SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

Erdoğan niye korkuyor?

Bu haber 12 Nisan 2013 - 10:46 'de eklendi ve 15 kez görüntülendi.

Neval Kavcar

Gül’ün ‘Güzel şeyler olacak’ demesi üzerinden üç yıl geçti. Erdoğan’ın ‘barış’ı ise henüz rüştünü ispat etmedi. Derken ortada sanki Kürdistan gibi bir ülke varmış da, Türkler o toprakları işgal etmiş PKK lideri o sebeple Türkiye’ye terör uyguluyor gibi tavra girdi iktidarımız.

Öcalan ‘akiller’ kurun dedi. Erdoğan hemen akilleri tayin etti. Sonra çekilme yasalarla olsun dedi. TBMM’de 9 Nisan günü yaşananları bilmem biliyor musunuz? Bir ay önce CHP’li bir vekilin verdiği önergeye, AKP/BDP eki yapılıp işe TBMM’yi bulaştırarak, caninin buyruğu yerine getirildi. CHP imzayı çekince, ortaya AKP/BDP meclis akil grubu manzarası çıktı. Öcalan ‘mutabakata vardık, AKP’nin fiiliyata dökmesini bekliyorum’ mealindeki satırlarını birkaç gün önce paylaşmıştım.

TBMM’de kurulan güya PKK’nın çekilmesi, barış sürecini izleyecek oluşum, tam da caninin istediği türden ve işe meclisi bulaştırmaktan ibaret. Erdoğan sonu meçhul olmayan karanlığa meclisi de mahkûm etti. Vebali gittikçe ağırlaşıyor. Sonunda facia olursa ‘biz barış olsun diye yola çıktık’ dövünmesi fayda eder mi? İktidar Türk olayı, Dünya kamuoyuna taşımak gibi bir durumla karşı karşıya bırakıyor. ‘Kürtleri tanıdık’ anlamına gelen daha kaç adım atacaklar? Irak’ın kuzeyini tanımak anlamında sürüyle anlaşma yaptılar.

TBMM tarafından PKK ile temas grubu sayılabilecek vahim bir grup kurulmuş, PKK’nın Kürt halkının temsilcisi olduğu tescil edilmiştir. Bu şartlarda yarın her şey istendiği gibi gitmediğinde ki öyle olma ihtimali yüksek, duruma BM el koyacak. Söylemek istemiyorum fakat ‘İkiz yasaların gereğini yerine getirin’ diyecek.

Yıllar boyunca AB bizi alacak, bizim siyasilerinde girecek gibi attığı adımların sonu ‘Kürtleri tanımaya, caniyi affetmeye geldi dayandı.’ Aynen şimdi ‘AKP’nin barış olacak diye adım atması, PKK’nın da barışa destek verecekmiş gibi taleplerini saydırması’ gibi. Amerika’yı yarım akılları ile kullanmaya çalışıyor mu PKK derseniz, öyle inisiyatifleri yok. Washington’un kodu mu oturttuğunu, iktidarın haline bakarak anlıyorlar.

Bu hengâme de samimi Kürtler paylarına devlet düşeceğini sanıyor olabilir. İsrail, İngiltere, ABD ve Rusya, Çin ikileminden, onlara sömürge vatandaşlığı düşer. PKK’yı sevk ve idare edenleri Kürtlerden değil de farklı kökenlerden seçmelerinden belli değil mi netice? Süper güç ortada ‘Kürt Milleti’ olmadığını görmüş, Türklerin akrabası olduğuna ikna olmuş ki PKK’nın başına Haso’yu değil, Artin’i geçirmiş. Bu kadar net durum.

Psikolojik harp öyle önemli bir saldırı aracı ki, emin olun eğitim yolu ile ülke insanını yeniden formatlayıp, tv programları ile beynini boşaltan süper güç, üç nesil üzerinde çalışsa ‘Türk soyundan’ sayısız farklı millet çıkarır. İşi kart kurta dökecek değilim, lâkin yanlış hatırlamıyorsam 16. Yüzyıla kadar Kürtçe köy adı bile yok Anadolu’da. Yok fakat Kürtçe denilen kelimelere Orta Asya’daki mezar taşlarında rastlanıyor. O sebeple gerçek Türk bilim adamları ‘Kürt vardır’ demedikçe, onların laboratuar imalatı olduğuna inanmaya devam etmeliyiz.

Bilinmesi gereken, sadece ülkemizin parçalanmasına karşı mücadele etmediğimiz. Aynı zamanda toplumu yarıp, başka millet çıkarıp, onları ve bizi zelil duruma düşürme çabasına karşı çıktığımızdır. Ne topraklarımızdan, ne de kardeşlerimizden asla vazgeçmeyeceğiz.

***

Erdoğan neye ‘olur’ verdi de, bu kadar çekiniyor?

Sebebi çok. Birisi Esad’ı Türkiye marifeti ile düşürmek isteyenlerin eli boş kaldı. Haliyle plân değişti. Şimdi bölge insanı üzerindeki oyuna hız verildi. Lozan’a aykırı, Türkiye’yi parçalamakla eş değer olan güya PKK’yı bitirme oyununda, amaç ‘Türkiye’nin Kürtleri tanıması.’ Ülkeyi bölmek isteyen terör örgütü ile müzakere edip, Öcalan’ın anlatımıyla “Gelen devlet heyetiyle bu konularda mutabakata vardık. Şimdi bu mutabakatın AKP tarafından sindirilmesi ve pratikleşmesini bekliyorum” denmesi, nasıl bir mutabakat sorusunu gündeme taşımalı.

Hâl böyle iken, Erdoğan hiçbir açıklama yapmıyor, hatta akiller diye milletin üzerine saldığı psikolojik saldırı araçlarına da anlatmıyor. Çekindiği bir durum var. Söylerse kamuoyu desteğinin düşeceğini biliyor. Sadece ‘bana güvenin’ diyor. Olup bitene bakınca siz olsanız Erdoğan’a güvenir misiniz?

Ortada verilme- alınma durumu yoksa Erdoğan niçin bu kadar sinirli? Niye Bahçeli’yi hedef tahtasına oturttu? 12 Eylül referandumunda MHP’yi işlevsizleştirmek için ‘yetmez ama evet’ diyenlerin eseri şimdi Bahçeli’ye gönderilen fezleke. Ne yapmış bahçeli? Vatanı, milleti bölmeyin, demiş. İktidar vatanı bölme çabasındaki eli kanlı teröristle muhabbeti ilerletirken, Bahçeli’ye tehdit gibi fezleke hazırlatıyor.

PKK’nın Suriye’ye kaydırılıp, Esad’ı devirme plânı ile sanki Türkiye’den çekiliyormuş düşüncesi ‘sahte barış-tır.’ PKK, bölgeden toprak koparmadıkça, hatta ‘Ermenistan’ın istediği Ağrı dağı ve Doğu Anadolu’yu almadıkça’ durmayacaktır. Erdoğan durumu görüyor, korkuyor. Korktuğundan gücünü kaybetmemek için Bahçeli’ye saldırıyor. ‘Zaten başarısızsın, bırak’ diyor. (1)

Erdoğan’ın açıklayamadığı, Öcalan’ın söylediklerinden sonra Erdoğan ve çevresi ne kadar korksa yeri. Kamuoyu desteğinin giderek düştüğünü gören Erdoğan çift yönlü korkuyor. O yüzden öfkeli.

 

Not: (1) Gördünüz mü MHP’nin iç işi ile ilgili o düşünce kimler tarafından pompalanmış.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.