SON DAKİKA

Erdoğan’dan MHP’ye Seçim Tuzağı

Bu haber 19 Nisan 2014 - 10:13 'de eklendi ve 17 kez görüntülendi.

SÜKRÜ ALNIACIK

“Anayasa’yı değiştirecek çoğunlukla gelebilmemiz için ‘Dar Bölge Sistemi’ni tartışmaya açmalıyız!..” Bu cümle, Başbakan Erdoğan’ın 15 Nisan günü, AKP Genel Merkezinde Milletvekilleriyle yaptığı “Cumhurbaşkanlığı seçimi” gündemli istişare toplantısında kuruldu.

Erdoğan, bundan 6 ay kadar önce açıkladığı “Demokratikleşme Paketi”nde “Seçim Sistemine de el atmış ve yasal düzenleme gerektiren 2 alternatiften bahsetmişti.

1- Barajın yüzde 5’e çekilip, 5’li gruplandırmayla “Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi”nin uygulanması.

2- Ülke barajının tamamen kaldırılması ve “Dar Bölge Seçim Sistemi”nin getirilmesi…

Bu önerilerin, demokrasiyle, % 10 barajıyla filan bir ilgisi olmadığı ve paketin “Erdoğan’ın başkanlığı” için hazırlandığı, 15 Nisan günü AKP Genel Merkezinde yapılan toplantıda açıkça ortaya çıktı.

Erdoğan, parlamenter sistem içinde kendisini Çankaya’ya hapsedip, AKP’yi ve Başbakanlık makamını kimseye bırakmak istemiyor. Bu nedenle de seçim sistemiyle oynayarak önce 367 sandalyeye ulaşmak, sonra Anayasa’yı değiştirerek başkanlık koltuğuna oturmak istiyor.

Bir süredir MHP’nin varlığıyla, ülkenin bekasının asla birbirinden ayrılamayacağı bir sürece girilmiştir. Başbakan Erdoğan’ın, kendisi “Başkan” olmayı planlarken bir yandan da “MHP’yi bitirme” hayali kurmasının sebebi, bu mantık ilişkisiyle sınırlı değildir.

Merkez sağ seçmenin teveccühünü kazanarak iktidara gelme ihtimali yüksek olan ciddi bir alternatif yani MHP var oldukça Erdoğan “Yüce Divan kâbusu” görmekten kurtulamayacaktır

a) Türkiye’de % 30 limitli “Sol” asla Erdoğan’ı yüce divana gönderecek bir iktidar alternatifi olamaz. Bu nedenle CHP, Erdoğan için “yürek ferahlatıcı” bir muhalefet partisidir.

b) AKP ktidarda kaldıkça Erdoğan ve ekibine kimse dokunamaz.

c) AKP’nin içinden çıkacak bir yeni oluşum, yargılama ve devr-i sabık yaratma konusunda kolayca ayarlanabilir. (Kayıp Trilyon vs. davalarından Erbakan’ın aklanması gibi)

d) Ancak MHP, Türk Milliyetçilerine has devlet ciddiyetiyle ve Hz. Ömer adaletiyle sistemi ele alır da Hukuk Devletini yeniden tanzime yönelirse Erdoğan hesap verir.

Paketlerin, toplantıların, seçim sistemiyle oynamaların, başkanlık heveslerinin bizi en çok alakadar eden olan mantığı budur.

İşte Erdoğan’ın Kurallarla Oynayarak MHP’den Kurtulma Planı:

“Dar Bölge Seçim Sistemi”nde Türkiye 550 seçim bölgesine bölünüyor. Her bölge için belirlenen adaylardan herhangi biri en az yüzde 51 ile çoğunluk oyunu alırsa seçim ilk turda tamamlanıyor. Adaylar yüzde 51 barajını ilk turda aşamazsa ilk turda en çok oy almış iki adayın yarıştığı ikinci tur oylamaya geçiliyor ve daha çok oy alan aday milletvekili seçiliyor.

“Daraltılmış Bölge Seçim Sistemi”nde ise Türkiye 85, 90 veya 110 seçim çevresine bölünüyor. Seçim çevreleri en çok 5 milletvekili çıkaracak şekilde sınıflandırılıyor.

Çekişme her bölgede tabii ki “birinci ve ikinci parti arasında” geçiyor.

Dar Bölge Seçim Sistemi, Türkiye’de 1950, 1954 ve 1957 seçimlerinde uygulandı.

-1950’de DP, % 57.67 oyla 415 milletvekili, CHP yüzde 39.45’le 69 milletvekili kazanabildi.

-1954’de DP, % 57.61 oy alarak 502 vekil çıkarırken, CHP % 35.35’le 31 milletvekiline ulaşabildi.

-1957’de % 47.87 oy alan DP, 424 vekil çıkardı. % 41.9 alan CHP 178 milletvekili kazanabildi.

MHP’nin selefi olan Cumhuriyetçi Millet Partisi, oyların yüzde 7.13’ünü alarak 4 milletvekili çıkarırken, onun yaklaşık yarısı kadar oy alan ve adı şimdi unutulmuş olan “Hürriyet Partisi” de 4 milletvekili çıkardı. Bu rakamlardan 2015 seçimleri için alacağımız dersler vardır.

Daraltılmış bölge seçim sisteminin uygulandığı 1957 seçimlerinde toplam oyların yüzde 52,8’sini alan muhalefet partileri, TBMM’deki 610 sandalyenin 186’sına, yani % 30’una sahip olabilmişlerdi.

Bu durumun, Anayasa’daki “temsilde adalet ilkesi”yle çeliştiği aklı başında bütün hukukçular tarafından teslim ediyor. Ayrıca “zor oyunu bozar” misali, 27 Mayıs 1960 Darbesinin meşruiyetini bu tür adaletsiz sonuçlardan almaya çalıştığını da unutmadık.

Her ne kadar 30 Mart Yerel Seçimlerinde Milletimiz MHP’yi 51 ilde “ikinci parti” seviyesine çıkararak Erdoğan’a ilham veren 2011 tablosunu değiştirmeye başladıysa da AKP’nin, kâbusu olan MHP’ye seçim sistemi üzerinden büyük bir tuzak hazırlandığından da hiç şüphemiz yoktur.

Milliyetçiliği, Amerikan tipi bir tahterevalli siyasetinin dışına iterek ondan kurtulmak isteyenler tarafından hazırlanan bu “seçim tuzağı” karşısında MHP, son derecede uyanık olmak zorundadır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.