Asikurtlar©

Erdoğan-Baykal Nereye Koşuyor?

Erdoğan-Baykal Nereye Koşuyor?
26 Haziran 2015 - 13:17 'de eklendi ve 4083 kez görüntülendi.

AKP-CHP koalisyonu Erdoğan ve Baykal’ın gayretleriyle hızla sonuca doğru ilerliyor. Bu durum bizim için sürpriz değildir. Bu köşeyi takip eden herkes şahittir ki, AKP ile CHP ortaklığının ilk adımlarının ta seçim öncesinden atıldığını ve oluşacak koalisyonun da bu yönde olacağını söyledik ve yazdık. Bizi şaşırtan Erdoğan ve Baykal’ın meydanı boş bulup bu kadar öne çıkması, kontrolü ele almaları ve kendi hesapları üzerinden bu oluşumu şekillendirmeleridir.
Garip ilişki
Erdoğan-Baykal ikilisi arasında 2002 yılından bu yana garip bir ilişki yürüyor. Bugüne kadar yapılan açıklamalar ve kulis bilgileri bu ilişkinin nedenini ve boyutunu anlamaya da, anlatmaya da yeterli olamamıştır. Bir taraftan birbirleri için en ağır yakıştırmaları yapıp, en ileri hakaretleri sıralıyorlar, diğer taraftan en sıkıntılı durumlarında ortaya çıkıyor ve birbirlerini tamamlıyorlar. Erdoğan’a siyaset yolu Baykal sayesinde açılmıştır. Baykal’ın Genel Başkanlığına mal olan kaset olayında ise Erdoğan’ın ne derece rolü olduğu tam olarak ortaya çıkmamıştır, ama bunu en çok kullanan lider olmuştur. Yıldıray Çiçek kardeşimin dünkü yazısında bu olay ayrıntılarıyla var. Tekrar okunmasını tavsiye ederiz.
Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu seyrediyor
Yine bir Erdoğan- Baykal ortaklığı ile karşı karşıyayız. Birisi Cumhurbaşkanı, yani Anayasaya göre tarafsız kalacağına namusu ve şerefi üzerine yemin etmiş, devletin başı olan bir makamda bulunuyor. Hükümet kurmak, pazarlık yapmak gibi ne bir yetkisi ne de bir görevi var. Diğeri sade bir milletvekili. Yıllarca Genel Başkanlık yapmış ama, parti yönetiminde hiçbir görevi ve yetkisi yok. Hatta parti içinde çok ciddi biçimde eleştiriliyor. Gelin görün ki, her ne hikmetse zaten oluşacağı çok önceden belli olan AKP-CHP koalisyonu, bu ikili üzerinden yürüyor. İlk sıcak teması bu ikili kurdu. Çok büyük ihtimalle ilk pazarlık bu ikili arasında yapıldı. Şimdi şekillendirmeyi de yine bu ikili yapıyor. AKP’nin Genel Başkanı sessiz-sedasız bütün gelişmeleri uzaktan izliyor. CHP Genel Başkanı ise akıntıya kürek çekip, ara sıra verdiği ters demeçlerle bu durumu tabanına hazmettirmeye uğraşıyor.
Erdoğan’a bulunmaz bir fırsat çıktı
Erdoğan’ın da, Baykal’ın da hesapları gayet açık. Erdoğan için bulunmaz bir imkan ortaya çıkmıştır. 17-25 Aralık dosyalarının açılmaması garantiye alınacağı gibi; Anayasa tanımayan ve her şeye müdahale eden tavrını sürdürme ve oluşturduğu fiili durumu kalıcı hale getirme yolunda, çok uygun bir zemin bulmuştur. Adına çözüm denen ihanet sürecinde zaten aralarında bir sorun yoktu. AKP bir defa daha tek başına iktidar olsaydı, Erdoğan bu kadar sevinmez, bu kadar rahata kavuşamazdı. “Krizi fırsata çevirmek” tam da bu olmalıdır.
Çatal-kaşık hesabı
Cumhurbaşkanının Kaçak Saray’daki durumunun ne kadar sıkıntılı olduğunu, muhtarlara verdiği iftar yemeğindeki konuşması gösteriyor. Bir Cumhurbaşkanı düşünün ki, Saray’ın çatal-kaşık hesaplarını, yemeğin maliyetini ayrıntılı biçimde anlatmak durumunda kalıyor. Her ne kadar bu sıkıntı, Türk olduğunu hatırlaması gibi hayırlı bir sonuç doğuruyor olsa da, göğüs gerebilmek çok kolay bir iş değildir. Bu sıkıntıdan kurtulmanın yolu açıldığı için acele ediyor. Erken seçim tehditleri, bu ortaklığın her hangi bir kazaya uğramadan, bir an önce sonuca bağlanması içindir.
MHP ihtimali
Sayın Cumhurbaşkanı AKP’yi kendi başına bırakırsa, taban da, teşkilat da, yeni oluşan grup da MHP ile ortaklık istiyor. 17-25 Aralık dosyalarının açılmasının, Cumhurbaşkanının Anayasal sınırlar içine çekilmesinin, hatta çözüm süreci denilen ihanet sürecine son verilmesinin AKP içinde kime ne zararı var? Kaldı ki, MHP’nin ileri sürdüğü şartlar, en çok Davutoğlu’nu rahatlatacak ve gerçek anlamda Genel Başkan olmasını sağlayacaktır. En fazla AKP grubunun işine gelecek ve böyle bir kamburdan kurtulma imkanı tanıyacaktır. Bu şartlarda oluşacak bir AKP-MHP koalisyonunun başarı şansının da çok yüksek olacağı düşünülürse, bu durum Erdoğan için kabustan da ötedir ki, böyle bir ihtimal daha belirmeden yok edilmiştir. Durup dururken, sayın Bahçeli seçim öncesine benzer bir üslupla hedefe konulması bu yüzdendir.
Baykal’ın kârı
Baykal’ın buradaki kârının ne olduğu da gayet açıktır. Yarım asra yaklaşan siyaset hayatının son demlerini yaşıyor. Ne bir başbakanlık görebildi, ne doğru-dürüst bir makam sahibi oldu. Bunlara bir de Genel Başkanlığı kaybedip, parti içindeki itibarının gün geçtikçe daha da aşağı düşmesi eklendi. TBMM Başkanlığı gibi saygın bir makam, kendisi için çok anlamlı ve değerli bir jübile olacaktır. Böylece Erdoğan-Baykal ikilisi birbirlerini tamamlamakla kalmıyor, hayatlarının en büyük fırsatlarını da karşılıklı ikram ediyorlar.
Vicdanlar ne diyecek?
Bütün bu hesapları anladık, ancak bunların uygulama alanında nasıl karşılık bulacağını kestirmek çok da kolay değil. Zira, MHP Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu’nu TBMM Başkanlığı için aday çıkarmıştır. Unutmamak gerekir ki, İhsanoğlu Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde CHP’nin de oy verdiği ve her şeyiyle desteklediği bir şahsiyet. Kariyeri, birikimi, saygınlığı, etkisi, kişiliği gibi TBMM Başkanında bulunması gereken özelliklere bakıldığında, bütün rakiplerine uzak ara fark attığını vicdan sahibi herkes kabul edecektir. Bu durumun Meclis vicdanında nasıl bir karşılık bulacağını hep birlikte göreceğiz.
Hesabın üstünde kutlu bir hesap vardır
Bugünkü son sözümüz, Sayın Devlet Bahçeli’nin kısa bir süre önce yaptığı paylaşımı hatırlatmak olsun: Uyum, uzlaşma ve işbirliği temellenecekse evvela kırmızı plaka sevdasından kırmızı çizgilerin seviyesine gelinmesi şart ve mecburidir. Çıkarlarının sıcak takibiyle, arka oda müzakerelerine soyunup sahte alicenaplık pozları verenler önce samimi davranmalıdır. Türkiye’nin yüzeye çıkması geçmiş 13 yılıyla yüzleşmesiyle mümkündür. Unutmayalım, küçük adamlarla, güdük adımlarla büyük hedeflere varılamaz. Bir ülküsü olanlar nefsine aldanmaz, ucuz istismarlara kanmaz. Müslümanlar Endülüs’ten çekilince El Hamra Sarayı’nı ele geçirenler her şeyi silerler. Yalnızca şu ifadeler batıla meydan okurcasına kalır: ‘Ve la galibe illallah.’ Yani galip olan sadece Allah’tır Herkesin bir planı varsa Allah’ın da vardır hesabın üstünde kutlu bir hesap vardır.’

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER