SON DAKİKA

BAY ÇÖLAŞAN…

Gündem Yazıları

Önce Vatan

Gündem Yazıları

Ekmeleddin İhsanoğlu Ve AKP İiktidarın Telaşı

Bu haber 23 Haziran 2014 - 9:43 'de eklendi ve 16 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir

MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli Cumhurbaşkanı Seçimi’ne yönelik ortaya koyduğu “çatı aday” fikri yediden yetmişe herkesin son aylarda üzerinde durduğu ve dikkatle takip ettiği ana konu oldu.

Toplumun vicdanını ve gerçeklerini yansıtan bu önerinin herkesi kapsayan ve kucaklayan bir formatta oluşu AKP iktidarını derin bir çıkmaza soktu.

Çünkü AKP’nin 12 yıldan bu yana adım adım ve dozunu her geçen gün artırarak üzerinden nemalandığı tek gelişme, toplumun kamplaşması ve kutuplaştırılması üzerinden siyasi kazanç elde etmeydi.

Dolayısıyla “çatı aday” önerisi AKP’nin elindeki oyuncağı kaybetmesine neden olduğundan, mızırdanmaya başlamıştı.

Sayın Bahçeli’nin önerisinin AKP tabanından da destek bulmasıyla da iktidar ne yapacağını bilmez bir edayla hareket etmeye, söylemler geliştirmeye başlamıştı.

Özellikle de iktidarının açık ve örtülü şakşakçılığını yapan kimi basın çevreler ve yazarlar, bu önerinin tutmayacağını, aday bulmakta dahi zorlanıldığını günlerce yazdılar, çizdiler, söyleyip durdular.

Ancak Ekmeleddin İhsanoğlu ismi üzerinde uzlaşılmasının ardından nedense öncekine göre daha büyük bir endişe ve telaşla hareket etmeye başladılar.

* * *

“Olmaz, tutmaz, iktidarın adayı belli iken daha bunlar adayı bile açıklayamıyorlar” türünden yaptıkları çığırtkanlıklar, şimdilerde yerini “nasıl olurda Ekmeleddin İhsanoğlu’nu karalarız” anlayışına büründü.

Acınası hallerinin kendileri de farkında ancak ellerinden birşey gelmiyor.

Bunda da iki neden var.

Birincisi yukarıda söylediğimiz gibi “çatı aday” önerisinin “toplumun gerçeklerini yansıtması ve vicdanını temsil etmesi” ikincisi ise bu önerinin tüm gerekliliklerini taşıyan güçlü bir adayın belirli bir zümre yada partinin değil “Türk Milleti’nin adayı” olarak ortaya çıkmış olmasıdır.

AKP’li yöneticilerin içine sindiremediği, kabullenemediği konuda işte budur.

Ayrıca kendi tabanının “çatı aday” önersine verdiği destek karşısında çaresiz kalan, teşkilatlarında disiplini iyice bozulan ve her gün ayrı bir ilden gelen istifa haberleri ile sonu belirsiz bir akıntıya sürüklenen, makam ve mevki hırsı ile parti içi huzuru günden güne kaybolan, bünyelerinde başlayan ekipleşme ve cepheleşmeyle partilerinin geleceğinin ne olacağını kendileri dahi bilmeyen AKP iktidarının ve özellikle de Recep Tayyip Erdoğan’ın işi oldukça zor görünüyor.

Sözüm ona “çantada keklik” gördükleri Cumhurbaşkanı Seçimi, artık AKP iktidarı için tam bir kabus haline dönmüş durumda.

Farkındamısınız bilmiyorum, çok değil daha birkaç hafta öncesinde “çatı adayı” eleştirmek adına “isim bile bulamıyorlar” diyen AKP iktidarının Cumhurbaşkanı adayının kim olduğu hala belli değil!

* * *

AKP’nin çaresizce karalamaya çalıştığı, Türk Milleti’nin Cumhurbaşkanı adayı olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun kim olduğuna bakmakta fayda var.

Dünya çapında tanınan çalışmalarıyla başarılı bir Türk bilim adamı olan ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin emrinde bulunarak yürüttüğü bürokratik ve diplomatik görevlerle isminden sıklıkla söz ettiren Ekmeleddin İhsanoğlu, necip milletimizin yetiştirdiği değerli şahsiyetlerden birisidir.

Babasının İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un en yakın dostu ve “dava arkadaşı” olması, O’nu herşeyden evvel Mehmet Akif’in tedrisinden geçmiş bir isim olarak karşımıza çıkarıyor.

Mısır’da yaşadığı süre boyunca ailecek çok büyük sıkıntılar yaşamalarına ve hatta babasını kaybetmesinin ardından, vatandaşlığa geçmeleri koşuluyla Mısır tarafından kendilerine maaş bağlanacağını bilmelerine rağmen hiçbir zaman Türkiye’den kopmamış olmaları ülke sevgisi konusunda ne derecede ulvi bir değerde olduklarını gösteriyor. (Aynı durumda 17-25 rumuzlu Recep Tayyip Erdoğan olsa ne yapardı dersiniz?)

Bilimsel yaşamı başarılarla dolu.

Hatta bu alanda neler yaptığını yazmaya kalksak bu köşeye günler boyu sığdıramayız.

İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreteri olarak Türk-İslam dünyasının pek çok yerine gitmiş ve buraları da yakından tanıyan bir isim olarak Türkiye’nin küresel vizyonunu taşıyabilecek değerli bir isim olduğu ortadadır.

Hele ki, Dünya’da tanınmayan, tanınmaması içinde tüm güçlerin yoğun çaba sarf ettiği Kıbrıs Türklüğü konusunda verdiği mücadele bence takdire şayandır.

Zira Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ilk kez İhsanoğlu’nun İslam Konferansı Teşkilatı Genel Sekreteri olduğu dönemde uluslararası alanda tanınma yolunda çok önemli yol almıştır.

KKTC’nin “Kıbrıs Türk Devleti” adıyla İslam Konferansı Teşkilatı’na gözlemci üye olarak alınması, İhsanoğlu’nun Genel Sekreterliği döneminde olmuştur.

Ne hazindir ki bugünlerde Recep Tayyip Erdoğan’ın başında olduğu AKP iktidarı, bu kazanımları bir kenara atarak, adada yürütülen yeni müzakerelerde sözde barış adı altında, Kıbrıs Türklüğü’nün kaderini Rumların eline vermek için hazır konumdadır.

* * *

Ekmeleddin İhsanoğlu’nun yaşamı doğumundan bugünlere kadar geçen süre zarfında ülkesine ve Türk-İslam alemine hizmet etmekle geçmiştir.

Yıllarını ve mesaisini bu uğurda harcamıştır.

Yaptığı çalışmalara ve verdiği mücadelelere bakıldığında bu konu çok açık bir şekilde görülebilir.

Türk Milleti’ni temsil edecek erdeme sahip olmakla birlikte, Cumhurbaşkanlığı makamının manevi değerlerini taşıyabilecek sorumlulukta olduğu son derece açıktır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.