SON DAKİKA

ATATÜRK OLMASAYDI…

KÖŞE YAZILARI

Erdoğan Cephesinde Yeni Bir Şey Yok

Bu haber 28 Ağustos 2014 - 10:48 'de eklendi ve 20 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

AKP kongresinde bizi şaşırtan, farklı, anlamlı, yeni bir şey arayanlar yine sukutu hayale uğradılar. Bildik ezberler, içi boş övünmeler, yanıltmalar, çarpıtmalar, ucuz kahramanlıklar ve her şeyi kendi varlığı ve menfaatiyle sınırlama alışkanlıkları aynen, hatta biraz da artarak devam etti.

BİZİ YANILTMADI

Bir gün önceki yazımızda AKP kongresi ile ilgili beklentilerimizi, “Kuvvetle muhtemeldir ki, kurultay konuşmasında yine, kendi gibi düşünmeyen ve kendi hedeflerini onaylamayanlara çok ağır sözler söyleyecek ve gerginliği daha da arttıracaktır.” Diyerek ortaya koymuştuk. Yine yanılmadık. Devletin her iktidar döneminde yapmak zorunda olduğu görevleri büyük bir nimet ve lütuf gibi sunup, her şeyi kendisi ve kendi varlığıyla sınırlayan bir konuşma dinledik. Konuşmanın her cümlesine, hatta her kelimesine verilecek cevap vardır. Özellikle MHP ile ilgili değerlendirmelerini anlamak hiçbir şekilde mümkün olmadığı gibi, Cumhurbaşkanlığı görevine giderken bunları söylemek, zaten tartışmalı olan durumunu daha da içinden çıkılmaz hale getirecektir. Terörü ülkenin başına bela edip, İmralı’yı siyasi parti genel merkezine dönüştürenlerin MHP’ye ayar vermeye çalışmasına söylenecek çok söz var. Biz Cumhurbaşkanlığı gibi bir makamın siyasi tartışmalara malzeme olmaması için titizlik gösterirken, bizzat o makamı temsil edenlerin aynı dikkati göstermeyip günlük siyasete malzeme olma çabalarını anlamakta güçlük çekiyoruz.

ŞEHİT ANNELER KATİLLERİN HEYKELİNİ SORUYOR

Bu durumda sayın Erdoğan’ın bazı sözlerini değerlendirmek gerekiyor. Sözlerinin başında şehitlerin eli öpülesi annelerinden bahsetti. O anneler çocuklarını şehit eden katillerin heykelinin dikilmesi karşısında acaba ne düşünüyorlar sayın Erdoğan? Konuşmanın bir yerinde Cumhurbaşkanı olmasına rağmen partililerini coşturmaya çalışırken, “çok çalışarak milletin adayını, milletin adamını sizler seçtiniz” dedi. Biz başka bir ülkede mi yaşıyoruz? Sizi seçtiren AKP kıtaları mıydı, yoksa devletin sonsuz imkanlarını son haddine kadar kullanmak, medya ve kamuoyu yoklamaları üzerinden eşi görülmemiş bir algı operasyonu yürütmek, akıl almaz paralarla her yeri ele geçirmek ve milletin zihnini bulandırıp aradan sıyrılma ustalığı mıydı? Sizin arakanızdaki millet sırtından ele geçirilmiş sınırsız imkanları alın, sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nun arkasına koyun, bakalım sonuç ne olacak?

BAŞKASI SEÇİLSEYDİ HALK SEÇMEMİŞ Mİ OLACAKTI?

Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı varmış ve artık iki tur, üç tur yok seçim olmuyormuş. Bunu anlamak için Cumhurbaşkanı olmak gerekmiyor. İki turlu, üç turlu seçim parlamentonun seçtiği sistemler için geçerli. Siz değil de başkası seçilseydi uzaylıların seçtiği Cumhurbaşkanı mı olacaktı? Bir başka cümle, “AKP asırlar öncesinden başlamış kutlu bir davanın yüklenmiş bir partidir. 1071’de zafere yürüyen askerlerin duyguları neyse, bizim duygularımız da aynen odur. Bu toprakları vatan yapanlar bizim dedelerimizdir. Kahraman Mehmetçiğin torunlarıyız” Şeklindeydi. AKP gibi toplama bir menfaat ortaklığının 1071’de zafere yürüyen askerlerle bir tutulması karşısında şaşırıp kalıyoruz. Bu toprakları vatan yapanlar arasında bizim dedelerimiz yok muydu? Biz kimin torunlarıyız?

YENİ GERGİNLİKLER KAPIDA

Görünen o ki, sayın Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı tahmin ettiğimiz gibi yeni gerginliklerin, yeni çatışmaların ve yeni huzursuzlukların yaşanmasından başka bir sonuç doğurmayacak. Türkiye daha çok içine kapanacak, bu ülke ve devletle hesabı olanlar daha çok coşacak ve mesafe alacak. Zaten bunun açık işaretleri geliyor. AKP kongresine yabancı ülkelerin gösterdiği ilgi çok çarpıcıdır. ABD en alt seviyede temsil edilmiştir. Bunun anlamı Cumhurbaşkanı seçilse de Erdoğan’a karşı mesafeli durulduğu ve Türkiye’nin muhatap alınmadığıdır. Diğer batılı ülkelerin tavrı da ne yazık ki farklı değildir.

IŞİD’DEN HİÇ BAHSETMEDİ

Her yerden bahseden, herkese ayar veren, AKP dönemini içi boş övünmelerle anlatmaya çabalayan Erdoğan her ne hikmetse IŞİD teröründen hiç bahsetmedi. Ülkenin belli bir bölgesinin PKK’ya teslim edilmesinin adını da “yeni Türkiye” olarak koydu. Şu işe bakın ki, yeni Türkiye’de istedikleri bütün hain emellerine ulaşanlar IŞİD’i kendilerine malzeme yapmaktan geri durmuyorlar. PKK ve Barzani IŞİD üzerinden kendilerine meşruiyet sağlıyorlar. Bu durum, IŞİD’in niye korumaya alındığını, terör örgütü olarak değerlendirilmediğini ve bütün dünyanın ibretle izlediği gibi her türlü yardımla ödüllendirildiğini de belgeliyor. IŞİD’i beslediler, bunun üzerinden PKK’ya yol verip akladılar.

ALMANYA’YA LAF YOK

Bir başka vahamet de Almanya’da ortaya çıkan dinleme skandalıdır. Uzun yıllar Türkiye’yi dinlemişler. Ancak yine şu işe bakın ki, AKP bu durumdan hiç rahatsız değildir. Birkaç göstermelik tepki dışında hiçbir şey yapılmamıştır. Sayın Erdoğan bu konudan özellikle uzak durmuştur. Meselenin üzerinin kapatılmaya ve unutturulmaya çalışıldığı anlaşılıyor. Bu durum ister istemez akıllara başka sorular getiriyor. Almanya’nın yaptığı dinlemelerde hangi açıkların, hangi talanların, hangi ihanetlerin tespit edilmiş olmasından ve bunların ortalığa saçılmasından korkulduğu için üzeri örtülmek isteniyor?

ATANMIŞ BAŞBAKANIN İŞİ ZOR

AKP kongresinden yansıyanlar ana hatlarıyla bunlardır. Ülke, devlet ve millet menfaatine olacak zerre bir şey ne duyuldu, ne de görüldü. Atanmış başbakan olarak Ahmet Davutoğlu’nun bu durumla nasıl başa çıkacağını hep birlikte göreceğiz. Davutoğlu’nu bekleyen tablo bu kadarla da sınırlı değildir. Parti içindeki kaynamaların tavan yaptığını ve bazı kopmaların olabileceğini sayın Erdoğan kongrede itiraf etmiştir. Bütün bunların içinde bizi ilgilendiren tek şey Türkiye’nin nerelere savrulacağıdır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.