Asikurtlar©

EVET ! – Rabia Karaca

EVET !    –  Rabia Karaca
01 Şubat 2017 - 19:59 'de eklendi ve 5229 kez görüntülendi.

Anayasa değişiklik paketi ülke gündemine girdiğinden bu yana, demokrasi adına kılıçlarını kuşandığını iddia eden keskin ve faşist söylemleri şaşkınlıkla izliyoruz. Ne yalan söyleyeyim, izlerken “biz bu kafayla bu günlere iyi gelmişiz” diyorum.

18 maddelik değişim meclisten geçti ama henüz maddelerin yabancısı olduğu halde yorum yapmakta yarışan beyinlerden geçmedi. Umarım 9 Nisan’a kadar bunu da halledebiliriz.

 

Halk kendi arasında “aydın ve cahil” ayrımını yapıp, eşe dosta küfür ededursun, aklı başında bir vekil gurubu henüz bu kör dövüşüne müdahil olup tek mantıklı cümle kurmadı. Elbette cümleler kuruluyor ama geneli tahrik amaçlı olduğu için saymıyorum. Referandum, yapılan anket sonuçlarına göre halka sunulacak olmalı ki meclis henüz (değişiklikleri) Cumhurbaşkanına götürmedi. İlginç bir şekilde kendileri de kararsız. Bu süreçte kararlı adım atan tek adam Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli.

Efendim malumunuz bendeniz, adı 9’a çıkmış ve 8’de de ısrar etmeyen müzmin bir anlaşılmazım. Umarım bu yazıda anlaşılabilirim.

 

Devlet Beğ EVET derken, ona kişisel bir öfke ile gardını alan ve ironik bir şekilde devlet beyin “HAYIR’da hayır vardır” cümlesini sıkça kullanan ülküdaşlarımızın yanında “lider ne derse o” diyen ülküdaşlarımız yeni bir kavga sebebi bulmanın iç huzurunu yaşıyor olmalılar.

Gelelim benim fikrime. Bendeniz naçizane bu kavgaları bir horoz dövüşüne benzetmek fikrinde hala sabitim. Yaşanan son 30 yılı baz alarak baktığımda, demokrasi adına devamlı olarak yoksunluk eleştirisi yapanların bu değişime neden kızdıklarını anlayamıyorum. Bu değişiklik ile Cumhurbaşkanı gerekli çoğunluk sağlandığı takdirde cezalandırılabilecek ve bu gayet demokratik. Acaba biz seçeceğimiz milletvekillerine şimdiden güvenemiyor olabilir miyiz?

Üst aklın olması gerektiği şeyler konusunda tüm dünyayı bilgilendirdiği yıllar boyunca susup şimdi sadece referandumda “hayır” diyerek güçlü Türkiye’nin kahramanı olabileceğimiz fikrine nasıl bu kadar kolay kapılabiliyoruz?

Mevcut sistemde vekillikler verilirken, doğruluğunu ya da yanlışlığını kendi çıkarları için eleştirmeyen insanların şimdi kalkıp bir yönetimi ihanetle suçlamaları size de ironik gelmiyor mu?

Devlet Bahçeli bu defa da haklı efendiler. Bu referandumda olmamız gereken yer (olmam gereken yerin EVET tarafı olduğuna inanıyorum) EVET denilen taraftır. Olası iç kargaşa her gün biraz daha yaklaşırken bu ülkede değişim kaçınılmazdı zaten.

1982 anayasasını %92 oyla kabul eden ülkem, o anayasanın mimarı için cehennem diliyor ama yaptığı anayasaya evladı gibi sahip çıkıyor. Aslında ben en çok dışarıdan nasıl görüntüğümüzü merak ediyorum.

Bu ülke 20 yılda bir ihtilal ve develüasyon ile ayar verilirken, kapitalizmin ve emperyalizmin kucağında oyuncak haline geldi. Bu gidişe dur demenin yolu anayasal bir düzenlemedir ve bu düzenleme ile kendini güvene almak isteyen grup bu vatanın öz evlatları olmalıdır.

Üst aklın yeni dünya düzenine başkaldırmak, kendi ülkende aslında memnun olmadığın bir anayasanın değiştirilmesine sırf muhalefet kanununun yazısız kurallarına uymak için “hayır ” demek hangi kahramanlık öyküsüne sığacak.

Doğru olmayan yönetimi doğrusuyla değiştirmek için 15 yıldır yaptığımız doğru hamleleri alt alta kaç madde ile sıralayabiliriz?

15 yıldır kendi yönetimimize ve öz kardeşlerimize açtığımız karşılıklı savaştan sağ kalan tek manevi değer kalmadı. Sözün sonunda “biz bu ülke için ölürüz” deyip, aklımızca ülkücü olmanın hakkını veriyoruz.

EVET, Bu ülke ÜLKÜCÜlere çok şey borçlu. Rejim adına, insanlık adına, toprak adına, varlık adına. Ama ÜLKÜCÜler hiç alacaklı bilmezler kendilerini, hatta onlar borçludurlar kendilerince. Ve ölüm, borç ödemektir bir nevi. VATAN adına, BAYRAK adına, AŞK adına!

Ama;

Biz yeterince ölmedik mi efendiler?

Biz öldükçe bu ülke 60 yıl geriye gitti. Ölmek mesele değil de, memleketi kim sevecek biz gidince?

Biz bu vatana diri lazımız.

Şimdi bu kargaşa halinden sıyrılıp biraz daha düşünme zamanı.

Bölünmekten, ayrılmaktan bahsettiğimiz kadar birleşmekten bahsetmenin zamanı gelmedi mi? Daha önce bölündük. Bu ders bize yetmedi mi?

Sahi kim kaldı geriye, ölümsüz olan hangimiz dışında ?

Bu ülkenin bizim canımıza değil sevgimize ihtiyacı yok mu sizce de?

Sistemin bizi diri tutması için bizden birinin söz sahibi olması zorunluluğunu acı bir şekilde test ettik 80 öncesinde. Şimdi ettiğimiz yeminleri heybemize koyup, EVET deme vaktidir.

 

Biz hayır dediğimizde değil, buradayız dediğimizde kurtuluşa erecek vatan. Çünkü biz ayak altından çekilmesi gereken tehlikeli bir kesimiz ve bu defa ayak altından çekilmedik.

Fikirleri ne kadar ayrı düşerse düşsün günü geldiğinde tek yumruk olacak olan ÜLKÜCÜLERE selam olsun.

 

Hiçbir sistemin değiştirmeyeceği tek gerçek bizim bu ülkeye olan sevdamızdır. İlerleyen zaman fikrimde değişikliklere sebep olur mu bilmem şimdilik bu ülkeyi selamete götürme ihtimali olan her şeye EVET !

 

Rabia Karaca

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER