliğe bakınız ki, başta İmralı’daki bebek katili olmak üzere PKK yönetim kademelerinde bulunanların, hatta onların siyasi uzantılarının hiç biri aslen Kürt değildir. Bir çoğu dönme, kimisi başka etnik kökendendir. Bir çoğu Müslüman olmadığı gibi, mukaddes dinimizle alay ettikleri bilinen bir durumdur. MHP Kayseri Milletvekili Yusuf Halaçoğlu, bilim adamı kimliği ile yaptığı çalışmalarda bütün bunları belgeleriyle ve bütün ayrıntılarıyla ortaya koymuş, ancak her ne hikmetse görmezden gelinmiştir. Yaşar Kemal’in sözleri aynı zamanda sayın Halaçoğlu’nun teyididir.

 

Dün böyleydi, bugün de böyle

 

Yaşar Kemal söylemese de, biz zaten PKK gerekçelerinin ve onlara inanıp destek verenlerin bu millete iftira ettiklerini yıllardır söyleyip yazıyoruz. Zira, Türkiye gerçeğinden haberdar olan, biraz halkın içine karışan herkes bunun böyle olduğunu görür ve bilir. Defalarca yazdım, yine tekrarlayayım. Ben Kars’ın Sarıkamış ilçesinde doğdum, büyüdüm. En yakın komşularımız Kürt kökenliydi. İlkokul’dan başlayıp Liseyi bitirinceye kadar sıra arkadaşlarımdan birisi mutlaka Kürt kökenli olurdu. Tam da Yaşar Kemal’in söylediği gibi kimsenin kökeni, dili bizi hiç rahatsız etmedi. Tam tersine bunu bir zenginlik sayar, paylaşırdık. Eminim ki, bu durum Türkiye’nin istisnasız her yerinde böyleydi. Bugün de böyledir.

 

Kürtçeyi nerede öğrendiniz?

 

Kürt kardeşlerimiz hiçbir zaman bu ihanete ortak olmadılar. Ama Kürtler üzerinden bu milletin arasına nifak sokmaya çalışanlar yıllarca bu milleti, “Kürtçe konuşmamız engellendi. Baskı ve zulüm gördük” diye kandırdı, ihanetlerini de bunun üzerin bina ettiler. Bunu diyenlere, gerek yazdığım yazılarda, gerek katıldığım televizyon programlarında, her zaman şunu sordum: “Deden, ninen, annen, baban Kürtçe biliyor mu? Biliyor. Sen, çocukların Kürtçe biliyor musunuz, biliyorsunuz. Hatta annenizin Türkçe bilmediğini, gittiği sağlık kurumlarında tercüman olması gerektiğini söylüyorsunuz. Eğer iddia ettiğiniz gibi bu ülkede Kürtçe yasaklanmış olsaydı, bundan dolayı bir takım baskı ve zulümler yapılsaydı, o zaman bu Kürtçeyi nerede öğrendiniz?”

 

Çözüm tezgahı

 

Bu soruya makul bir cevap hiçbir zaman verilemiştir. İhtilal dönemlerinin bir takım zalimlikleri örnek gösterilmiştir. Ancak o zulümlerin sistemli olduğu ve başta ülkücü ve milliyetçiler olmak üzere toplumun çeşitli kesimlerine uygulandığı unutulmuştur. Bütün bunlar bir oyun, bir tezgahdır. Bu milletin yıllarca bir yalan ve iftira bombardımanı ile etki altına alınıp, en ağır ihanetleri bile hazmedecek duruma getirilmek istendiğini bugünkü sonuçlarıyla ve içimiz sızlayarak görüyoruz. Önce, bu tezgahı kurdular, şimdi de “çözüm” diyerek gerçek emellerini hayata geçirip, bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü çözüyorlar. Ülkenin belli bir bölgesi PKK ve ihanet güruhunun insaf ve inisiyatifine terk edilmiştir. O güruhun ne istediği, ne hedeflediği uygulamalarıyla ortaya çıkmıştır. Bir taraftan çekilme tiyatrosu oynuyor, diğer taraftan bölgenin tam ve kesin kontrolünü ellerine geçirebilmek için provalar yapıyorlar. Bir taraftan “barış, kardeşlik” masalları anlatıyorlar, diğer taraftan ayrı bir dil, ayrı bir bayrak, ayrı bir millet ilanında bulunuyorlar.

 

Söylenen başka, yapılan başka

 

Sayın başbakan tek devletten, tek bayraktan, tek milletten, tek vatandan söz ediyor. Bütün bunların emniyet kilidi olan tek dili dışarıda bırakıyor. Böyle bir zihniyetin, böyle bir uygulamanın ne getireceği ve nelere mal olacağı artık anlaşılmıştır. Bugün yaşananların neresinde iyi niyet, neresinde barış, neresinde tek millet, tek vatan, tek devlet, tek bayrak var? Söylenen başka, yapılan başka. Gösterilen başka, uygulanan başka. Yaşar Kemal’in sözleri başta kendisine, sonra bu ihanetin içinde olanlara, ama herkesten önce AKP’ye bir cevaptır: Yıkım sürecinin ne kadar temelsiz olduğunun ve bu gidişin bölünmeden ve parçalanmadan başka bir şey getirmeyeceğinin ilanıdır.

 

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.