Asikurtlar©

Egonu Bırak Tarafsız Cumhurbaşkanı Ol!

Egonu Bırak Tarafsız Cumhurbaşkanı Ol!
17 Haziran 2015 - 19:03 'de eklendi ve 4054 kez görüntülendi.

“Başkanlık Sistemi” hayaliyle Cumhurbaşkanı olduğunu unuttu ve “Gönlümde yatan aslan belli” diyerek AKP’ye oy istemek için meydanlara indi. Aslında “AKP’ye 400 vekil verin” diyerek kendisine oy istiyordu. (Ahmet Davutoğlu’da AKP’ye oy isterken, aslında Recep Tayyip Erdoğan’ın hayalleri için oy istiyordu.)

 

 

Recep Tayyip Erdoğan hedefine ulaşmak için muhalefet partilerine etmedik hakaret bırakmadı. Kendinden yana olmayan, AKP’yi desteklemeyen herkesi düşman gördü.
Seçmeni kutuplaştırmak için bol bol düşman yarattı. Ona hakaret, buna hakaret, şuna hakaret yapa yapa seçimleri tamamladı. Bugüne kadar ne böyle bir Cumhurbaşkanı görüldü, nede bundan sonra böyle birisi Türkiye’ye Cumhurbaşkanı olur.

 

 
Namus ve şeref üzerine ettiği “Tarafsızlık” yemini henüz hiç uygulamadı ve uygulayacak gibi de görünmüyor.

Ama seçimden sonra “Eyyyy” diye ona-buna bağıran-çağıran, hakaret eden Recep Tayyip Erdoğan’dan eser kalmadı. Bir yandan seçim sonuçlarının şokunu atmaya çalıyor, bir yandan da ortaya çıkan koalisyon durumunu kendi menfaatleri için dizayn etmeye çalışıyor.

 

 
O meydanlarda tüm muhalefet partilerine hakaret eden Recep Tayyip Erdoğan gitmiş şimdi “Egoları bırakın” diyen birisi gelmiş.

 

Diyor ki: Türkiye’yi hükümetsiz, Türkiye’yi başsız bırakan, egolarına mahkûm olanlar ne tarihe, ne de milletimize bunun hesabını veremezler. Onun için de anayasal, yasal süreç içerisinde herkes egolarını bir kenara koyup, bir an önce ülkemizde hükümet kurulmalı ve kaldığımız yerden devlette devamlılık esastır anlayışıyla bu süreç devam etmelidir.
***
7 Haziran seçimlerine kadar adeta “Ego” patlaması yaşayan birisinden bu sözleri duymak güzel ama bu sözlerinde samimi olmadığını, her gün yeni bir örnekle maalesef anlıyoruz. Hala “her şey bende bitsin”, ben her şeye karışayım” havasında…

 
Çünkü her türlü koalisyon denkleminden korkuyor. Kendini sağlama almaya çalışıyor. Çünkü seçim sonuçları sarayın kuşatıldığını gösteriyor. AKP dışındaki tüm partiler Recep Tayyip Erdoğan’a Anayasal sınırları hatırlatıyor, sarayı meşru görmüyor ve onun dayatmalarını kabul etmiyor.
Ama o hala “Görevlendirmeyi yapmadan önce liderlerle görüşmek gibi bir planım var. Her birini ayrı ayrı davet edip sürece ilişkin görüşlerini almak istiyorum. ” diyor. Aklınca herkesin elindeki kartı görecek ve ona göre önlemini alacak.

 
Normalde bir parti genel başkanına görevi verir ve koalisyon görüşmesini o yapar. Seçimlerden birinci çıkar parti AKP’dir ve etik olarak bu görevi Ahmet Davutoğlu’na vermesi gerekmektedir. Ama başkalarına “Ego” dersi vermeye kalkan Recep Tayyip Erdoğan, kendisi egolarından vazgeçmemektedir.

 
Ahmet Davutoğlu bile Recep Tayyip Erdoğan’ın “Egolarını” en iyi bilen olarak “Koalisyon müzakereleri AK Parti ile CHP, MHP arasındadır. HDP ile diğerleri arasındadır vs. Koalisyon müzakeresi olmaz bu. Koalisyon müzakerelerinin doğası partiler arasındadır. Cumhurbaşkanımız koalisyon müzakerelerinin parçası değildir. Müzakereleri yapacak kişi de değildir.

 
Parçası haline getirmek de doğru değildir. Bu, işin doğasına aykırı olur.” açıklamasını önceden yapmak zorunda kalmıştı. Daha önce bu açıklamayı yapmış Ahmet Davutoğlu, bakalım şimdi Recep Tayyip Erdoğan’ın görüşme talebine ne diyecek?

 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “görüşme” talebini çok anlamlı bir mesajla, ilk reddeden MHP Lideri Devlet Bahçeli “Herhangi bir milletvekili görevlendirme yetkisi tabiki Cumhurbaşkanı’ndadır. Ama sonraki görüşme yetkisi görevlendirdiği kişinindir.

 
Liderlerle tek tek görüşmek Cumhurbaşkanı’nın işi değildir. Biz böyle bir daveti uygun bulmayız. Sadece Cumhurbaşkanının görev vereceği isimle görüşürüm” diyerek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu “Cumhurbaşkanı anayasal sınırların içine çekilmelidir. O makam her şeye maydanoz olan makam değildir.

 
Koalisyon görüşmelerini yapacak kişi, sayın Cumhurbaşkanı’nın yetki vereceği kişidir.” diyerek, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’da “Partiler kendileri arasında bunu yapar, cumhurbaşkanı sadece anayasa gereği bir partiyi veya bir milletvekilini hükümet kurmakla görevlendirecektir.

 

Şu aşamada cumhurbaşkanlığı makamının anayasadan kaynaklı ayrı özel bir yetkisi yoktur.” diyerek Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Egolarına” takoz koymuştur.
4 parti Genel Başkanı da Recep Tayyip Erdoğan’ın bu işlere karışmamasını istiyor. Ama herkes biliyor ki Recep Tayyip Erdoğan’ın şişkin “egoları” bir türlü bu karışma huyundan vazgeçmeyecektir.

Recep Tayyip Erdoğan’ın hali Sertap Erener’in şarkısındaki sözler gibi:
“Herşeyin önünde o gelir
Kendini saklamaz hiç o
Doğrusunu bir tek o bilir
Gerisini takmaz ego
Zarar ziyan hediyedir
Sonucu hesaplamaz o
Geçmişi görmezden gelir
Hiç ders almaz ego”

***

 
Muhalefete “Egoları bir kenara bırakalım” diyerek sözde sorumlu bir Cumhurbaşkanı (!) pozu vermeye çalışan Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisi “Egolarını” bir kenara bırakmazsa, o varken bu ülkeye huzur asla gelmeyecektir.

 
7 Haziran seçimlerinden sonra 4 gün hiç görünmemesi, hiç konuşmaması Türkiye’ye nasıl huzur vermişti. Bunu AKP’liler bile artık kabul ediyor.
O halde Recep Tayyip Erdoğan’a düşen vazife “Egolarını” bir kenara bırakarak “Tarafsız” bir Cumhurbaşkanı olmasıdır.
Türkiye’nin huzuru, birliği, kardeşliği için bu en önemli bir şarttır.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER