SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

Dünya Tekrar İki Kutuplu

Bu haber 05 Eylül 2013 - 10:20 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

Neval Kavcar

İngiltere Parlamentosu tehdidi gördü, çark etti. Rusya ile kafa kafaya gelmeye cesaret edemediler. Bu işin Irak kadar kolay olmayacağının farkına vardılar.

Rusya krizi iyi yönetti. Amerika ‘sarin gazı kullanıldığı kanıtlandı’ derken, Putin ‘gösterin kanıtı’ dedi. Ortada kanıt olmadığı içindir ki, İngiltere-ABD ikilisi Suriye operasyonunu kendi yerine başkalarına yaptırabilir.

Tatminsiz bir lider varsa ellerinde Şam’a sürebilirler. Sonra aynı Saddam gibi onu cezalandırabilirler. Başından beri Antakya cephesi açmış görünen Türkiye ile dalaşması istenen Suriye’nin buna teşebbüs etmemesi bu stratejiyi çökertmişti.

Şimdi elde ne var? Yani ne yok? Suriye saldırısının meşru tabanı yok bir kere. BM kararı olmadan bir günlük Saldırının anlamı yok. Aslında o saldırıyı Rusya kabul edilemez buldu. Kim bilir bizlerin bilmediği ne tehditler uçuştu havada.

Rusya’dan emin olsalardı, İngiliz parlamentosundan ‘evet’ çıkardı. İngiltere meydandan kaçmanın rolünü Avam kamarasına yükledi. Üstelik BM denetçilerinin bu konuda yaptığı bir açıklama da yokken. 1 Mart Tezkere krizi diye tarihe geçen olay farkında iseniz Londra için geçerli değil. Batı böyle iki yüzlü işte.

Obama ise ‘uyarı’ atışı yapmaktan söz ediyor. Ramazan topu bir nevi. Onu da Erdoğan’a attırırlar kim bilir? Rusya Dışişleri Bakanı Lavrov Suriye’ye saldırıya nasıl baktıklarını şöyle açıklamıştı. “Suriye meselesi sadece bir Arap ülkesinde yaşanan kriz değil, Rusya’nın hayati ulusal çıkarlarını ilgilendiren bir meseledir.”

Gönüllüler ordusu, Rus Ordusuna karşı ilk yenilgiyi böylelikle almış oldu. Bu Rusya’nın elinde ABD muadili hangi ağır silâhın geliştirilmiş olmasıyla da ilgili.

İngiltere’nin ‘hayır’ dediğine, Fransa ‘evet’ der mi? Zor ihtimal. AB bu konuda bölünme sinyalini, İtalya ile vermişti. Şimdi ABD ne yapacak? ‘Tek başımıza da kalsak Ankara ile Şam’a bir günlüğüne girme’ fantezisini gerçekleştirecek mi?

Erdoğan bunu kabul etmiyor. Hangi füzesine, silahına güveniyor da etmiyor derseniz, elin silahına tabii. Suriye ile savaşa tutuşursa NATO onu koruyacak sanıyor. El silahı ile savaşa girmeyi fantezi sanan birisi tarafından yönetiliyoruz.

İşin içinde diğer devletler olmasa Suriye karşısında yenilgi alacak Türkiye’nin Dış işleri bakanı kalkmış ‘yeni Suriye kurulacak’ diyor. Suriye muhalefetine verdikleri desteğin temelinde, ‘Yeni bir Suriye kurulması’ iradesi varmış. ‘İrade’ kelimesi sonları olacak. Meşru olmayan yöntemlerle bir devletin yıkılmasının anlamını biri ona anlatsın acilen. İngiltere’nin geri adım atığı yerde, bunlara ne oluyor?

Suriye ile ilgili düşüncelerini kime danışıp konuşuyorlar? Muhalefetin, milletin haberi yokken geleceğimizi ilgilendiren bu kararları hangi mekanizmada alıyorlar? Başımıza türlü gaile açıp, genel seçimde çekip gidecekler.

Amerika- İngiltere, Rusya’nın restini gördü. Dünya tekrar iki kutuplu artık.

***

Türkiye, Katar ve Suudlardan gönüllüler ordusu kurun derler mi, derler..

“Rusya ve Çin’in vetosu ile BMGK’dan karar geçirmek mümkün olmadı. NATO ülkeleri kendi içinde bir anlaşma ile böyle bir yaptırım uygulayabilirdi, NATO’nun da buna hazır olmadığı görülüyor.

Bir gönüllüler koalisyonu olabilirdi. O da muhtemel görünmüyor yakın zamanda. Bir yaptırım ya da müdahale olacaksa bunu ABD yapacak gibi görünüyor. Obama kendi yetkisinde olmasına rağmen kongrenin vereceği kararı bekleyeceğini söyledi. Karar onundur.” B.Arınç

Tercüme edeyim. Diyor ki Arınç ” Haçlı kuvvetleri yan çizdi, onlara bağlı politikalarımız çöktü.’ Düştükleri duruma bir ad verilecek olsa, Allah’ın sopası diyebiliriz.

Bundan sonra ne olur? ABD bunlara ‘hevesli olduğunuz gönüllüler ordusunu, TSK, Katar ve Suudi Arabistan olarak kurun’ der mi der.

Ördeklerden bir filo, birde kazdan generalle, bizim ki tatmin olur mu bilmem artık.

Arınç “elde avuçta bir Obama kaldı der’ gibi. “Bir yaptırım ya da müdahale olacaksa bunu ABD yapacak gibi görünüyor” diyor. Hâlâ ne olup bittiğini anlamış değiller.

Obama, insiyatif elinde olduğu halde topu niçin ‘ABD kongresine’ attı bilmiyoruz. Geri çekildi demesinler diye kongrenin ‘hayır’ demesi için mi, kongreyi yanına almak için mi? Amerikan kamuoyu Suriye müdahalesine karşı, ayrıca BM güvenlik konseyi kararı olmadan yapılacak saldırının ABD’nin ‘demokrasi önderliğine’ zarar vereceğini düşünüyorlar.

Bu arada Amerikan kongresi, BM güvenlik konseyi kararı olmadan Suriye’yi vuralım kararını nasıl çıkaracak o da ayrı merak konusu.

Obama vebali kongreye yüklediği konuşmada şöyle bir ayrıntı daha vardı. Kimyasal saldırının, Türkiye, Ürdün ve İsrail içinde tehdit oluşturduğunu belirttikten sonra şöyle devam etmişti. “ABD, Suriye hedeflerine karşı operasyon başlatmalıdır. Ama Amerikan askerleri Suriye’ye ayak basmamalıdır. Bir kara operasyonu yapmayacağız.”

Kara operasyonsuz nihai zafer olmayacağına göre, Başkomutan Gül’ün komutasında karadan kahraman Mehmetçikler mi girecek? Yine aynı konuşmada Obama “Ben müdahale emrini vermeye hazırım ama son kararımı henüz vermedim. Burada önemli olan bizim ulusal çıkarlarımızdır, ulusal güvenliğimizdir” diyordu.

Hatırlarsanız Rusya’da Suriye meselesine ‘ulusal güvenliğimiz’ penceresinden bakıyordu.

Göreceğiz bakalım, Rusya ve ABD’nin ulusal güvenlik kabağı kimlerin başında patlayacak?

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.