Asikurtlar©

Erdoğan ve AKP ile “istikrar” anlayışının Türkiye’yi getirdiği nokta!

Erdoğan ve AKP ile “istikrar” anlayışının Türkiye’yi getirdiği nokta!
24 Ocak 2016 - 15:32 'de eklendi ve 4201 kez görüntülendi.

Türkiye’de ciddi derecede güvenlik ve terör sorunu var. Yeni yılda AKP’nin uyguladığı geniş çaplı zamlar ile beraber asayiş sorununu da yaşamaktayız. Şehitlerimizi toprağa vermeden yeni şehit haberlerini arka arkaya almaktayız. Okullarımız yakıp yıkılmakta, öğrencilerimizin can güvenliği bulunmamaktadır.
Camilerimiz cayır cayır yanmakta, vatandaşlarımız ibadetlerini yapamaz hale gelmektedir. Hastanelerimizin güvenliği sağlanamamakta, vatandaşlarımız sağlıklı olmayan bir ortamda tedavi görmektedir. İstanbul’un göbeği olan Sultanahmet meydanında canlı bomba patlamış, 9’u Alman olmak üzere 10 kişi hayatını kaybetmiştir. Acı haberleri almakla birlikte, bu gibi olaylar Türkiyemizin ne kadar vahim bir durumda olduğunu hep birlikte görüyor ve yaşıyoruz.

Mesela İstanbul’un göbeği olan Sultanahmette canlı bombanın patlaması!

1 Kasım 2015 genel seçimleri öncesinde emanetçi Başbakan Davutoğlu ne diyordu, “Terör örgütlerinin listesi elimizde ama suça bulaşmadıkları için müdahale edemiyoruz.” Canlı bomba patladı 9’u Alman olmak üzere 10 turist hayatını kayıp etti. Ergenekon ve Balyoz soruşturmalarında askerimizi ve diğer emniyet güçlerimizi hangi sebepten göz altına aldılarsa, terör örgütlerini neden aynı sebepten göz altında almamaktalar? 2.5 milyon Suriyeliyi Türkiye’ye doldurup Almanya’dan milyarlarca Euroları almasını biliyorlar.

Canlı bombanın Suriyeli mülteci olması, Almanya’nın Suriyeli mültecilerin Türkiye’nin alması için milyar Euro’lar teklif edip AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan ve siyasi iktidar AKP’nin kabul etmesi ise üzerinde ayrıca durulması gereken bir konudur. Zira Avrupa’da özellikle Almanya’da ırkçılığa dayalı Milliyetçilik eylemleri artmakta, Almanya’da yaşamakta olan Türk toplumu zaman zaman fiili ve sözlü saldırılarla karşı karşıya kalmaktadır.

Federal Almanya Cumhuriyeti bu sorunu gidermediği gibi Türkiye Cumhuriyeti devletini yöneten siyasi iktidar AKP’de bu soruna çözüm bulamamış, caydırıcı olamamış ve Avrupa’da ki özellikle Almanya’da ki Türk toplumunu kaderine terk etmiştir.

Özellikle Sultanahmet meydanında ki canlı bombanın patlaması sonucu hayatını kaybeden ve yaralan Alman turistlerin, Almanya’da Türk düşmanlığını körükleyebilir. Dolayısı ile Almanya’da yaşamakta olan Türk toplumu da daha ağır fiili ve sözlü saldırılara maruz kalabilir.

Bu sebeple Başbakan Davutoğlu ve siyasi iktidar AKP, Federal Almanya Cumhuriyeti ve Başbakan Merkel ile geçtiğimiz Cuma günü görüşerek bu konuya acilen çözüm bulmaları, olası fiili ve sözlü saldırılara Türk toplumunu güvence altına almaları gerekirken gündemlerinde dahi gelmemiştir.

Sadece ve sadece Sultanahmette ki canlı bomba olayı ve failleri, ölen ve Alman turistler ile ilgili karşılıklı görüşler paylaşılmış, Almanya’da ki olası fiili ve sözlü saldırılardan ötürü Türk toplumu’nu güvence altına almaları akıllarının ucundan dahi geçmemiştir.

Bu konuya son noktayı koymadan önce emanetçi Başbakan Davutoğlu’na sormak lazım; 1 Kasım 2015 genel seçimleri öncesi Ankara’da ki canlı bombanın patlaması sonucu “bu terör saldırıları oylarımızı arttırdı” diyen emanetçi Başbakan Davutoğlu, Sultanahmet meydanında canlı bombanın patlaması ve Güneydoğu Anadolu’da ki terör saldırıları AKP’nin oy oranını arttırdı mı? Demek ki terör saldırılarının yaşandığı bugünlerde seçim olsa AKP’nin oy oranı %55-60 olacak.

Bir diğer önemli konu ise Türkiyemizin Güneydoğu’su!

Türkiyemizin Güneydoğu’su Irak ve Suriye’nin mevcut durumuna dönmektedir. Askerlerimiz, emniyet mensuplarımız, genç, yaşlı hatta bebek demeden vatandaşlarımız terör örgütleri tarafından şehit edilmektedir. TSK Güneydoğu’da bazı noktalara giremeyerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti hakimiyetini kayıp etmektedir. Sınırlarımız delik deşik olmakla birlikte yol geçen hanına dönmektedir. PKK ve IŞİD terör örgütleri Türkiye’de cirit atmaktadır.

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ve emanetçi Başbakan Davutoğlu’nun Valilere verdikleri terör örgütleri için “görmezden gelin” talimatının sonuçlarını bugün devlet ve millet olarak yaşamaktayız. Bu talimatı uydurmuyorum, bizzat AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan kendi ağzıyla kendi yandaş Televizyon kanalında söylüyor. Bu sebeple mevcut siyasi iktidar AKP’nin iktidarlığı sürdüğü ve zihniyetlerin değişmediği müddetçe, muhtemelen yarın ve yarınlarda da bu tür vahim hadiseleri yaşamaya devam edeceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yöneten AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, emanetçi Başbakan Davutoğlu ve siyasi iktidar AKP’ye sormak lazım; MİT ve diğer devlet organları ne iş yapar? Muhalefet partilerini dinlemekten geri kalmayan MİT, aynı hassasiyeti terör örgütlerine neden göstermemektedir?

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, emanetçi Başbakan Davutoğlu ve siyasi iktidar AKP sağa sola suçu atıp sorumluluktan ve beceriksizliklerinden sıyrılmanın derdine düştükleri yetmiyormuş gibi birde sözlü açıklamalarla kınayarak mağdur edebiyatı yapmaktalar. Yetmedi yayın yasağı getirip vahim olayları saklayarak, büyük Türk milletinin aydınlanmasını engellemekteler.

Kesin olarak şunu belirtmeliyim ki, devletçe ve milletçe yaşadığımız vahim hadiseler AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, emanetçi Başbakan Davutoğlu ve siyasi iktidar AKP ile çözülemeyeceği görülmektedir.

Bütün bu olup bitenlere rağmen sanki her sorun çözülmüş gibi, geriye tek sorun olarak Başkanlık sistemi ve yeni Anayasa kalmıştır. Nitekim etnik kökene dayalı Yeni Anayasa, federal sisteme dayalı Başkanlık sistemi ile Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin bölünmesinin altyapısını oluşturacaktır.

Kaldı ki, AKP’den yeni bir istikrar hamlesi daha geldi o da, Güneydoğu’da ki illeri taşımak. SüleymanŞah türbesini taşıyarak çıraklık dönemini geride bırakan siyasi iktidar AKP, Hakkari ve Şırnak illerini başka noktalara taşıyarak ustalaşmak istemektedir.

Buna birde kentsel dönüşüm projesi dahil edilerek kendi yandaşlarına ihaleleri peşkeş çekerek servetlerine servet katmak niyetindeler. Hakkari ve Şırnak illeri başka bölgelere taşınarak alan hakimiyetini PKK terör örgütüne bırakmak ve yerleşmesini sağlayarak federal Kürdistan’ın altyapısını hazırlamak istemekteler. Siyasi iktidar AKP’nin yönettiği Türkiye Cumhuriyeti Devleti ise vatandaşı göçe zorlamaktadır. Böyle mi AKP ile Türkiye bölgesel güç olacak?

Yakında Anadolu’yu ve daha sonra Türkiye’yi başka yere taşıyıp, Türkleri geldikleri yere yani Orta Asya’ya göç etmeye zorlarlarsa şaşırmayın. Sanırım finali ise İmralı’yı Bebek katili cani ile birlikte Ankara Beştepe’de ki kaçAK ve karanlık saraya taşımakla yapacaklar! Nede olsa AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşbaşkanlık yaptığı Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) tam hız devam etmeli. Adına da istikrar denmeli!

AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan, emanetçi Başbakan Davutoğlu ve siyasi iktidar AKP’nin “İSTİKRAR” anlayışının sonucu bu acı tablodur. Durmak yok, bu istikrar anlayışı ile yola tam hız devam!

Rıfat PAÇA

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER