SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Önce Vatan

Gündem Yazıları

Erdoğan Kürdistan’ın Hamisi Olmaya Çalışıyor

Bu haber 13 Kasım 2013 - 9:42 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin geride bıraktığımız hafta ABD’ye gerçekleştirdiği ziyaret, bölgemiz açısından ortaya konulmak istenilen yeni senaryonun ip uçlarını vermeye başladı. Yeni senaryo diyorum, çünkü Suriye’ye askeri müdahalenin masadan kalkmış olması ve Esad yönetiminin ülkenin başındaki konumunu koruması ABD’yi yeni strateji oluşturmaya yöneltti.

Bu yeni kurgulanan senaryonun en hassas yeri Ortadoğu’da ki mezhepsel ayrışmanın derinleşmeye başlaması ve çatışma riskinin giderek artması oldu. ABD, Suriye üzerinde palazlanan El Kaide ve onun türevleri olan kimi terör örgütleriyle beraber bölgenin ne derecede büyük bir kaosa doğru sürüklendiğini nihayet gördü.

Maliki ve Obama arasında gerçekleştirilen görüşmelerde de temel mesele zaten bölgede artan mezhepsel gerilim ve El Kaide terör örgütü ile mücadeleydi. İki konuda Irak ile doğrudan bağlantılı. Çünkü mezheplerin en gergin olduğu ve hali hazırda (henüz ciddi boyutlara ulaşmamış kabul edilse de) kutuplaşmayla beraber çatışmaların yaşandığı ülke olarak Irak kendisini gösteriyor.

Bunun yanında Suriye’deki El Kaide’nin asıl amacının Irak ve Suriye’yi hedef alan bir coğrafyayı esas alarak kendi adına bir düzen kurmayı hedeflediği şuana kadar kesin bir şekilde anlaşılmış durumda. Zaten “Irak Şam İslam Devleti” adını verdiği oluşumla El Kaide’nin kendi düzenini, hakim olduğu alanlarda kurmaya başlamış olması bunun göstergesi. El Kaide aslında bu bölgede mezhep çatışmasının başlamasına yönelik tehdidin başlıca nedenleri arasında ilk sırada geliyor. Bu sebeple El Kaide’nin faaliyetleri bir an önce durdurulmaya çalışılıyor.

Maliki, ABD’nin El Kaide noktasındaki hassasiyetini yerinde gördükten sonra, terörle mücadele alanında kullanılmak üzere içerisinde yüksek teknolojiye sahip savaş helikopterlerinin de bulunduğu bazı önemli askeri yardım talebinde bulundu. Ancak ABD yönetimi geçmiş dönemde Barzani ve Maliki arasındaki gerilimi hesap ettiğinden ve Irak’ın kuzeyindeki oluşumu korumak istediğinde, Maliki’nin askeri talebini geri çevirdi.

The Wall Street Journal gazetesi bu durumu “Maliki, ABD’den Apache helikopteriyle birlikte Irak genelinde terörist örgütlere karşı yapılacak operasyonlarda kullanılacak diğer askeri mühimmatları talep etti. Başkan Obama, iki liderin ortak düşmanının El-Kaide olduğunu söylerken, savaşta “acil” destek istedi ancak yapılan yardımları ise arttırmadı.” yorumu ile değerlendirdi.

Bu gelişmelere bakarak ABD’nin yeni dönemde iki temel meseleyi baz alacağı anlaşılmıştır. Bunlardan birincisi mezhep çatışmalarının önüne geçecek önlemleri almak ve Irak, Türkiye, İran ve Suriye’nin iletişimini güçlendirmek. İkincisi ise Barzani’nin kontrolünde bulunan bölgenin sağlıklı bir şekilde mevcudiyetinin korunmasını sağlamak.

Dış İşleri Bakanı Davutoğlu’nun Irak ziyareti ve ikili görüşmelerin yeniden başlayacağını duyuran haberlerin esasında mezhepsel çatışma riskinin arttığı dönemde akan suların durulması olarak yorumlanabilir. Uzun süredir Türkiye’ye karşı, Barzani’yi Irak’ın egemenliğini yok sayarak desteklediği gerekçesiyle suçlayan Irak Merkezi Hükümeti’nin de ılımlı bir yaklaşım sergilemeye başlaması da bu görüşümüzü kuvvetlendiriyor.

Burada en fazla dikkat edilmesi gereken mesele Recep Tayyip Erdoğan’ın hafta sonu yapacağı Diyarbakır gezisinde Mesut Barzani ile görüşecek olması. AKP böylesi bir davet sunarak, Irak ile yakınlaşılan bir dönemde Barzani’nin kaygılarını ortadan kaldırmaya yönelik adımları atmayı da planlıyor. Daha açık bir ifadeyle Recep Tayyip Erdoğan Barzani’ye Diyarbakır’daki buluşma ile “Merak etme Kürdistan’ın hamisi benim” mesajını vermeyi hedefliyor. Çünkü bir türlü toplanamayan Kürt Ulusal Kongresi’nin yeniden ileri bir tarihe ertelenmesinin hemen ardından Erdoğan-Barzani buluşmasının gerçekleşeceğinin duyurulması son derece manidar olmuştur.

Yukarıda da vurguladığımız gibi ABD, Irak Merkezi Hükümeti’ni mezhepsel gerginliğin yükseldiği bir dönemde kontrolü altına almak isterken, AKP aracılığı ile de Barzani’yi koruma altına almaya çalışıyor. Her ne kadar Irak’ın BOP’a göre mezhepsel ve etnik anlamda bölünmesini hedeflese de, sürecin kendi kontrolü dışında gelişmesini ABD arzu etmiyor. Çünkü kendi kontrolü dışına çıkan bir çatışma ortamının İsrail’i etkilemesi son derece muhtemel.

Zamanı gelinceye kadar bölgede sükunet ve kendi tanımladığı istikrarın sağlanması ve Barzani’nin varlığını koruyabilmesi için ABD, emrinde eşbaşkanlık yapan AKP’yi görevlendirmiş durumda.

Bu sebeple Recep Tayyip Erdoğan dünya üzerinde dört parçalı sözde Kürt devletinin kurulması için en çok istekli olan isimdir. Şimdilik yeniden ileri bir tarihe ertelendiği duyurulan Kürt Ulusal Kongresi Barzani’nin canını sıksa da, AKP onun gönlünü almak için uğraş veriyor. PKK ve Barzani dahi kimi yerlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın bu haline şaşıyor olsa gerek.

Ankara yada bir başka yer dururken Recep Tayyip Erdoğan’ın “BOP’da bir merkez, bir yıldız” olabilir şeklinde tanımladığı Diyarbakır’da Barzani ile buluşacak olması AKP’nin gerçek niyetini görmemizi sağlıyor.

Yıllardır PKK ve Barzani’nin başaramadıklarını, yapamadıklarını Türk Milleti’nden aldığı oy ile Recep Tayyip Erdoğan kendileri adına, Türk Milleti’ni bölme pahasına yapıyorsa, “başbölücü” sıfatının ne anlama geldiğini bir kez daha iyi düşünmek gerekir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.