SON DAKİKA

Plastik Top Gibi

Gündem Yazıları

Egemenlik Kayıtlı ve Şartlı

Bu haber 06 Aralık 2013 - 13:25 'de eklendi ve 9 kez görüntülendi.

F.Banu DOĞAN

Artık gündemi takip etmek gelmiyor insanın içinden.

Şu yaşadığımız günlere inanmak güç…

Biri gidip partisinin yeni halini elin adamlarına anlatıyor. Kendi milletinden oy alacak olan, kendi milleti için çalışması gereken, milletinin “egemenliğini” nasıl koruyacağını milletine anlatması gerekirken gidip ta bilmem nerede saçmasapan adamlara hesap veriyor. Üstelik de o hesabı vermek için randevu peşinde koşuyor, reddediliyor, büyükelçi giriyor araya bilmem ne, en sonunda başarılıyor!

Biri kendi içinde kavga halinde, işi gücü bıraktı, hepsi arkasını kollayarak bir diğerine saldırıyor. Hepsi birbirinden şüphe etmeye başladı. Öyle bir kavga ki seviye yerlerde… Üstelik birbirleriyle kavga ederken geçmişteki suçlarını itiraf da ediyorlar ama yine de yakalanamıyorlar. Bir “görünmez el” yönetiyor gündemi. Adalet, kalkınma falan kimsenin umurunda değil artık. Hedef yerel seçim, ardından cumhurbaşkanlığı, ardından her neyse o.

Bu arada ne kadar bölücü, ne kadar terörist varsa hepsinde bir şımarıklık, bir havalar… Siyasi yorumlar yapacak kadar yüz bulan bölücü türkücülerin muhteşem (!) siyasi yorumları gazetelerde yer bulabiliyor artık. Vatanın bir parçasını almışlar dillerine, bir de isim koymuşlar her Allah’ın günü biri bir yerden çıkıp vıdı vıdı konuşuyor. Hani eskiden olsa ima bile edemeyecekleri şeyleri bağıra bağıra söyleyebiliyorlar. İyice tepemize çıktılar da kimsenin aldırdığı yok.

Hak, hukuk, adalet, demokrasi, hukukun üstünlüğü gibi insanlık için olmazsa olmaz ne kadar değer varsa hepsi anlam değiştirdi. Herkes onları kendi çıkarına alet etti. Herkesin kendine ait ayrı bir demokrasisi, hukuku var artık.

Dış politikamıza sıra gelirse şayet, sorunumuzun “sıfır” olmadığını artık dünya söylüyor, yazıyor. Ortadoğu zaten karmakarışıkken burada Türkiye’nin gücü yok oldu. Artık bölge ülkeleri Türkiye’yi pek takmadığı gibi orada yaşayan insanların Türkiye’ye olan güvenlerinin sarsıldığını söyleyen anketler dolaşıyor.

Bu arada Azeri toprağını işgal eden ermenistana nur topu gibi bir dışişleri bakanı gidiyor. Zaten daha önce futbol bahanesiyle gidildi. Hem de forvet olarak değil, devletin en üst seviyesindeydi o gidiş…

Azeri-ermeni müzakerelerini olumlu bulanlar çoğunlukta ama peki Azeri Türkü ne diyor bu işe? Canını Karabağ’da bırakan, katledilen Azeri ne diyor?

2015’te yüzüncü yıl safsatası ile bütün dünyayı kendi yalanları konusunda yorum yaptırmak için zıp zıp zıplayacak ermenistan, şu müzakereler sürecinde kalan yüzde seksen Azeri toprağı ile bir parça da Türkiye’ninkilere sulanırken biz neyin peşindeyiz? Yine bir nisan günü ağzımız açık amerikalının “büyük felaket” mi diyeceğini, ne diyeceğini beklemekten başka ne yapıyoruz? Savunsana kardeşim kendini, açtırsana arşivleri, yok mu en azından bunu yapacak gücün? Bizim Konya kadar bir ermenistan dünyaya duyuruyor sesini, neden susuyorsun yahu koca Türkiye!

Avrupa Birliği’ne de girelim mi?

Bir taraftan Rusya’da espriler patlarken (!) kendi partisinin programında dış politikanın birinci sırasına Avrupa Birliği üyeliğini koyan zihniyet, yüzünü doğuya çevirir gibi yaparken AB ile vize muafiyeti ihtimali ve geri kabul anlaşması alkışlanıyor. Bu ikisinin birbiriyle alakası ne diye soran yok. Geri kabul anlaşması üye olmayacak ülkelerle yapılmaz mı? Vize muafiyetini bu konuya nasıl bağladık Allah aşkına diyen yok… Geri kabulün sadece Türkiye’nin gittikçe büyüyen mülteci sorununu büyüteceğinden dem vuran yok…

Mülteci demişken… En çok İstanbul’da olmak üzere, her adımda yakanıza yapışan Suriyelilerin sayısının bir milyona ulaştığı yazıyor dış basında. Okullarımız, hastanelerimiz, toprağımız bol da, dağıtalım biraz dedik!

Bu kadar ileri derecede kötüye gitmemişti hiç bu ülkenin işleri. Milletin egemenliği bilâ kayd-u şart milletin kendisi hariç her yerde.

Sandık diyor millet, sandıkla çözerim ben egemenlik sorunumu… Ama sandığın şaibesini çözmek gerek önce…

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.