SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Esad’la baş başa

Bu haber 12 Eylül 2013 - 12:00 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Esad’ı devirmek için BM’yi göreve çağırma girişimleri, dünyayı ayağa kaldırma uğraşları, koalisyon gücü oluşturma gayretleri, kimyasal silah kullanıldı velvelesi, Arap Birliği’nden imdat beklentileri hiçbir sonuç vermedi. Obama’nın da geri çekilmesiyle birlikte, kaldık Esad’la baş başa. Ortadoğu’nun belirleyicisi ve yönlendiricisi olmak için çıkılan yolun vardığı yer, yalnızlık, çaresizlik ve kayıp olmuştur. Bu kadarla kalsa şükredeceğiz. Yapılan açıklamalar ve sürdürülen inat, haklı olduklarını ve doğru yaptıklarını gösterebilmek için yeni açmazlara, yeni bataklıklara yönelmelerinin ciddi biçimde söz konusu olduğunu göstermektedir. Bu tablo, Türkiye’yi çok daha zor şartların, çok daha sıkıntılı günlerin beklediğini ortaya koyuyor.

Beklentiler boşa çıktı

MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli şu sözleri Türkiye’nin içinde bulunduğu durumun özetidir: “Millet olarak zor günlerin, kafa karıştırıcı ilişkilerin, ilkel yaklaşımların ve çetin olayların içinde deyim yerindeyse bocalıyor ve çırpınıyoruz. Bir yanda bölgemiz iyice ısınmış ve savaş şartları hızla olgunlaşmışken, diğer yanda ülke genelinde tam bir akıl tutulması eşliğinde istikrarsızlık ve dengesizlik alarm verici bir noktaya gelmiştir. Türkiye sürekli kan kaybetmekte, sürekli itibar, iddia ve prestijinden mahrum olmaktadır. Karşımızda yönetilemeyen, mahcup ve mağlup halde çaresizce kıvranan bir ülke tablosu, bir ülke gerçeği durmaktadır. AKP hükümeti tüm sermayesini tüketmiş, tüm beklentileri boşa çıkarmış, bağlanan tüm umutları heba etmiştir.”

Mısır’ı unuttular

Neyse ki, Mısır’ı şimdilik unuttular. Daha doğrusu, bütün hesapların yanlış, bütün tespitlerin sakat, bütün savunduklarının boş olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte unutmak zorunda kaldılar. Artık ağızlarına bile alamıyorlar. Bu durum en çok Mısır halkının işini kolaylaştırıyor. Dışarıdan yerli yersiz müdahale ve yönlendirmelerle oluşan toz duman içinde debelenmek yerine, ne olduğunu, ne olacağını daha net biçimde görüp, kendi kararlarını kendi iradeleriyle verme imkanı buluyorlar. AKP’nin özel hesaplarına hizmet ederek kargaşayı büyütüp, ülkeyi bir iç savaşa sürüklemeyi bir kenara bırakıp, ortak akılla bir çıkış yolu aramak mümkün hale geliyor. Seçimlerin bir an önce yapılması ve normalleşmenin sağlanması en doğru, en makul ve en salim yoldur. Eğer Mısır ve Mısır halkı için bir şey yapılacaksa, bunu teşvik etmek, bunun için uğraşmak gerekir. İnatlaşmak ve germek ülkeyi sonu belirsiz felaketlere sürükleyebileceği gibi, darbecilerin de elini güçlendirecektir.

İsrail memnun

Aynı durum Suriye için de söz konusudur. Kendi dengeleri içinde bir çözüm bulmaları çok daha mümkündür. Dışarıdan bir müdahale hem Suriye’yi, hem de Türkiye’yi de içine alacak biçimde bölgeyi, büyük ve sonu belirsiz tehlikelerle karşı karşıya bırakacaktır. Unutmamak gerekiyor ki, başta ABD olmak üzere, dünyanın efendilerinin Esad’ı düşürmek gibi ne bir derdi, ne de bir çabası var. Tam tersine mevcut durumun sürmesini istiyorlar. Böylece hem diğer bölge ülkelerini kontrolde tutuyorlar, hem İsrail’in güvenliğini sağlıyorlar.Birbirine düşmüş, iç savaş yaşayan, bataklığa dönüşmüş bir İslam âlemi, İsrail için en ideal durumdur. Bu gerçek orta yerde dururken, Suriye’yi daha da karıştıracak, bataklığa daha da büyütecek, belirsizliği yayacak bir yaklaşımı İslamla, barışla, huzur aramakla izah etmeye çalışmak, kendini kandırmaktan başka bir şey değildir.

Esad devrilirse huzur mu gelecek?

Bir an için AKP’nin istediği ve beklediği gibi Esad’ın devrildiğini düşünelim. Bu durumda Suriye’ye huzur geleceğini mi zannediyorsunuz? Başta PKK uzantıları olmak üzere, meydanın kendilerine kaldığını düşünen ne kadar etnik ve mezhep grup varsa hepsi kontrolden çıkacaktır. AKP bunları toparlama, yönlendirme ve ortak bir masada buluşturma konusunda başarı sağlayacağını düşünüyorsa, yanılıyor. Böyle bir durumda başta Rusya ve İran olmak üzere, bölgedeki diğer güçler daha ağırlıklı olarak devreye girecek, her biri bir tarafa çekiştirecek ve Suriye’yi lime lime edeceklerdir. İsrail durumdan vazife çıkararak işgal ve yayılmayı daha da ileri götürecek ve sonuçta her anlamda kaybedenler yine Müslümanlar, yine Suriye halkı olacaktır.

İlk hedef Türkiye

Rusya’nın açık ve sıkı desteği, İran’ın yardımları ve yeniden oluşan dengeler, Esad’ın gitmesinin çok kolay olmadığını gösteriyor. Kimyasal silah kullanma baskısını, Rusya’nın teklifini kabul ederek kırmış durumdadır. Esad artık çok daha tehlikeli bir hale gelmiştir. Bu tehlikenin ilk hedefi de ne yazık ki Türkiye’dir.AKP’nin güdük zihniyetine dayalı yanlış hesapları, bölgemizde ve dünyada daha fazla yalnızlaşmayı getirmekle kalmamış, ülkenin başına yeni belalar da açmıştır.Esad’ın kızgınlığına veya can havline bağlı bir çılgınlığının bu belaları nereye kadar götüreceğini kestirmek imkansızdır. Kesin olan Türkiye’nin AKP eliyle büyük ve derin bir açmaza düşürüldüğü ve Esad’la baş başa kaldığıdır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.