BM'de Suriye düellosu!

BM Güvenlik Konseyi toplandı.
Gündem tabi ki Suriye!
Konsey'in daimi üyeleri aynı masada ama karşılıklı oturuyor.
Bir yanda; ABD, Fransa, İngiltere ve bu cepheye destek veren Arap Birliği ile Almanya var.
Diğer yanda ise; Rusya, Çin ve Hindistan oturuyor.
Ancak ne var ki bazıları Dışişleri Bakanı seviyesinde değil.
Örneğin, Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov Avustralya gezisi gerekçesiyle toplantıya katılmıyor.
Hillary Clinton telefonla görüşmek istese de kendisine ulaşma imkanı bulamıyor.
Moskova'nın görüşlerini BM Büyükelçisi Vitali Çurkin savunuyor.
Pekin yönetimi de aynı taktiği deniyor.
Çin'in görüşlerini BM Büyükelçisi Li Baodong savunuyor.
Özetle...
Toplantı da müthiş bir diplomasi savaşı yaşanıyor.
***
Washington alışkın değil böyle direnç gösterilen toplantılara.
O nedenle ilk çıkış ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton'dan geliyor.
Bayan Clinton çok öfkeli;
Çünkü...
Yıllarca istediği kararı çıkartıyor, istemediğini veto ediyor, ne Rusya'yı, ne de Çin'i takıyordu.
Başlıyor üst perdeden açıklamalara;
'Önümüzde iki seçenek var' diyor,
'Ya Suriye halkıyla dayanışma içinde olacağız ya da Esad'ın uyguladığı şiddetin suç ortağı...'
Clinton'un sözlerine ABD, İngiltere ve Fransa Dışişleri bakanlarından büyük destek geliyor.
***
Kartlar tek tek masaya sürülürken.
Saflar sıklaşıyor...
Ortalık kızışıyor...
Pazarlıklar artıyor.
Gelinen nokta şunu gösteriyor ki;
'Hır çıkarmak için, herkes bir bahane arıyor!'
Neden mi?
Batı uygarlığının temsilcilerinde ekonomik kriz, sosyal, siyasal, kültürel alanları da tehdit boyutuna ulaştı da ondan.
Yani,
Avrupa çöküş içinde.
Lider konumundaki Almanya'da bile ekonomik ve sosyal göstergeler düşüş eğiliminde.
Dahası,
Gidişat Pakistan'ın da 'işgal' edilmesi doğrultusunda...
Görüldüğü gibi modern Batı uygarlığı artık dünyaya korku veriyor.
Hem de 'sofistike' silahlarla.
Şairin dediği gibi;
Unutulmamalı ki...
Kan eden kandan gider...
Akıbet ondan gider...
Sanma Rabbim unutur...
Bir süre ihmal eder!

Metin ÖZKAN

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile