SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

“Ergenekon ve Balyoz soruşturmaları için emir veren Erdoğan’dır!”

Bu haber 17 Ocak 2017 - 0:34 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in suikast sonucu öldürülmesine ilişkin yeniden görülen davanın onuncu celsesinin ilk duruşması İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

35 sanıklı davanın duruşmasına dönemin tutuklu sanıklardan İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer, Dink’in öldürüleceğine ilişkin istihbarat geldiği dönemde Trabzon İl Emniyet Müdürü öldürüldüğünde de İstihbarat Daire Başkanı olan Ramazan Akyürek katıldı.

Tutuksuz sanıklardan Dink’in öldürüleceğine ilişkin istihbarat geldiği dönemde İstihbarat Daire Başkanı olan Sabri Uzun ile Dink öldürüldüğünde Trabzon İl Emniyet Müdürü olan Reşat Altay duruşmada hazır bulundu.

Tutuklu sanıklardan Yasin Hayal, Özkan Mumcu, Hamdi Egbatan, Ogün Samast, Osman Gülbel bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.

YILMAZER’İN SAVUNMASI

Elif Akgül’ün Bianet’te yer alan haberine göre, davaya Yılmazer’in savunmasıyla devam edildi. Yılmazer, iki buçuk yıldır tutuklu olduğunu ifade ettiği savunmasında 1989’dan 2014 Ocak’ında emekli olana kadar çalıştığı süre boyunca hakkında herhangi bir adli ya da idari soruşturma olmadığını, hakkındaki tüm soruşturmaların emekliliğinin ardından televizyon programında yaptığı konuşmalar olduğunu dile getirdi.

“SORUMLULUK TRABZON VE İSTANBUL’DA”

Yılmazer’in savunması özetle şöyle:

– İddianamede adı geçen silahlı terör örgütüne ilişkin hiçbir izahat yok. Yöneticisi olduğum iddia edilmiş. Biz tutuklanarak susturulmak istendik. Bu dava ilk başladığında gerçeğe çok daha yakındı. Bugün dava amacından saptırılmıştır.

– Bugün “kumpas” denen Ergenekon, balyoz soruşturmaları için emir veren bizzat dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’dır.

– Dink cinayetiyle ilgili Trabzon emniyet görevlilerinin ve koruma önlemi almayan İstanbul’un sorumluluğu var. Benim değil.

– Yardımcı İstihbarat Elemanı Erhan Tuncel, Personel Şube’nin ve Trabzon İstihbarat’ın sorumluluğunda. Benim Tuncel’in elemanlıktan çıkarıldığından haberim yok.

DİNK DE PAMUK GİBİ KORUMALIYDI”

– 11 nolu F3 raporu ekindeki F4 raporunu imha ettiğim iddiası var. Bunu ben değil ancak Bilgi İşlem Şubesi yapabilir. Dosyada bir tane 9 No’lu F4 var. Onda da yurtdışında olduğum için benim parafım yok, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün atadığı vekilin parafı var.

– Herkes biliyor tehdit atmosferi İstanbul’da oluşmuş. Bize gelmemiş. Olaylar İstanbul ilgili. Orhan Pamuk kararına bakın.

– Koruma görevi istanbuldadır. Bilgi paylaşımı illerin sorumluluğundadır. Müfettiş raporları İstanbul ile ilgili. Benimle ne ilgisi var? Orhan Pamuk nasıl korunduysa Hrant Dink de aynı şekilde İstanbul Emniyeti tarafından korunmalıydı. Bu niye yapılmamış.

– Ben hayatımda Trabzon’a hiç gitmedim. Oradan görüştüğüm hiç kimse yok. Ama Engin Dinç’in var. Trabzon Jandarma İstihbarat’tan Metin Yıldız’la hiç de izahı mümkün olmayan ilişkileri var. Cinayet günü telefon konuşması var. Ama bunlar değerlendirilmiyor

– Benim adıma tanzim edilmiş Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü raporu yok. Bu raporlar Engin Dinç’in cinayeti bizzat örgütleyen, planlayan jandarma istihbaratla ilişkisini anlatıyor. Bir tane aleyhime beyan yok.

Duruşma öğle arasınının ardından Yılmazer’in savunmasıyla devam edecek.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.