SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

EVİNE DÖN EY ÜLKÜCÜ!

Bu haber 07 Nisan 2017 - 10:18 'de eklendi ve 38 kez görüntülendi.

Milliyetçi Hareket Partisi’ne yönelik saldırılar içeriden ve dışarıdan devam ettiği sürece ülkemizde mili bir yönetim zemini oluşturmak eskiye oranla daha da güçleşiyor. Birçok milli konuda ülkenin teminatı koltuğuna oturmuş olan MHP, küresel siyasi güçleri, küresel sermayeyi ve ülkemizdeki uzantılarını bu özelliği ile rahatsız ediyor.

Ülkenin sürüklendiği uçurumun hemen kenarında duran MHP, milli fren sistemlerini devreye soksa da itici güçlerin MHP seçmenine yaptığı operasyonlarla oldukça zorlanıyor. Bir çok hususun kamuoyu oluşturmak suretiyle yönetildiği bir çağda, milli frenleme teçhizatını devreye sokabilen yegâne siyasi parti olan MHP şayet medyada gene kendi seçmeni tarafından eleştiriliyorsa gücü belli bir yere kadar yetecektir. İletişim çağının nimet- külfet dengesinde en büyük özrü de sanırım bu kısa vadeli algı oyunlarına açık bir saha oluşturması.

İktidar olanaklarını en azami ölçüde kullanmak noktasında büyük bir hüner sahibi olmayı başarmış AKP üst aklı elbette bilişim alanında gerekli tertibatı kurup, insanları istediği gibi düşündürmeye ve istediği gibi yönlendirmeye yönelik faaliyetleri de en ileri seviyede yapmayı başarmış durumda. 15 Temmuz gibi bir acı tecrübe yaşayan ülkemiz insanının, normalde böylesi durumlarda acziyet gösteren yönetenleri sorgulaması gerekirken, alakasız yerlerde sorumlu arar hale gelmesi de bu tertibat ile açıklanabilir.

Erdoğan’ın bilişim konusunda en yakın ve en etkin arkadaşı olan Mustafa Varank’ın onlarca klavyeciden oluşan paralı bir ekip kurduğu ve ülke genelinde sosyal medya üzerinden bu ekip ile kamuoyu oluşturma faaliyetleri yürüttüğü iddialarını sosyal medyada TROL diye adlandırılan şahsiyetlerin paylaşımları ciddi anlamda destekliyor. Özellikle devletin eski ve özel simgelerini profillerine resim olarak yerleştirip, kendilerini istihbarat servislerinin personeli gibi algılatan bu tür trollerin son yıllarda ne yaptıklarına göz atmak gerekiyor.

Bundan önce 7 Haziran seçimleri sonrasında oluşan tabloyu hatırlamak gerekiyor. Her şeyden önce 7 Haziran da AKP iktidarı kaybetti. Oylarını artıran partiler, MHP ve HDP oldu. MHP nin yükselişi AKP üst aklında ciddi bir huzursuzluğa yol açtı ve kamuoyunda MHP yi itibarsızlaştırmanın en kolay yolu olan sosyal medya ağı ile bir operasyon başlatıldı. Trollerin devreye sokulmasıyla önce MHP, sözde koalisyon çemberine çekildi. Troller, ciddi yoğunlukta AKP ile MHP’nin koalisyon yapması gerekliliğini savunan paylaşımlar ortaya attılar. Bu paylaşımlar gerekli etkiyi gösterdi ve yıllarca bürokraside ve iş hayatında zulme uğrayan MHP’liler bu koalisyon fikrine sıcak bakmaya başladılar.

Kiziroğlu Ahmet Hoca, Devlet Beyle yaptığı görüşmeden sonra, devlet adamlığı ve terbiyeden uzak açıklamalarla Devlet Bey’in her şeye hayır dediğini ve koalisyona yanaşmadığını iddia ederek sosyal medya trollerine bir ışık daha yaktı. Erdoğan’ın talimatı ile AKP seçim kararı aldı. Hedef kitle MHP seçmeni idi ve troller devrede idi. 7 Haziran listesinde yer aldığı halde kasım seçimlerinde listede yer almayan Meral Akşener üzerinden paylaşım yapmaya başladılar. Akşener’in listede olmadığı bir MHP’ye oy vermem tarzında trol paylaşımları Kasım seçimleri üzerinde etkisini gösterdi. Troller hep bir ağızdan Akşener’in ne büyük bir siyasetçi olduğunu, MHP’yi iktidara taşıyacak kadın olduğunu, Tayyip Erdoğan’ın tek rakibinin Akşener olduğunu, mevcut liderin iktidar istemediğini ballandıra ballandıra yazdılar ve Akşener’i psikolojik eşik olan yüzde 1 dilimine taşıdılar.

Kasım seçimlerinde istediği sonucu alan AKP, kendine tek rakip gördüğü MHP’yi silmek için yeniden düğmeye bastı. Psikolojik sınırı aşan Meral Hanım üzerinden paylaşımları devam ettirdi. Kâh Meral Hanım’ın FETÖ ile ilişkisini anlattılar kâh Meral Hanım’ın MHP’yi iktidara nasıl taşıyacağından dem vurdular. Sonuçta Meral Hanım’ı parlatmayı başardılar. Seçim sonuçlarına öfkelenen MHP seçmeninin bir kısmı, ortaya çıkan lider adaylarının etrafında toplanmaya başlamış ve MHP’nin dağılma operasyonuna belki istemeden çanak tutar olmuşlardı. Büyük ihtimalle 15 Temmuz sonrası lider adaylarının tümü içinde bulundukları kirli ortamın farkına varmışlar ama şeyh uçmaz mürit uçurur ilkesi gereği geri adım atmada gerekli dirayeti gösterememişlerdi. Darbe kültürüne karşı irite olmuş ülkücü camia, 15 Temmuz girişimine en sert tepkiyi göstermiş ve darbecilere adeta dur diyebilmişti. Fakat darbe girişiminin önlenmesinde Devlet Bey’in rolünü bir türlü kabullenemeyen bir kesim, trollerin emellerine hizmet eder hale gelerek Devlet Bey’in EVET kararını sabote etmeye yönelik girişimlerin içinde bulunmuşlardı. Trollerin ve AKP’nin de tam olarak istediği buydu. Zira Referandumdan çıkacak EVET sonucunun Devlet Bey’in başarısı olduğu algısı onlar için felaket olacaktı. Çıkacak sonucun büyük bir bölümünün Devlet Bey sayesinde gerçekleşmesi düşüncesi, Devlet Bey’in 2019 da en güçlü Cumhurbaşkanı adayı olması anlamını taşıyordu. Bu algıyı önleyecek yegâne faktör, muhalif adı verilen kitlenin sesini yükseltmek ve belli oranlarda mağdur oluşlarını sağlayarak Devlet Bey’in başarısı gölgelemekti.

Muhtemel EVET sonucunda ülkücülerin katkısı olmadığını savunacak olan troller, bu günlerde tatil yapıyor. Zira MHP’nin muhalif kanadı onların işini ziyadesi ile yerine getiriyorlar.

Kendini ülkücü olarak tanımladığı halde genel başkana muhalefet bayrağı açan lider adaylarını destekleyen kişilere sormak istiyorum: 15 Temmuz öncesinde başlayan bu muhalif hareketler 15 Temmuz sonrasında beklemeye alınsaydı, lider adayları “böyle bir günde ayrılık olmaz, ülke normalleşince demokratik mücadeleye devam edeceğiz. Gün, bir olma günüdür. Bu girişim milletimizin ve devletimizin varlığına ve bekasına karşı yapılmış bir girişimdir” tarzında açıklamalar yaparak lidere olan bağlılıklarını dile getirselerdi ve çıkacak güçlü EVET sonucuna hep beraber sahip çıksaydık sizce bu topraklarda neler olurdu?

Devir siyasi hesapların devri değil, önce vatan ve millet diyerek yuvalarına dönen lider adaylarının değeri sizce nerelerde olurdu?

Dava diye ortaya atılmış olan ülkünün geldiği nokta sizce nasıl bir anlam kazanırdı?

Anlayın artık kime ve neye hizmet ettiğinizi. Madem adaylar geri dönüş yapamıyor, onlara destek olan sizler, Genel Başkan’ın Dava Arkadaşlarım diye hitap ettiği sizler, onlara verdiğiniz desteği bırakıp trollere ve AKP’nin üst aklına hizmet etmeyi artık bırakın. Emperyalizme karşı Milli Yeminimiz dâhilindeki sınırlarımıza çekilmiş Türk Milliyetçiliği zincirinin halkalarını kopartmayın. Devir birlik ve beraberlik devridir,

Evine dön Ey Türk Ülkücüsü!

Abdullah Ergün

Abdullah ERGUNabdullah@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.