SON DAKİKA

Ey Amerika!..

Bu haber 16 Mayıs 2017 - 21:13 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

Türkiye-ABD ilişkilerinde çok kritik bir virajdayız. Yüksek beklentilerle başlayan Obama dönemi, bizim açımızdan kelimenin tam anlamıyla fiyaskoyla sonuçlandı. Cumhuriyet tarihi boyunca iki ülke arasındaki ilişkiler hiç bu kadar gerilmemişti. Suriye’deki yıkıma bağlı olarak, menfaatler ayrıştı ve hatta çatıştı. ABD, emperyalist emellerini hayata geçirmek için hiçbir kural tanımayan bir tavır sergiledi. Oysa, ABD ve Türkiye stratejik ortak olmuşlardı. NATO’da beraber hareket ediyorduk. Bütün bunların bir şekilden ibaret olduğu, acı biçimde bir defa daha belgelendi.

ŞEYTANİ PLANLAR
Artık hiç dolandırmaya ve uzatmaya gerek yok. ABD her ne pahasına olursa olsun BOP’lu yolu tamamlamak ve Ortadoğu’yu yeniden düzenlemek istiyor. Bunun için de şeytani planlar yapıyor ve hayata geçiriyor. DEAŞ’da bu planın bir parçasıdır, PKK’da bu kanlı oyunun piyonudur. FETÖ, PYD-YPG maşa olarak kullanılmaktadır. Asıl olan Büyük İsrail’in tamamlanması ve böylece enerji hatlarının ele geçirilmesi ve İslam dünyasının kontrole alınmasıdır. Bunun için milyonlarca Müslümanın kanı dökülmüştür ve anlaşılan daha dökülecektir. Ülkeler yerle bir edilmiş, yönetimler değiştirilmiştir. Sınırlaryeniden çizilmektedir.

TERÖR ÖRGÜTÜYLE İŞBİRLİĞİ YAPIYOR
Daha önce Türkiye bu kanlı planın bir parçası olarak kullanılmak istendi. Ancak, Türk milletinin direnci karşısında bütün planlar bozuldu. PKK ağır darbeler alırken, FETÖ’nün kalleşliği büyük ve şanlı bir direnişle püskürtüldü. Fırat Kalkanı Operasyonu DEAŞ üzerinden yapılan bütün hesapları boşa çıkardı. Bunun üzerine PYD-YPG’ye yöneldiler ve bu kanlı örgütü karşımıza diktiler. Sanki bir devletmiş gibi bize rakip hale getirdiler. Silah ve mühimmat yardımı yapıp, Suriye’de sahaya sürdüler. ABD terör örgütlerini her zaman kullandı. Fakat bütün dünyanın gözleri önünde ilk defa bu kadar açık şekilde bir terör örgütü ile işbirliği yapılıyor. Ve bu terör örgütünün dönüp dolaşıp geleceği yer, kesin olarak Türk devletine saldırmak olacaktır. Dolayısı ile alttan almak, görmezden gelmek, uzak durmak gibi bir hakkımız yok. Bu ihanet en başından itibaren direnmek ve yok etmek bizim için bir tercih değil, mecburiyettir.

ARTIK TAHAMMÜLÜMÜZ KALMADI
Bugün yapılacak Erdoğan-Trump görüşmesi böyle bir dönemde, böyle bir ortamda gerçekleşiyor. Sayın Cumhurbaşkanının geziye çıkmadan önce yaptığı açıklamalar, önceki uğrak yeri Çin’den verdiği mesajlar çok yerindedir ve ne pahasına olursa olsun bu sözlerin arkasında durulmalıdır. ABD’de PYD konusunda nihai görüşmenin yapılacağı açıklanmıştır.Eğer müttefiksek ittifakla karar almamız gerektiği hatırlatılmıştır.ABD-Türkiye ittifakına gölge düşürecekse başımızın çaresine bakacağımız ilan edilmiştir. YPG’ye ağır silah verilmesinin hiçbir şekilde kabul edilemez olduğu duyurulmuştur. Artık tahammülümüzün kalmadığı açıklanmış ve DEAŞ’a karşı YPG’yle işbirliğini şart koşmanın asla iyi niyet taşımadığının altı çizilmiştir.

İKİYÜZLÜLÜK
FETÖ’nün elebaşı ABD’dir. Dosyalar dolusu evrak, bilgi, belge, kayıt, görüntü, itiraf verildiği halde hiçbir şey yapılmamıştır. Bu ihanet örgütünün varlığına müdahale edilmesi taleplerimiz, duymazdan gelinmiştir. Görüşmede bu konuda ayrıntılı biçimde ela alınacak ve ABD’nin artık bu iki yüzlülükten vazgeçmesi istenecektir. Bahane üretmeler, yargının bağımsızlığı gibi hiçbir inandırıcılığı kalmayan sözlerin arkasına saklanma çabaları, artık geçerli değildir. Yapılan belli, talep açık. Ya bu Türkiye’nin isteklerini dikkate alıp, bu kanlı örgütün arkasından çekilecekler veya bu konuda da bundan sonra biz kendi bildiğimizi yapma hakkına sahip olacağız.

YİNE İPE UN SERECEKLER
Bu şartlarda yapılacak görüşmeden hiç kimse yüksek beklentiye girmemeli, ancak asla ümitsiz de olmamalıdır.ABD’nin yine ipe un sereceğini, etrafından dolanıp Türkiye’nin beklentilerinin esasına dokunmayacağını tahmin etmek çok da zor değil. Karşımızda Trump gibi dengesiz ve uçuk birinin olduğu da unutulmalıdır. Şartlar ne olursa olsun ABD Türkiye’yi bir kalemde silemez. Büyük avantalarımız var.ABD’nin bugünkü şartlarda Türkiye’yi kaybetme lüksü olamaz. Dolayısı ile önemli ABD’nin ne yaptığından, Trump’ın ne dediğinden çok bizim, ne yapacağımızdadır. Ağzımıza bir parmak bal çalıp göndermeleri, şartların bundan sonra daha da ağırlaşmasından başka bir sonuç doğurmayacaktır. Kesin ve net taleplerde bulunacağımız ilan edilmiştir. Alacağımız cevaplar da aynı netlikte olmalıdır.

ÇARE TÜRK DÜNYASINDADIR
ABD’ye savaş açmak gibi bir uçuklukta değiliz. Ancak, yağmurdan kaçarken doluya tutulmayalım. ABD’ye rest çekmenin karşılığı Rusya’nın kucağına düşmek değildir. Zira, bu iki ayının birbirinden farklı olmadığını en iyi biz biliriz. Çin kartının açılmış olması yerindedir, ama bu yeni bir müttefik arayışı olamaz. Bizim asıl gücümüz, asıl avantajımız, asıl kozumuz Türk dünyasıdır. AKP döneminde ne yazık ki, bu büyük imkan kullanılamamıştır. Putin’le Trump arasında mekik dokumak yerine, Türk dünyasını buluşturmak, birleştirmek ve bir ittifak oluşturmak için çaba sarf edilseydi, bugün her şey çok farklı olurdu. Şimdi sırasıdır. Sayın Cumhurbaşkanının, “başımızın çaresine bakmamız lazım” sözünün gereği buradadır. Başımız da, çaremiz de birbirimize inanmak ve kenetlenmektir.

KAYBEDECEK ZAMAN YOK
Görüşmenin seyrine, verilecek sözlere ve gelişmelere bağlı olarak bu konu önümüzdeki günlerde de gündem oluşturacaktır.Ancak, Türkiye’nin kaybedecek zamanı kalmamıştır.Ekonomiden teröre, dış politikadan işsizliğe kadar ağır ve yakıcı sorunlarla karşı karşıyayız. Sayın Cumhurbaşkanı Türkiye’ye dönüşünde AKP kongresi ile genel başkan olacaktır. Yeni bir yol haritası belirlemek ve hızlı ve sağlam şekilde kendi işimize bakmak zorundayız.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.