| Ne Olursan Ol Yeter ki; AKP'ye Koltuk Değneği Ol |
|
AKP iktidarı referandum sürecinde ülkenin genelini tam bir çadır tiyatrosuna çevirdi.Referandumda kazanan olmak için girmediği kılık,yapmadığı siyasi şarlatanlık,çevirmediği,tezgah kalmadı.Kazanmak için "Ne olursan ol gel" diyor. Öcalan'a gel destek ver diyor,Ramiz Ongun'a gel destek ver diyor,Cemil İpekçi'ye gel destek ver diyor,Şivan Perver'e gel destek ver diyor…Papanın,Papazın,Hahamın kadim dostu hocası ölüleri işaret etti.O hemen ruhları "Evet" verme seanslarına çağırmaya başladı. Kendi iktidarında demokrasinin katili oldu ama Adnan Menderes'in ruhunu çağırarak oy istiyor,batının ahlaksızlığını Türkiye'ye getirdi diye suçladığı Turgut Özal'ın ruhunu çağırarak oy istiyor,ölümünden önce randevu istediği halde vermeyen ve 3-4 gün karlı dağlarda ölüme terk ettiği Muhsin Yazıcıoğlu'nun ruhunu çağırarak oy istiyor,1991 yılında hazırlattığı Kürt Raporu'nda "Türk Irkçısı" dediği ve Refah-MÇP-IDP arasında gerçekleşen ittifakta karşı çıktığı Başbuğ Alparslan Türkeş'in ruhunu çağırarak oy istiyor.Recep Tayyip Erdoğan'daki nasıl bir siyasi ikiyüzlülüktür tarifini yapmakta bile zorlanıyoruz. Kazanmak için her şeyi mübah gören böyle bir siyasetçi Türk siyasetinde ne görüldü,ne de bundan sonrada böyle birisi gelir.Şu süreçte kazanan olmak için PKK'lıyı idare ediyor,Ülkücüyü idare ediyor,Devrimciyi idare ediyor,sanatçıyı idare ediyor,sendikacıyı idare ediyor,onu ediyor,bunu ediyor,herkesi idare ediyor. Dönüyor deli divane gibi , "Ne olursan ol gel" diyor ama Mevlana gibi manevi bir dönüş değil bu..Yangından mal kaçırır gibi bir telaş halinde,kendini kurtarma telaşı yanında,ABD'nin gerçekleşmesini istediği talepleri var,onlarında bir an önce gerçekleşmesi lazım…Mesela PKK açılımı için yargının kendisi için dikensiz gül bahçesi olması lazım ki,kendisinin de "Anayasa değişikliği sürecini de Milli Birlik ve Kardeşlik Projesinin önemli bir adımı olarak da değerlendiriyoruz. Bununla orada uzun vadede atacağımız adımların önü açılıyor.'' şeklinde belirttiği gibi PKK açılımı için önünde engel olacak kurumlar kalmasın…Uzun vadede atacak adımlara adım katılsın… MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin sürekli vurguladığı AKP'nin Anayasa Değişikliğinde hedeflediği "Gizli Gündem'i" budur.. Türkiye'de ne kadar bölücü ve Kürtçü kişi,kurum varsa "Yetmez ama Evet" gibi bir slogan altında toplanması da bunun işaretidir. PKK'nın siyasi taşeronu BDP "Boykot" kararı ile AKP'yi taleplerinin tam gerçekleşmesi için kontrol altında tutuyor.AKP'nin "Uzun vadede atacağım" dediği adımlar zaten BDP'nin ayak izleri olacağı için BDP'nin "Evet" oyu vereceğini tüm Türkiye görecektir. 1982 Darbe Anayasası 16 defa değişikliğe uğramış ve bugüne kadar 87 maddesi değişmiş ama AKP öyle bir tavır sergiliyor ki,sanki ilk dokunan kendisi,kendinden başka kimse dokunamadı gibi…Şimdide meydan meydan bağırıyorlar "Değişikliğe Hayır diyen Darbecidir" diye…57.Hükümet zamanı Anayasa Maddelerinin 34 tanesi değişmiş,şimdi 26 maddesi değişiyor.O zaman değişen madde sayısına AKP mantığı ile baktığımızda, AKP darbeci zihniyete daha yakın oluyor diyebiliriz herhalde...Zaten Kenan Evren'le,Çevik Bir'le,Yaşar Büyükanıt ile dostluklarını da cümle alem biliyor. Bu üç ismin referandumda verdiği oylara bakın "Evet" olması yüzde yüz ihtimaldir. 3 Kasım 2002 seçimlerinden sonra, CHP ile anlaşarak Anayasa Değişikliği çerçevesinde siyasi yasaklı Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi yasağı kaldırılarak nasıl Başbakan yapıldıysa,şimdide Başbakanlık zamanı yaptıklarının yargı önünde hesabını vermemek ve yeni hesaplık adımlar atmak için Anayasa Değişikliği yapıyorlar. İşine geldiğinde,kendi siyasi menfaatleri için geçtiğimiz dönemlerde CHP ile beraber hareket edip, Anayasa Değişikliği yapıyor ama aynı AKP şimdi "MHP-CHP aynı sayfa Anayasa Değişikliğine karşı çıkıyorlar" şeklinde muhafazakar kesimler üzerinde propaganda etkisi oluşturmaya çalışıyor…Klasik AKP zihniyeti işte… AKP'nin yanında yer al, ona destek ver, cinsiyetinin, mezhebinin, partinin, çizginin, düşüncenin hiçbir önemi yoktur.Ateist ol,komünist ol,devrimci ol,PKK'lı ol,Ülkücü ol,Solcu ol,Sağcı o ne olursan ol destek verdiğin vakit,senden iyisi yoktur. Vatan-millet-bayrak diyen Orhan Gencebay ve Uğur Işılak gibi sanatçıları Ahmet Kaya ve Şivan Perver gibi "vatan bölünsün" diyenlerle "Evet" için birleştirmek,Türk milliyetçisiyim diyen Ramiz Ongun,Mustafa Çalık gibi isimlerle Türkiye Kürdistan'ı Sosyalist Partisi (PSK) kurucusu Kemal Burkay'ı,PKK'nın kapatılan partisi HEP'in Genel Başkanı Fehmi Işıkları,Talabani-Barzani çizgisindeki HAK-PAR'ı ve Devrimci Sosyalist İşçi Partisi'ni "Evet" için birleştirmek AKP'nin gerçekten takdir(!) edilecek bir başarısıdır. AKP'nin kurduğu çadır tiyatrosunda ise ne ararsan vardır. Çadır tiyatrosunun asıl esas rol oyuncuları Recep Tayyip Erdoğan'ın "Uzun vadede atacağımız adımların önü açılıyor.'' diye tarifini yaptığı PKK açılımı içinde misyonu olanlardır. AKP'ye koltuk değneği olanlar,Türkiye'nin bölünmesinin yolunu açmaktadır. Türkiye'nin bölünmesi için "EVET" diyenler AKP'nin çadırında birleşiyor.Türk milleti bunu da sanırım görmektedir. |

| Sancaktepe'de Patlama: 1 Ölü |
İstanbul Sancaktepe'de bir patlama meydana geldi. Olay yerinde 1 ölü var.
|
