SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Ekonomik Teröre dikkat!

Bu haber 03 Nisan 2018 - 13:23 'de eklendi ve 3.042 kez görüntülendi.

Suriye’nin kuzeyinde yerleşen bölücülere ve kanlı teröre karşı mücadelemiz devam ederken, silahlı terörden daha tehlikeli olan “ekonomik teröre” de dikkat etmek gerekiyor…

Türkiye’yi hedef seçen odakların kanlı planı Afrin’de yerle bir edilirken, sinsice devreye sokulmak istenen “ekonomik terör” dikkat çekicidir.

***

Kanlı terör can alırken, ekonomik terörün de can yakmasına izin verilmemelidir…

***

Bir süredir fırtınalar yaşayan AB-Türkiye ilişkilerinin ardından gerçekleşen AB-Türkiye zirvesinden yansıyan havaya bakınca Türkiye’nin bir süre daha ihtiyatlı davranması gerekiyor.

Gerek mail yardımlar, gerekse siyasi gelişmeler ekonomi üzerinde farklı etkiler yaratabilir…

***

Çünkü AB sözcüleri zirvenin ardından “Türkiye’nin düzensiz göçle ilgili olarak yaptıklarını takdir ediyoruz” dese de 3 milyar Euro vermesi gereken Avrupa bu sözünü henüz yerine getirmemiştir; 4 milyona yakın mültecinin mali yükü halen ekonomimiz üzerindedir.

***

AB’nin durdurduğu müzakere süreci yüzünden doğrudan yabancı yatırım imkânları zayıflarken, AB güdümündeki kredi derecelendirme kuruluşlarının yanlı tavrı haliyle, Türk yatırımcısının da ucuz kredi bulma olanaklarını daraltıyor…

İhracatta belirli bir hacim var ama istenen performansa erişememesi de önemli bir sorun.

Piyasalara pompalanan fakat yatırıma dönüşmeyen sıcak paranın buharlaşması ekonominin temel parametrelerine etkisi olmuyor…

***

Hükümetin devreye soktuğu tedbirlerin can suyundan öteye geçmeyeceği açıktır.

Kobi’lere sağlanan ölçüsü belli finansın harcama kalemleri ile buharlaştığı biliniyor.

Üretmeyen ekonomilerin hızla artan tüketim karşısında ekonomik savaş kazandığı görülmemiştir…

***

Türkiye’nin ekonomide riskli dönem, işsizlik, şiddetin devamı gibi önemli iç sorunlarının yanında dış kaynaklı sorunları da var.

Dış sorunların bir kısmı siyasi görüş farklılığından kaynaklansa da ekonomiyi önemli oranda etkilediğini söylemek mümkündür.

***

Kabul etsek de etmesek de ekonomi kısmen sıkışmış durumdadır.

Bazı kötü niyetli şirketlerin merkezlerini ve faaliyetlerini yurt dışına çıkarması bir anlamda sermaye çıkışı demektir. Bu şirketlerin göbekten bağlı olduğu merkezler ekonominin dengesini bozabilecek girişler ile adeta “ekonomik terör” sevdasındadır..

Bu sermeye çıkışı ile istihdam rakamlarının artabileceği ve vergi gelirlerinin düşebileceğini de hesaba eklemekte fayda vardır…

***

Hükümet tarafından ekonominin, büyüme beklentilerinden daha iyi olduğu açıklansa da, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek iş dünyasına seslenerek “Aman borç almayın, ortak alın… Borç bu dönemde büyük sorun” seslenişini dikkate almak lazım…

Aşırı borçlanmadan uzak kalarak, yatırım eksenli borçlanma ile üretim ve nitelikli pazarlama yöntemleri bulmamız gerekiyor..

***

Yabancı sermayenin doğrudan yatırıma dönüşmesi süreci gerçekten önemlidir..

Türkiye’deki yatırımların kaçışına da dikkat etmeliyiz.

Birçok firmanın neden çekildiği konusunda ciddi bir analize ihtiyaç var.

Türkiye’den kazanıp, farklı amaçlar ile parasını çıkaran bu şirketlerin vergilendirilmesine önem verilmelidir..

***

Bu arada Türk ekonomisi ara mal ithalatını gözden geçirip, yerli üretim imkânlarını sağlamakta geç kalmamalıdır.

Çünkü artan dolar rakamlarına rağmen ithalatın hız kesmediği gibi, ihracatında atmadığı durağan bir dönem yaşanıyor…

***

Dış kaynaklı finansmanın Betonlaşmaya, yani yapılaşmaya harcanması ABD’nin “mortgage” krizini hatırlatıyor.

O dönemde, Amerikalılar da aşırı borçlanma ile gelecekteki kazançlarını yirmi yıla yakın bir süre ipotek altına aldırmıştılar.

Bu tecrübeyi iyi okumak gerekir…

Ülkemizde benzer bir vakanın yaşanmasına sebep olabileceği de akla getirilmelidir..

***

Çünkü İnşaat sektörünün kazandığı paranın sanayi üretimine katkı sağlamadığı, hatta tüketim ve lüks harcamalarını yükselttiği bilindiği halde kredilerin neden sanayi yatırımlarına yönlendirilmediğini anlamak zordur…

***

İş dünyasına “kazanç sağlayacak yatırımlardan uzaklaşmanın, üretim yerine tüketimi arttığını” bunun sonucunda finans sıkıntısı çekileceğini anlatmak lazım.

Kredilerin lüks rezidanslara ve otomobillere harcanması belki sosyal hayatı kolaylaştıracak ama iş ve istihdam imkânlarını sıkıntıya sokacağını anlatmak lazım.

***

Bu çerçevede ekonomik tedbirler alınırken sadece yatırımcının desteklenmesi, Makro üretim planlamasının kolektif bir planlama içinde yapılması önemlidir.

Doğrudan yatırımın desteklenmesi, mevcut sanayicinin modernizasyonu ve pazar alanlarının çeşitlendirilmesi ekonomik terörü yenecek en güçlü silah olacaktır…

***

Tüketen değil, planlı üreten, pazarını genişleten ekonomik modelin en güçlü silah olduğunu unutmamak lazım…

Ekonomi uzmanlarını dinlemenin, önerilerini dikkate almanın önemini birçok yazımda vurguladım, bunu ülkemiz adına görevdir…

Mustafa Ertekin

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.