Asikurtlar©

Elimizle ettik, bedelini birlikte ödüyoruz

Elimizle ettik, bedelini birlikte ödüyoruz
15 Mart 2016 - 13:04 'de eklendi ve 4035 kez görüntülendi.

 

 

Ankara’nın göbeğinde yapılan ve ekmeğinin, işinin, okulunun peşinde olup otobüsle evine dönmeye çabalayan vatandaşları doğrudan hedef alan kahpe saldırı, aylardır haykırdığımız acı gerçeği bir defa daha su yüzüne çıkardı. Güzel ülkemiz göz göre göre felakete gidiyor. Hiçbir sözün, hiçbir açıklamanın bir önemi ve anlamı kalmamıştır. Çok şey söyledi, çok nutuk attılar, ama değişen bir şey olmadığı gibi, her geçen gün bir önceki günü aratıyor. Başta yanaşma ve beslemeler olmak üzere, siyasi sorumluluk taşıyanlar, artık milleti terörle yaşamaya, yani ölmeye, kana, bölünmeye alışmaya davet ediyorlar.

BU DURUMA NASIL GELDİK?
Altını çizerek belirtelim ki, her ne olursa olsun asla birlik beraberlikten ayrılmayacağız. Kahpeleri, katilleri, bölücüleri ayıracağız, ama bütün Türk milletiyle birlikte olacak, herkesi kucaklayacağız. Ne kanı, ne terörü, ne de bölünmeyi kabul edeceğiz. Bunu hiçbir güç değiştiremedi ve değiştiremeyecek. Aksini düşünmek de, söylemek de, uygulamak da, bu kalleşliğe ortak olmaktır. Fakat bu durum ülkenin yaşadığı felaketi değiştirmiyor. Herkes üzgün, tedirgin ve çaresiz. Memleket cenaze evine döndü. Kimse başka yere çekmeye, bahane üreterek bu karanlığı hazmettirmeye uğraşmasın. Bu ülke AKP’ye sıfır terörle ve huzurlu bir şekilde teslim edilmişti. Terörü sıfırlamak, huzuru sağlamak kolay olmadı, ama bu millet bunu başardı. Peki, ne oldu da, Türkiye yeniden terörün girdabında kıvranmaya başladı. Ne olduğuna akıl ve izan sahibi herkes şahittir. İtleri saldılar, taşları bağladılar, hainleri azdırdılar, bölücüleri ümitlendirdi ve harekete geçirdiler ve bugünlere geldik. Bu kadar net, bu kadar kesindir. Bölücülerin siyasi uzantıları, AKP’den kopardıklarıyla hiç olmadıkları kadar güç kazandıklarını meclis kürsüsünden övünerek anlattılar ve meydan okudular. Bütün komşularımızla hiç yoktan sebeplerle düşman olduk. Her türlü tehdit ve tehlikeye açık hale geldik. Etrafımız sarıldı, içimiz karartıldı ve bunun sonucunda hainler başkente dayandılar.

ORTADOĞU ÜLKESİ OLDUK
Kendi elleriyle büyütüp azdırdıkları terör can alıp meydan okurken, bunu 7 Haziran’da milletin vurduğu tokadın getirdiği istikrarsızlığa bağlayanlar, şimdi de, “bütün dünyada terör var” bahaneleri üretiyor. Bütün dünyada terör oluyor, ama tedbiri hemen alınıyor ve tekerrürü olmuyor. Hiçbir ülkenin başkentinde, 5 ay içinde üç toplu katliam arka arkaya yapılmıyor. Bunun örnekleri sadece BOP yolunda tarumar edilen Ortadoğu ülkelerinde var ve ne yazık ki, bizim de halimiz ve görüntümüz, bu ülkelerden farklı değil. Ne kendimizi, ne başkalarını kandırmayalım. Nitekim, bu kandırmalar, bu hazmetmeler, ihanetin daha da büyümesi, kanın daha çok akması ve bütün Türkiye’nin ağır ve yıkıcı bir terör tehdidi altına girmesinden başka bir sonuç doğurmadı. Kesin, net ve açıktır: Bu ülke bu duruma bilerek ve göz göre göre getirilmiştir. Ve ülkeyi bu hallere getirenlere, tarihin en zor ve karanlık dönemine mahkum edenlere, “bu tespit AKP’ninin kurucusu olan 11’nci Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül’e aittir” bir defa daha iktidar vermenin intihar olacağını, bu gidişin felaket getireceğini ve çok daha ağır bedeller ödemek zorunda kalacağımızı anlatmaya çalıştık. Yetersiz kaldık. Anlatamadık, ya da anlamak istemediler. Dünya siyasi tarihinde, başkentinde bomba patladığı için, kendi elleriyle oluşturdukları bataklığı “istikrar” diye anlatmaktaki hünerleriyle, oylarını arttıran ve tek başına iktidar yakalayan bir iktidar örneği görülmemiştir ve bundan sonra da görülmeyecektir.

BEDELİ BİRLİKTE ÖDÜYORUZ
Bir defa daha içimiz yandı, yüreğimiz sızladı, kahrolduk. Kimi kime şikayet edelim? Millet olarak bu tercihi yaptık ve vatanın varlığını ve birliğini şeref masalarında pazarlık konusu yapanlara yeniden iktidar verdik. Böyle bir tablodan, böyle bir zihniyete yeniden iktidar verilmesinden hayırlı ve faydalı bir şey çıkmasını mı bekliyordunuz? Bunun boş bir bekleyiş olduğuna adımızdan emin olduğumuz kadar emindik. Çok daha vahim olanı, bu kadar yanlışı, bu kadar ihaneti getirip, milletin verdiği oya bağlıyorlar. Hala yaptıklarının doğru olduğunu ve milletin bu yüzden kendilerine iktidar verdiğini iddia ediyorlar. Bu durum endişelerimizi daha da arttırıyor ve dehşete düşüyoruz. Elimizle ettik ve bedelini hep birlikte ödüyoruz. Kurunun yanında yaş da yanıyor.

KAYBEDECEK ZAMAN YOK
Akıl, insaf, iman ve vicdan sahibi hiçbir Türk vatandaşının, Türkiye’nin bugünkü durumundan memnun olabileceğine, hatta içinin sızlamadığına, yüreğinin yanmadığına zerre kadar ihtimal vermiyorum. Ülkenin varlığı, milletin birliği kesif bir saldırı altındadır. Ülkeyi yönetme sorumluluğu taşıyanlar hiç olmazsa bundan sonra yanlış yapmamalı ve kararlı durmalıdırlar. Bu kalleşlik karşısında yapılması gereken bellidir. Yeni bir şey istemiyor ve beklemiyoruz. Terörün olduğu her yerde, bütün dünyada ne yapılıyorsa, sizden öncekiler ne yaptıysa, onu yapın yeter. Bir defa daha ve altını çizerek hatırlatalım: Zor oyunu bozar. Türk milletine karşı, Türk vatanına karşı bir oyun oynanıyor. Hamaset nutukları atmanın zamanı çoktan geçmiştir. Bu kahpelere, bu katillere bütün uzantılarıyla birlikte hadlerini bildirmek şart olmuştur. Terörle mücadele sadece silahla, sadece terör yapanlarla sınırlı kalamaz. Dış ve iç destekçileri, ekonomik ve siyasi bağlantıları, psikolojik ve sosyal ayakları birlikte değerlendirilmek zorundadır. Kaybedecek, lafla geçirilecek zaman kalmamıştır. Bugün ülkeyi idare edenler de, nihayet bunu söylemeye başlamışlardır, ama bu sözden öteye geçmiyor. Umarız ve dileriz ki, bundan sonra söylediklerini yaparlar. Aksi halde neler olacağını, şimdiye kadar olanlar açık biçimde gösteriyor.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER