SON DAKİKA

Elazığ’ın cevabı

Bu haber 16 Eylül 2013 - 11:08 'de eklendi ve 14 kez görüntülendi.

ORHAN KARATAŞ

MHP’nin Milli değerleri korumak ve yaşatmak için “kardeşlik” temasıyla Elazığ’da düzenlediği açık hava toplantısı, ihanetin yaygınlaştığı, Türkiye’nin bölünmesini meclisten geçirecek düzenlemeler için hazırlıkların yapıldığı bir döneme denk geldi. Bu toplantı birçok bakımdan bir mukayese yapma ve bu milletin bu ihanet sürecine ne diyeceğini görme anlama ve anlatma fırsatı verdi.

Gakgoşlarıma yakıştı

Elazığ, başbakanın çizdiği Sivas’ın ötesi hattının doğusunda kalan bir ilimiz. Dolayısı ile bu ihanet sürecine vereceği cevap hayati önem taşıyordu. Çok şükür, bildiğimiz ve beklediğimiz gibi, çok anlamlı, çok net ve çok keskin bir cevap verdi. Gakgoşlarım şanına yakışır bir duruş ortaya koydu. Eşsiz bir sahiplenmeyle, muhteşem bir coşkuyla, al bayrağı yükseltti, kardeşliği yüceltti, Türk milliyetçilerini kucakladı, birliği pekiştirdi, ihanete set çekti.

Bursa, İzmir, Adana, Erzurum ve Konya’dan sonra Elazığ’da da bir defa daha gördük ki, bu millet oynanan oyunların farkındadır. Yıkımın karşısında dimdik ayaktadır. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğüne olan sarsılmaz inancımız, bu millete olan yüksek güvenimiz bir defa zirve yapmış ve pekişmiştir. Elazığ, okyanus ötesi senaristlerinin, bu kirli oyunun figüranlarının, ülkeyi ve birliği çözme odaklarının, İmralı canisinin, Kandil çetesinin, siyasi bölücülerin, peşmergenin, 63’lüklerin ve bazı sözde aydınların üzerine bir kabus gibi çökmüş, heveslerini kursaklarında bırakmıştır.

Teşhisi doğru koymak lazım

Türkiye’de artık saflar netleşmiş, kimin nerede durduğu, ne istediği, neyi hedeflediği kesin biçimde ortaya çıkmıştır. Tedaviyi doğru yapabilmek için teşhisi doğru koymak şarttır. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli Elazığ konuşmasında çok net tespitler yapmış ve ihaneti de, istismarı da deşifre etmiştir. AKP hükümetinin akıl almaz yanlışları ve İmralı canisiyle kurduğu ortaklık sonucunda bölge halkının yıllardan beri iki arada bir derede kaldığı acı gerçeğini hatırlatmış; artık geçmişe sünger çekerek, hatalardan ders çıkararak, teröristleri def ederek, kötü niyetlileri ayıklayarak ve takviye edilmiş kardeşlik şuuruyla geleceğe bakmaktan başka çare kalmadığını söylemiştir.

Sorular

Demokratikleşme masallarıyla bu ülkeyi lime lime etmenin hazırlıklarını yapanlar sayın Bahçeli’nin sorduğu şu sorulara, ahlak ve vicdan ölçeğinde cevap vermek zorundadırlar: “Yeni anayasadan statü ve kimlik bekleyenler, anadilde eğitim olsun diyerek küresel planların peşine takılanlar sorarım sizlere; Kürt kökenli kardeşlerim, kimliksiz, statüsüz ve ne olduğu belli olmayan bir insan yığını mıdır? Yoksa büyük Türk milletinin saygın, onurlu ve güzide evlatları mıdır? Vicdanı mezbeleye dönmüş sömürge kalıntıları, cevap veriniz, Kürt kökenli kardeşlerimi, onlar gibi görünerek, ABD’nin, AB’nin ve kana susamışların emrine ve hizmetine vermeye nasıl kalkarsınız? BDP-PKK ve AKP’nin zalimliği nereye kadar sürecek, Kürt kökenli kardeşlerim daha ne kadar bunlara tahammül edecektir? Kürt kökenli kardeşlerimi demokrasi, özgürlük, insan hakları, barış gibi kavramları kullanarak suç ve cinayet örgütü PKK’nın yanında göstermeye kimin ne hakkı vardır?”

Türkçemiz ve ay yıldızlı al bayrağımız

Bu ülke sahipsiz değildir. AKP-PKK ortaklığı ne derse desin, ne yaparsa yapsın, bölge halkının büyük çoğunluğunun bölücü ve hain emellerden bıkmış ve tiksinmiştir. Sayın Bahçeli’de bu duruma özellikle dikkat çekmiş ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin, Kürt kökenli kardeşlerimizi, hiçbir ayrım yapmadan, milletimizin tıpkı diğer fertleri gibi kucaklamaya, her zamanki gibi hazır olduğunu bir defa daha ilan etmiştir. MHP’nin bu konudaki tavrını ve duruşunu şu sözlerle hatırlatmıştır:

“Anadile saygılıyız, hiç kimsenin anadilini konuşmasına bugüne kadar itiraz etmedik, etmeyeceğiz. Ancak bölücü çevrelerce dillendirilen anadilde eğitim konusu, vahim sonuçlara yol açacak, milli birliğimizden parça koparmaya çalışanlara eşsiz bir imkan verecektir. Bu bir PKK dayatmasıdır. Ana dilde eğitim diyerek yaygara koparanların, okullarda boykot kararı alanların niyeti ve neyi hedefledikleri kimsenin yabancı olmadığı gerçeklerdendir. Dildeki parçalanmanın, dildeki ufalanmanın ve farklı dillerdeki eğitimin neden olacağı badirelerin nerede duracağını önceden kestirmek, bugünden tahmin etmek zor değildir. Bizim dilimiz Türkçe, bayrağımız ay yıldızlı al bayrak, devletimiz Türkiye Cumhuriyeti, milletimizin ismi de büyük Türk milletidir. Bunun dışında yapılacak her teklif hayat ve varlık haklarımızı çiğnemektir ki, buna da izin vermemiz söz konusu değildir.”

Neyi başardın?

Türkiye’nin sadece içeride değil, dışarıda da büyük sarsıntılar yaşıyor. Söylenenle yapılan farkı olmuş, tutarsızlıklar, sahte kahramanlıklar, içi boş övünmeler ağır sonuçlar doğurmuştur. İtibar ve saygınlık masallarının gelip dayandığı yer yalnızlık ve çaresizliktir. MHP lideri sayın Bahçeli’nin şu tespiti AKP’nin tutarsızlıklarının ülkeyi nasıl bir girdabın içine sürüklediğini de ortaya koymaktadır:

“Sayın Başbakan, Elazığ’dan soruyorum sana; Mavi Marmara Gemisinde dokuz vatandaşımız katledildi, sen ne yaptın? Suriye yönetimi uçağımızı düşürdü ve iki pilotumuzu şehit etti, sen ne yaptın? Reyhanlı’da 54 vatandaşımız vahşice öldürüldü, sen ne yaptın? Suriye’den top mermileri, kör kurşunlar insanımızın canını aldı, Akçakale ve Ceylanpınar gibi sınır ilçelerimizde gözyaşları sel oldu aktı, sen ne yapabildin? Konuşmaktan, gencecik evlatlarımızla uğraşmaktan, Gezi Parkı’na saldırmaktan, ayyaş ve çapulcu diyerek ona buna sataşmaktan, başörtüsünü istismar etmekten, yalan ve dolana batmaktan başka söyler misin Elazığlı kardeşlerime, sen ne yaptın, neyi başardın? Davos’ta sahnede “One Minute” dedin, arkasından sözüm sunucuyaydı diyerek çark ettin. Libya’da NATO’nun ne işi var dedin, arkasında hemen yardıma koştun, lojistik destek sağladın.

Esad’a önce kardeşim dedin, işine gelmedi döndün kalleş ve katil diyerek saldırdın. İmralı canisiyle görüşmüyorum dedin, çok geçmedi suçüstü yakalandın. Söyler misin bize, senin kaç yüzün, kaç sıfatın, kaç şahsiyetin vardır? Sayın Başbakan, unutma ki, fos çıktın, balon gibi söndün, mum gibi eridin, kaynayan su gibi buharlaştın ve gerçek niyetlerini sonunda ele verdin.”

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.