Ernest mi, Ensest mi?

İyi Parti genel başkanı Meral Akşener, kendilerininin benimsedikleri Milliyetçiliği Ernest Renan milliyetçiliği olarak tarif etmiş. Renan, Kariyerine din ve rahiplik üzerine başlasa da sonradan ulus ve millet kavramları hakkında görüş bildirmiş ve kültür milliyetçiliği üzerinde durmuştur.

Mesela ben de önceki hayatında Emma Goldman’mışım !

Biliyorsunuz Goldman yani ben siyasi aktivizmi, yazıları ve konuşmalarıyla ünlü bir anarşisttim. 20. yüzyılın ilk yarısında anarşist siyaset felsefesinin Kuzey Amerika ve Avrupa’daki gelişiminde merkezi bir rol oynamıştım. İnsan haklarının ateşli bir savunucusu, Sistemdeki kusurları gören ve bunları yok etmekte kararlı anarşist bir ruh.

Hiç unutmam, o zamanda bastırmaya çalışırdım anarşist ruhumu ama işte tarihe filan geçtim.

Yeniden doğum yerim Türkiye ve genelde Türk Milliyetçiliği üzerine müthiş bir ruh ile yoğrulur bu coğrafyada doğan insanlar. Ben de o insanlardan biriyim. Emma Goldman Çernişevski’nin “Nasıl Yapmalı” kitabı ile ben de en büyük Türk Milliyetçisi olan Atatürk ve Atsız’ın Bozkurtlar’ı ile zıvanadan çıktım. Geçmişte ki ruhumun inatçılığını düşünüp, şimdiki ruhum da yer alan genetik tutkuları ve inandığım değerleri de eklersek, sayın Akşener ile Ernest Renan’ın “İnsanları inandıkları şeylerden vazgeçirmek, bir şeye inandırmaktan daha zordur” sözünde birleşebiliriz.

Meral hanımın Ernest Renan milliyetçiliği fikri ortaya çıktığından bu yana altında subliminal mesajlar aradım ama ulaştığım tek mesaj “ben Ernest milliyetçiliği diyorum sen ensest anla” dışına çıkamadı.

Biz aynı hareket içinde ne güzel yara kadar gidiyor yar başında birbirimizi tutuyorduk. Yolları ayırıp ligde yeni takım kurup bir de üzerine orada da birbirine giren bir ekip daha oluşturmaya ne gerek vardı. Koskoca şampiyonlar liginden sırf ego tatmini için çık, çakma takım olup küme düş. Sonra da bu kardeş kavgasına odun olup bir de particilik oyna.

Kardeş kardeşe ver yansın ederken, her geçen gün “nasılsa yolları ayırdık” mantığı ile daha acımasızca laf söylerken, takım tutar gibi parti tutanların olduğu bu ülkede ülke gündemine değil kendi ekseninize odaklanırsanız,  durmaksızın bu ateşi körüklerseniz, bu durumda Ernest den ensest mesajı çıkaranlara da kızamazsınız hanımefendi.

Demem o ki, bizler yani ÜLKÜCÜLER yukarı mahallenin çocuklarıydık. Üvey anne kardeşliğimize zeval gelsin diye mi bilinmez, kardeşlerimizin bir kısmını yumuşak karınları olan “vatan aşkından” tutarak aşağı mahalleye taşıdı. “Gözden uzak olan gönülden de uzak olur ” cümlesi sevgililer içindir, öz kardeşler nasılsa aynı cephede BİRLEŞECEK hem de  VATAN AŞKI ile.

O zamana kadar kimse kimseyi kırmasın vesselam..

Rabia KARACA

YORUM ALANI

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.