SON DAKİKA

BARAJ…

Gündem Yazıları

Milliyetçi Hareket

Gündem Yazıları

Emin Pazarcı İmralı’dan Selfie Pozunu Bekliyoruz !

Bu haber 05 Temmuz 2014 - 10:25 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

Yıldıray Çiçek

“Akşam” isminde bir gazete var. Bu gazete kimin belli değil. Ortalık malı gibi. Aslında Akşam’a artık gazete demek, gerçek gazetelere büyük hakaret olacaktır. ‘AKP Genel Merkezi’nde basın bülteni gibi basılıyor’ dersek daha doğru bir tanım yapmış oluruz.

AKP iktidarından aldığı ihalelerle ve “Bu milletin a.koyacağız” içerikli ses kayıtlarıyla meşhur olan Cengiz İnşaat’ın sahibi Mehmet Cengiz, sözde gazete Akşam’ı Kolin-Limak-Cengiz ortaklığı olarak satın aldıklarını duyurmuştu. Sonra yine AKP’nin para kasalarından olduğu söylenen Ethem Sancak’ın satın aldığı söylendi.

17/ 25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonları sonrası Başbakan Erdoğan ve Bilal Erdoğan’ın olduğu iddia edilerek yayınlanan bir ses kaydında da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan oğlu Bilal Erdoğan’ı Akşam Gazetesi’ne yaptığı ziyaret sonrasında çıkan haberler nedeniyle azarlıyor ve ona “Niye böyle yapıyorsun oğlum ya! Bak şimdi oraya gidiyorsun sosyal medyada orda burda Bilal Erdoğan Akşam Gazetesi’nin başına geçiyor haberleri çıkıyor. Neden benden habersiz gidiyorsun” diyordu.

Bilal Erdoğan ise, “Ne yapayım baba nereye gitsem benim oluyor. Ne yapayım benim hiçbir yere gitmemem lazım.” diyor. Bunun üzerine Tayyip Erdoğan, “Hassas yerler. Hassas yerler olduğu için gitmemen lazım. Bak ben bir kere dahi olsa Star gazetesine gitmedim” ifadelerini kullanıyordu.

İşine gelip -gelmediği ölçüde “montaj” yada “gerçek” diye kabullenen Recep Tayyip Erdoğan bu konuşmaya ne demişti bilmiyorum. Ama sözde gazete Akşam, her halinden belli ki işadamlarının parasıyla ayakta duran ama Erdoğan ailesinin kontrolünde yürümektedir. Akşam, Star, Sabah, Takvim ve benzeri sözde gazeteler bir ‘havuz medya’ ürünü olarak gazeteciliğe kara leke sürerek yayın hayatına devam ediyor.

Ama bizim konumuz yine Emin …

Hangi Emin mi?

Bizzat Başbakan Erdoğan’ın eliyle Havuz Medyasına tohum olarak ektiği yazar Emin…

Tohum büyüdü, filizlendi ve meyve veren AKP’li bir yazar oldu.

Bu Emin aynı zamanda da Ramazan eğlencemiz oldu. Daha öncede eğlencemizdi ama şimdi sık sık eğleniyoruz. O komik yazılar yazıyor, bizde ciddi yazılarla cevap vererek eğleniyoruz. Bizim eğlencemizde böyle bir şey…Emin Pazarcı’ya yazdığımız yazılar neredeyse bir kitap oldu. Kitabın adı da herhalde “AKP’nin Pazarına Düşen Emin” olur.

13.08.2005 tarihli Tercüman Gazetesi’ndeki “Meşrep Sorunu” başlıklı yazısında “Meşrepleri müsait olanlar ise, onlara haklılık kazandırmak için çırpınıyorlar.

Bu ülkede bir “Kürt sorunu” değil, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı yürütülen apaçık bir savaş var!” diyen Emin Pazarcı, bugün AKP’ye destek olsun diye PKK Açılımını savunuyorsa, bu durum AKP pazarına düşmek olmuyor mu?

Şimdi “Bu nasıl meşrep?” diye Emin Pazarcı’ya sormak lazım…

Ama bundan önce yaptığı gibi asla cevap veremez.

Bugün de köşemize “Türkeş’e de gidecek mi?” başlıklı yazısından dolayı eğlencelik oldu. Başbuğ Türkeş’e “Kafatasçı-Irkçı” diyen Kürt raporları hazırlayan Recep Tayyip Erdoğan için kalem sallayıp, Başbuğ Türkeş ismiyle fitne yaratmaya çalışmak ancak Emin Pazarcı’nın meşrebine yakışırdı. O da bunu yapıyor.

Emin’in fitnesine bak fitnesine : Ekmeleddin İhsanoğlu, ortak aday, ama ortaya çıkan görüntüye bakılırsa, asıl CHP’nin adayı gibi. Anıtkabir’e gitti, İsmet İnönü’nün mezarını ziyaret etti. Buna karşılık, MHP’nin Manevi Lideri Alparslan Türkeş’in mezarına gidip bir Fatiha okumadı.

İhsanoğlu’na MHP’den bu yönde bir talep gitti mi, bilemiyorum! Ama konu sosyal medyada alabildiğine tartışılıyor, tabandan bu yönde talepler yükseliyor. MHP, İhsanoğlu’ndan böyle bir talepte bulundu ve kabul edilmediyse de sıkıntı, MHP yönetimi bu konuyu gündeme getirmediyse de sıkıntı!”

Emin Pazarcı işte bu fitne üretme kabiliyeti sayesinde ‘Havuz Medya’da yer bulmuştur. Oradaki görevi budur.

Cumhurbaşkanı Adayı Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu, Türkiye Cumhuriyetinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ve ondan sonra Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü’nün anıt mezarlarını ziyaret ediyor. Emin Pazarcı’da nasıl bir fitne kabiliyeti varsa, konuyu merhum Başbuğ Alparslan Türkeş’in mezarına getiriyor.

Geçmişte Başbuğ Türkeş’in Libya gezisinde tercümanlığını ve danışmanlığını yapmış olan Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Başbuğ Türkeş’in mezarını ziyaret ederek dua okuması bizi elbette mutlu eder. Ama Başbuğ Türkeş’in fikirlerine, ülkülerine, mücadelesine düşman olan ve ona “Irkçı-Kafatasçı” diyen adamların kalemi olan Emin Pazarcı’nın fitnelerine mi kaldı bu durum?

Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu “Türkeş’e de gidecek mi?” diye soran Emin Pazarcı kendi savunduğu Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’a “İmralı’ya gidecek mi?” diye sorması daha mantıklı olmaz mı?

CNN Türk’te katıldığı televizyon programında “Babam Türk’tür, anam Türk’tür. Babam Yozgatlı. Kökümüz, kösteğimiz belli. Ben o iki Türk’ün evladı olarak doğdum.” diyen Prof. Dr. Ekmeleddin İhsanoğlu merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş’in mezarına gitmekten elbette gocunmaz.

Emin Pazarcı “İmralı’ya gidecek mi?” başlıklı yazını şundan yazmalısın.

Çünkü (AB)(D)ullah Öcalan diyor ki:

“Başbakan’ın kullandığı kavramları daha önce ben kullanmıştım, bu kavramlar bana aittir. Başbakan, bu kavramları aslında biliyor”

“Başkanlık sistemi düşünülebilir. Biz Tayyip Bey’in başkanlığını destekleriz.”

“AKP’yi 10 yıldır ayakta tutan benim. Biz AKP’yi çıkartan gücüz.”

“Başbakan tutuklanacaktı, bunu ben engelledim.”

“Tayyip Erdoğan’ı ben yönetiyorum!”

“Tayyip Dediklerimi Yapıyor!”

Ortaya çıkan ses kayıtlarında, yayınlanan İmralı tutanaklarında bunları diyor.

Bu sözlere karşılık Başbakan Erdoğan ne diyor peki ?

Aynen şunları söylüyor : Öcalan’ın kaldığı oda standartların üzerinde. Başkalarının odaları 7.5 metrekareyken onunki 11 metrekare, ayrıca 40 metrekare de açık alanı var. Avrupa’dan gelenler bile kendilerine bu standartlar anlatılınca itiraz etmiyorlar. Öcalan’ın odasındaki televizyonu biz verdik. Yine yanına adam da verdik. Ama şimdi, kendi istediği isimler olmasına rağmen yanındakilerden rahatsız, gitmelerini istiyor. Ama sorun giderildi.”

Bu sözler yetmiyor gibi “Öcalan hidayete ermiş olabilir” diye de daha ileriye gidiyordu.

Biraz vicdanın varsa söyle Emin Pazarcı, bu karşılıklı aşk değil de nedir?

Hadi şimdi söyle Emin Pazarcı “İmralı’ya gidecek mi?” başlıklı yazıyı ne zaman yazacaksın?

Bu yazı başlıkları “Barzani’ye gidecek mi?”, “Kandil’e gidecek mi?” diye de çoğaltılabilir.

Emin Pazarcı, İmralı’ya gidecek gazeteci heyetinden bahsediyorlar. Bu heyet içinde sende var mısın? TRT ekranlarında PKK Açılımını savunarak bu heyete girmeyi çoktan hak ettin inan.

Hem Recep Tayyip Erdoğan nerede, sen orada olman lazım.

İmralı’ya gittiğinizde Öcalan, Recep Tayyip Erdoğan ve seninde olduğun heyetten bir Selfie pozu bekliyoruz. Unutma ki, ihanetiniz tarihe fotoğraf notu olarakta düşsün…

Her zaman yaptığın gibi mahkemelere koşma Emin Pazarcı köşende cevap ver ki ,eğlenceye tüm Türkiye şahit olsun !

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.