SON DAKİKA

Endişeye Mahal Yok

Bu haber 04 Şubat 2015 - 10:15 'de eklendi ve 19 kez görüntülendi.

Serok Ahmet’in AKP grubundaki çırpınışını, çaresizliğini ve trajikomik açıklamalarla başbakan olduğunu gösterme gayretini, içimiz acıyarak izledik. 12 yıldır paralel yürüdüklerini MHP’ye yamama gayreti çaresizliğin ne boyutta olduğunun ibret veren yansımasıdır ki, bu konuda daha fazla bir şey yazmak bu köşeye haksızlık olacaktır. Biz, her Salı olduğu gibi hakkı teslim edelim ve MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin ülkenin ne halde olduğunu ortaya koyan ve çare gösteren açıklamalarını yerimiz yettiği kadarıyla hatırlatmaya çalışalım:
EMEKLİNİN DURUMU
Sayın Bahçeli her grup konuşmasında toplumun bir kesiminin içinde bulunduğu perişanlığı devletin rakamlarıyla ortaya koyuyor ve MHP’nin bu konuda yapacaklarıyla ilgili çok net taahhütlerde bulunuyor. Bu hafta da asgari ücretlinin ve emeklilerimizin durumunu değerlendirdi:
Asgari ücretle geçinen bir kardeşimiz 2013 yılsonunda 276 kg ekmek alırken, 2014 yılında bu miktar 270’e düşmüştür. SSK ve Bağkur emeklilerimizin hali de bundan farklı değildir. AKP, emekliyi borca yatırmış, krize sokmuş, elinde avucunda ne varsa gasp etmiştir. Normal görmeyeceğimiz bu durum ayıptır, günahtır, zalimliktir. Emekli ekmek bulamazken, 17-25 Erdoğan kendisine eski parayla bir katrilyon 370 trilyon liraya bin bir gece masallarını aratmayacak bir saray yaptırmıştır. Hırsızlar soymuş, emeklilerimize 24 liralık zam reva görülmüştür. Emekli kardeşim ne yapacağım, ne yiyeceğim, nasıl alacağım deme; unutma kaderin üstünde bir kader vardır, AKP’yi kovup atacak gücün kaptan köşkünde de üç hilal pırıl pırıl parlamaktadır. Sözümüz söz, herkesi kucaklayacağız.
İŞGAL GÜNLERİNDEN DAHA TEHLİKELİ
Türkiye’nin şu andaki halini, “Türk milleti, ruh köküne düşman iç ve dış odaklar karşısında işgal günlerinden daha tehlikeli bir duruma düşmüştür.” Diye özetleyen sayın Bahçeli, bu hale nasıl geldiğimizi şu sözlerle ortaya koydu:
“Artık Recep Tayyip Erdoğan kendisini Türkiye’nin üstünde, Türk milletinin önünde görmektedir. Var olan tüm totaliter sapmaların yan tesirleri Erdoğan’ın zihnine, iradesine ve basiretine bulaşmıştır. Şimdi de başkanlık sisteminin tesisi amacıyla varını yoğunu ortaya koymaktadır. Erdoğan’a kadar görev yapmış 11 Cumhurbaşkanının elbette farklı farklı siyasi düşünceleri olmuştur. Ama hiçbiri bu kadar pervasız, bu kadar kontrolsüz, bu kadar devlet adabını hiçe sayan, üstlendiği yetkiyi kötüye kullanan bir seviyeye düşmemiştir. Erdoğan’ın toplu açılış bahanesi altında, AKP’nin nam ve hesabına oy istemesi eşine benzerine az rastlanacak siyasi bir kırılma, hukuki bir travmadır.”
ERDOĞAN’DAN CUMHURBAŞKANI OLMAZ
Sayın Bahçeli, Cumhurbaşkanı seçimi öncesinde defalarca “Erdoğan’dan Cumhurbaşkanı olmaz” demişti. Şu ana kadar yaşananlar bu tespitin ne kadar haklı ve doğru olduğunu ispatlamıştır. Anayasa ayaklar altına alınmış ve edilen yemin unutulmuştur. Sayın Bahçeli’nun bu konudaki tespitleri şu şekildedir:
“Erdoğan devletin başı mıdır, yoksa AKP’nin fiili eşbaşkanı mıdır? Erdoğan Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Türk milletinin birliğini mi temsil etmekte, yoksa AKP’nin vesayet mihrakı, hırsızın uğursuzun vasi merkez midir? Türk milletinin birliğini temsil eden ve kendine Cumhurbaşkanı diyen bir şahıs, nasıl olurda Kırşehir’de ve TÜMSİAD Genel Kurulu’nda bir siyasi parti lehine oy istemiştir? Demokrasiyle yönetilen, hukukla sınırları çizilmiş herhangi bir ülkede bu tip bir küstahlığa nasıl tahammül edilecektir? Böyle bir devlet nerede kalmıştır? Yine de ben size söyleyeyim; Kuzey Kore’ye bakınız görünüş haricinde Erdoğan’ın tıpkısının aynısını göreceksiniz. Körfez ülkelerine, Sudan’a ve diğer bazı Afrika ülkelerine bakınız, Erdoğan benzerlerini mutlaka bulacaksınız. Bizi en çok düşündüren, en çok rahatsız eden bir başka husus ise Erdoğan’ın Anayasa’nın 103. Maddesine göre ettiği yemini arka arkaya, sayısız kere çiğnemesidir. Yeminleri bozmak Erdoğan’da alışkanlık halini almıştır. Şeref gibi bir derdi olmayanın Türkiye Cumhuriyeti’nin şerefini savunması beyhudedir. Yemin bozan, yeminden dönen, yeminleri değirmen gibi öğüten birisinin Türk milletinin birliğini temsil etmesi de akla hakaret, zekaya ihanettir.”
HANGİ ERDOĞAN?
Başkanlık tartışması sayın Cumhurbaşkanının özel gayretiyle şu anda her şeyin önüne geçmiş durumdadır. Sayın Bahçeli bu konuda nereden nereye gelindiğini ve neyin hedeflendiğini şu değerlendirmeyle çok net ortaya koyuyor: “Geçmişten bu yana başkanlığı savunduğunu söyleyen ve özellikle ABD’yi örnek gösteren Erdoğan ya hafızasını sildirmiş, ya da yalancıların piri olmaya tam olarak karar vermiştir. 1993 yılında, başkanlıkla ilgili sorulan soruya bakınız ne diyor: ‘Başkanlık sisteminin ortaya çıkışı bir özentinin sonucu ya da Amerikan emperyalizminin bize bir tavsiyedir.’ Aziz milletim, AKP’ye oy veren muhterem kardeşlerim; biz hangi Erdoğan’a inanalım?Türk milleti kaç Erdoğan’la muhataptır? Birleşik Krallığı yarı başkanlık olarak gören bu ümmi yuvasının sevenleri başkanlığın, yarı başkanlığın ne olduğunu kerrat cetvelini öğretir gibi öğretsin, yoksa dünya aleme gerçekten rezil olacaktır. Dünya üzerinde, ABD dışında, Başkanlık sistemiyle düzlüğe çıkan, istikrarı yakalayan ülke sayısı yok denecek kadar azdır. Kuvvetler ayrımını tehdit olarak gören Erdoğan bütün erkleri elinde toplamak istemektedir. Ve istenen bu sistem diktatörlüktür, demokrasinin ara dönemi, Türkiye’nin kuruluş felsefesinin temelden yıkımıdır.”
ENDİŞEYE MAHAL YOK
Bütün bunlar yaşanırken MHP’nin ne yaptığını ve ne yapacağını, yine sayın Bahçeli’den aktaralım: “Daha önce söylediğimiz gibi Erdoğan nerede miting yaparsa biz orada olacağız ve bunu karşılıksız bırakmayacağız. Milliyetçi Hareket’in nefesi hainlerin, haram yiyenlerin, Cumhuriyeti yıkmak için kuyruğa girenlerin ensesindedir. 8 Şubat 2015 Pazar günü, Kırşehir’de, ‘Nefesimiz Ensenizde Olacak’ temalı açık hava toplantımızda milletimizle kucaklaşacak, Erdoğan’ın ve AKP’nin oyunlarını, tezgahlarını bir bir anlatmak için Anadolu bozkırlarına koşacağız. Endişeye mahal yoktur. Küfre karşı duracağız, batıla susmayacağız. Erdoğan,”siz Türkçü parti zannediyorsunuz, ama bakıyorsunuz onlar aslında üst akla çalışıyorlar.” demiştir. Erdoğan, bu üst aklın hüviyetini, neye benzediğini aydınlatmazsa, bizim üst akla çalıştığımız iddiasını ispatlamazsa namerttir. Üst aklın duldasında yıllar geçiren, küresel türbülansta her şeyini yitiren Erdoğan, söylediği sözleri ispatlamazsa müfteridir.”

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.