Asikurtlar©

Ektiğinizi biçiyorsunuz

Ektiğinizi biçiyorsunuz
18 Şubat 2016 - 10:37 'de eklendi ve 4000 kez görüntülendi.

Yanlış, yetersiz, güdük, ülke ve dünya şartlarından uzak, saplantılara ve özel hesaplara dayalı siyasetin ülkeyi bir felakete sürüklemesi üzerine, bütün AKP sözcüleri “yandım Allah” diye bağırmaya başladılar. Sayın Cumhurbaşkanı saltanat sofrasında ağırladığı Kaymakamlara Amerika’yı, Birleşmiş Milletler’i, Rusya’yı, terör örgütlerini şikayet ediyor. “Bizim canımız acıyor.” Diye, de dert yanıyor.Başka hiçbir şeye gerek kalmasa dahi, sadece bu üç kelimelik cümle, 14 yılı anlamaya ve anlatmaya fazlasıyla yeterlidir. Tek başınıza 14 yıldır ülkeyi yöneteceksiniz ve geldiğiniz yer, canımızın acıması olacak.

PKK’YI KAMUYA YERLEŞTİRMİŞLER
Evet, ne yazık ki canımız acıyor. Ancak, kimi kime şikayet ediyorsunuz? Ülkeyi bu hale siz getirdiniz. Bu acının sebebi sizsin yanlışlarınızdır. İçeride de, dışarıda da bu bataklığı siz oluşturdunuz ve şimdi o bataklıkta üreyen hastalıklar, bize musallat oluyor. IŞİD’de bunun sonucudur, PKK-PYD’de buradan besleniyor, Rusya’da bu bataklıktan nemalanıyor, ABD ve AB ülkeleri de buradan payına düşeni almanın hesaplarını yapıyor. Daha dün, Başbakan Ahmet Davutoğlu imzasıyla bir genelge yayınlandı. Genelgede adına paralel denilen ve AKP düzeninin paraleli olanlarla terör örgütlerinin, yani PKK’lıların devletten temizlenmesi isteniyor. Bu aslında, PKK’nın dağdan indirilip şehirlere salınması, bomba ve silah depolamalarına izin verilmesiyle kalınmadığının, bu ihanet güruhunun devlete yerleşmesine, kamu kurumlarına sızmasına da göz yumulduğunun itirafıdır.

BÖYLE OLACAĞI BELLİYDİ
Bütün bu gelişmeler içerisinde bizim için şaşırtıcı olan hiçbir şey yok.
Zira, içeride ve dışarıda yapılan akıl almaz yanlışların sonucunun böyle olacağını akıl, izan ve vicdan sahibi herkes biliyor, söylüyor ve anlatmaya çalışıyordu. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin bütün uyarılarının ve tespitlerinin ne kadar haklı olduğuna, istinasız her sözünün haklı çıktığına sadece Türk milleti değil, bütün dünya şahittir. PKK ile masa kurarken de, PYD’yi kırmızı halılarla ağırlayıp lahmacun ikram ederken de, İmralı canisinin yattığı ini 5 yıldızlı otele çevirip oradan ülkenin gündemini belirlemesine izin verirken de, Kobani’ye selam gönderirken de, Barzani’yi şeref misafiri olarak ağırlarken de, büyük yanlış yapıldığı ve bunun ihaneti körükleyeceği anlatıldı. Yazdıklarımız arşivlerde kayıtlıdır. Esad’la ortak bakanlar kurulu toplanmasını da onaylamadık, BOP yolunda düşman ilan edilmesini de haklı bulmadık. “Uluslararası ilişkilerde tek taraflı aşk yoktur, ülkelerin menfaatleri vardır” diye yazdık. Şimdi sayın Cumhurbaşkanı herkesi menfaatleri peşinde koşmakla suçluyor. Bu yeni bir şey mi, sayın Cumhurbaşkanı? Dünya kuruldu kurulalı böyle devam ediyor. Ve artık dönüşü olmayan bir noktaya gelinmiştir. Etrafımızın kuşatıldığını, bir ateş çemberinin ortasında kaldığımızı, kayıpların acı verdiğini artık ülkeyi yönetenler söylüyor.

ARTIK CANIMIZ YANIYOR
Daha da önemlisi biz AKP’nin bu yanlışlarına, yetersizliklerine, kurduğu açık ve aleni yalan, talan ve ihanet düzenine rağmen hala iktidarda tutulmasının bedelini, bu milletin acı şekilde ve canı yanarak ödeyeceğini de söyledik. AKP’ye iktidar vermenin intihar olduğunu iddia ettik. Bu hükümetin yaptıklarının onda birine sebep olanların bırakın iktidarda kalmasını, siyaset tarihinden silindiklerini hatırlattık. Ne yazık ki, canımızın yanma noktasına geldiğini, artık sayın Cumhurbaşkanı söylüyor. Bu ülkede yaşayan herkes de bizzat yaşıyor. Ve korkarım ki, böyle giderse bu kadarla da kalmayacak ve canımızın yanması çok daha büyük acılar, çok büyük kayıplar, çok büyük çöküşler ve çözülmeler de getirecek.

MİLLETİN KARARI BELLİ
Saltanat sofralarının bir değişmez konusu da başkanlık sistemi oluyor. Yine aynı konu her şeyin önüne geçirildi. Sayın Cumhurbaşkanına göre, yeni anayasa milletin çok acil meselesi haline dönüşmüş. AKP neyi istiyorsa, sayın Cumhurbaşkanı neyi hedefliyorsa milletin en önemli, en ivedi meselesi o oluyor. AKP grubu ile başkanlık hesaplarını tutturmak mümkün olmadığı için de, “Ey parlamento üyeleri” diyerek, milletvekillerine sesleniyor. Ancak, bizim gördüğümüz, bizim yaşadığımız ve şahit olduğumuz durum hiç öyle değil. Parlamento içerisinde AKP grubu dışında “yeni Anayasa ve özellikle de başkanlık sistemi” diyerek, milletin karşısına çıkıp, bu sözleri verdiği için seçilen milletvekili yok. Hatta AKP’nin de 1 Kasım seçimleri öncesinde yeni Anayasa ve özellikle de başkanlık konusunda bir vaat yaptığını duyan olmadı. 7 Haziran seçimleri öncesindeki “başkanlık için 400 milletvekili” taleplerinin karşılığı ise yüzde 60 oranında hayır oldu. Dolayısı ile milletin ne düşündüğü de, parlamentonun yapısı da belli. Milletin şekillendirdiği bu parlamentodan başkanlık kararı çıkmaz. Başka bir hesap, başka bir yöntem varsa, onu da bilmiyoruz.

DEĞİŞİM ŞART!
Şu anda memleketin bir yangın yerine döndüğünü, ülkeyi idare edenler söylüyor. Ocaklar sönüyor, analar ağlıyor, şehitler geliyor. Ülkenin bir bölgesi iç savaş görüntüleri veriyor. Sonu kestirilemeyecek bir savaşın eşiğindeyiz. Ekonomi her tarafından dökülüyor, işsizlik imdat sinyalleri veriyor, zamlar vergiler bel büküyor. Herkes endişeli, tedirgin ve ümitsiz. Bu kadar acil, ivedi, yakıcı ve hayati mesele varken, bir Anayasa ve başkanlık tutturmak ne kadar inandırıcı olabilir?Bırakın diğer partileri, AKP içinden bile ittifakla başkanlık için onay verecek bir kararın çıkacağı ciddi biçimde şüphelidir.
Sayın Cumhurbaşkanının dediği gibi, Türkiye’nin bir değişime ihtiyacı olduğu kesindir. Ancak değişmesi gereken ülkeyi bu perişan hale getirenler, felakete sürükleyenler, yalnız ve itibarsız bırakıp, en haklı olduğumuz meselede dahi inandırıcılığını kaybedenlerdir.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER