SON DAKİKA

Erdoğan Makam Uğruna Ülkeyi Bölmeye Yelteniyor

Bu haber 27 Haziran 2014 - 11:03 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

İSMAİL ÖZDEMİR

Türkiye gündemi son derece yoğun.

Bir yandan Irak’taki gelişmeleri üzüntü, endişe ve kaygıyla takip ederken, diğer taraftan da Ağustos ayı içerisinde yapılacak olan Cumhurbaşkanı Seçimleri’ne odaklanmış durumdayız.

Ancak bu iki gelişmeye bağlı olarak, AKP iktidarı perde arkasından çirkin oyunlarını sürdürmeye devam ediyor.

Hazır kamuoyunun dikkati de başka yönlere yönelmişken, belli ki ihanet projesi olan PKK ortaklığındaki faaliyetlerine hız kazandırmışa benziyorlar.

“Ver Cumhurbaşkanlığı’nı al özerkliği, ver Çankaya’yı al Doğu ve Güneydoğu’yu, ver desteği böl ülkeyi” mantığını şiar etmiş olan AKP iktidarının sözde çözüm masallarıyla yürüdüğü yol, Türkiye’yi çok büyük bir felaketin kapısına dayandırmış durumda.

* * *

“Yeni Çözüm Paketi” adı verilen bir dizi yasa hazırlığında olan AKP iktidarı, İmralı’daki bebek katili ve PKK terör örgütünün taleplerini hayata geçirmek adına meclise kanun teklifi sundu.

Bu yasa teklifinin içerisinde pek çok konu var ama özü itibarıyla yapılmak istenilen, özü ihanet sözde barış süreci olan dönemde AKP iktidarının işlediği “vatana ihanet” suçunun ortadan kaldırılmasıdır!

Suçu kanun üzerinde ortadan kaldıracağını zanneden AKP iktidarı, bilmiyor ki “ihanetin” millet nezdindeki algılaması çok açık ve seçik bir şekilde yerini bulmuştur.

İhanetin tanımı zannediyorlar ki kâğıt üzerinde değişirse, millet nezdinde de değişecek.

Ne büyük bir ahmaklık olduğunu eminim siz de görüyorsunuz.

Bu yasanın hazırlanmasındaki “topluma sunulan” gerekçe ise komedinin de ötesinde bir anlam taşıyor.

Zira AKP’nin “Yeni Çözüm Paketi” adını verdiği yasa tasarısının ilk bölümünde yer alan maddelerin başında bulunan “Terörün sona erdirilmesi ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesine yönelik siyasi, hukuki, sosyo-ekonomik, psikolojik, kültür, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında ve bunlarla bağlantılı konularda atılabilecek adımları belirleyecek.” bölümü Türk Milleti’nin akıl sağlığı ile nasıl oynandığını ve adeta nasıl milletle dalga geçildiğinin görülmesini sağlıyor.

* * *

Hemen geçmişe gidelim ve AKP iktidarının, açılım adını verdiği “terörle müzakere” döneminin başında neler söylediğini yeri gelmişken hatırlatalım.

Bunlara göre “teröristler sınır dışına çıkacak, silahlar susacak, PKK’lılar silahlarını teslim edecek” konularının yaşandığını güya Türkiye görecekti.

Geride bıraktığımız son bahar aylarında Diyarbakır’da Barzani’yi ağırlayan Recep Tayyip Erdoğan bu sözlere ilave olarak “dağdakilerin indiğini, cezaevlerinin boşaldığını göreceğiz” ifadelerini de kullanmıştı.

Peki, sonra ne oldu?

Yerel Seçimler’in arifesine denk gelen döneme baktığımızda gerek Kandil’deki PKK2lı yöneticilerin, gerekse BDP’li pek çok ismin “özerklik ilanı” konusunda, 30 Mart’ın ertesini açıkça işaret ettiklerini görmüştük.

Buna ilave olarak “biteceği ifade edilen” terörün bölgedeki etkisini artırdığını, karakol inşaatlarını bastığını, adam ve asker kaçırdığını, haraç topladığını, yol kestiğini, bölge insanı üzerinde hiç olmadığı kadar büyük bir baskı oluşturduğunu, dağa çıkışlarda patlama yaşandığını, örgüt tarafından çocukların Kandil’e kaçırıldığını, şehir içi yapılanmalarla sözde asayiş birimlerini oluşturduğunu, bunlara karşın AKP iktidarının sessizliği ile Doğu ve Güneydoğu’da “tek söz sahibi” konumuna ulaştırıldığını da görmedik mi?

Tüm bunlara ilave olarak Diyarbakır’da 2. Hava Kuvvet Komutanlığı’nda asılı olan “Türk Bayrağı’nın indirildiğine” de hep beraber tanıklık etmedik mi?

* * *

Şimdi sanki bunlar yaşanmamış gibi AKP iktidarı terörist başının ve Kandil’deki eli katillerin taleplerini “daha üst seviyeden” gerçekleştirebilmek adına adımlar atmaya başladı.

Demek ki Recep Tayyip Erdoğan haklıymış!

PKK’nın çocuk kaçırmaları ve yol kesmeleri konusunda “B ve C planlarını uygularız” derken, gerçekten de bildiği bir şeyler varmış.

Belli ki B planı da C planı da PKK’nın Türkiye’yi bölmesi yolunda adımlar atarken sessizliğini koruyan, buna yol açan başta kendileri dâhil başka kim varsa hepsini “korumaya” almakmış!

Bunca çabanın esası ve esrarı da bunu gerçekleştirebilmek adına teröre teslim olan hallerini gizleyebilmek adına yaptıkları makyajın akmaması içinmiş…

* * *

Hadi gelin buna tesadüf deyin; PKK’lı Murat Karayılan 18 Haziran 2014 günü PKK’nın haber ajansı ANF’ye konuşarak “kritik ve hassas” olarak tanımladığı dönemin renginin 1-2 haftada netleşeceğini belirtmiş ve “Gelinen aşamada AKP’nin kesesinde bir şey varsa, bunu çıkarıp pratikleştirmesi, işleme koyması gerekmektedir” dedi ve “yoksa herkes kendi yolunda yürüyecektir” sözleriyle AKP’yi tehdit etmiştir.

Ayrıca aynı açıklamada PKK’lı Karayılan “Bu konuda AKP’nin karnesi zayıftır. Şimdi eğer hala çözüm iddiasını taşıyorsa buyursun pratik adım atsın, görelim. Adım atmazsa ve tekrar ‘Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrası ben şunu şunu yapacağım’ dese, hiç kimse buna inanmaz ve kimseyi de inandıramazlar. Bu yüzden süreç gerçekten kritik bir noktaya gelmiştir. Artık pratik adımlara ihtiyaç vardır.” diyerek taleplerinin Cumhurbaşkanı Seçimlerinden önce gerçekleşmesini istemiştir.

Bakın şu işe ki bu talepler tıpkı Murat Karayılan’ın dediği gibi Cumhurbaşkanı Seçimlerinin hemen öncesinde hayata geçirilmek için tamda PKK tarafından verilen süreye uygun olarak 1 hafta sonra, AKP tarafından yasa tasarısı haline getirilip meclise sunulmuştur.

Üstelik normal takvime göre tatile girecek olan meclisin çalışma süresi de uzatılmıştır.

Gazi Meclisimizin düşürüldüğü şu vahim halin bilemem farkındamısınız?

Türk Milleti’nin sesi ve kalbi olan meclis iradesi PKK’nın karşısında boyun eğdirilmeye çalışılmaktadır.

* * *

Tüm bunların ne uğruna yapıldığı sizce de açık değil mi?

Recep Tayyip Erdoğan kazanamayacağı seçimi, milletin kendisine vermeyeceği Cumhurbaşkanlığı’nı PKK’dan alabileceğini zannederek bunca adımı atmaktadır.

İhanetlerine ortak olan kim varsa, hepsini yasal koruma altına alıp güya rahatlamalarını amaçlamaktadır.

Gelin görün ki tarih her şeye şahittir.

Millet, olan biteni çoktan kavramış ve bu ihanete dur diyeceği kararlılığı ortaya koymuştur.

Diyarbakır’da olduğu gibi “Bayrakların teröristlerce indirilip, yerlere atılmasına” bu millet asla olur vermeyecektir.

Bunun için Cumhurbaşkanı Seçimlerinde “milli irade” Recep Tayyip Erdoğan’a kendisi için çok acı verecek bir sonuç yaşatacaktır.

Makam ve mevki uğruna ülkeye bölmeye yeltenenler tarih önünde duvara toslayacak ve adalet karşısına çıkıp, “ait oldukları” yere mutlaka gönderileceklerdir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.