Asikurtlar©

Dün Başbuğ Türkeş’e , Bugün Devlet Bahçeli’ye….

Dün Başbuğ Türkeş’e , Bugün Devlet Bahçeli’ye….
12 Nisan 2016 - 9:38 'de eklendi ve 4378 kez görüntülendi.

Dünkü yazımda “27 Aralık 1992’de Başbuğ Türkeş’e karşı birleşenler Yükseliş Kolejinde MHP’yi ele geçirmek istemişler ama başarılı olamamıştı. O gün MÇP’yi MHP yapma mücadelesinde Başbuğ Türkeş’in yanında duran sadece Lider Devlet Bahçeli vardı. O günde MHP maskesi takanlar Başbuğ Türkeş’e karşı MHP’yi ele geçirmek adına dikilmişti. Şimdi de farklı değil… “Tarih tekerrürden ibarettir” sözü boşa söylenmemiş… Dün başaramadılar, bugünde başaramayacaklar… HDP’ye oy veren cemaatçilerin bugün yaşadıkları bayram havası bile haklılığımızın nişanesidir. Ne mutlu MHP üzerinde oynanan bu oyunu görenlere…” demiştim…

Bazı genç arkadaşlarımız, ülküdaşlarımız “Nedir MÇP’yi MHP yapma ve Yükseliş Koleji mevzusu” diyorlar.

Gelin bu soruların cevabını Başbuğ Türkeş’in ağzından dinleyelim…

“Delegelere ve eski MHP’lilere tavsiyem şudur. MÇP, MHP’nin devamıdır. MHP’nin ayrıca MHP olarak kurulmasına gerek olmadığı kanaatindeyim. Onun için eski MHP delegeleri daha ilk toplantıda bu gerçeği dikkate alarak MHP’nin MÇP ile birleşmesine karar vermelidir.”

***

“Kurultayda MHP ile MÇP’yi birleştirelim. Daha sonra MÇP’yi kurultaya götürelim. Adını ve amblemini MHP ve üç hilal olarak değiştirelim. Bazı GİK üyesi arkadaşlar buna karşı çıkıyorlar. MÇP’nin programını yetersiz olduğunu belirterek birleşmeye yanaşmıyorlar. Ayrılıkta fitne, fesat vardır”

***

“Bazı çevreler MÇP’nin MHP’den farklı olduğunu neden ısrarla gündeme getirmektedirler. Onun cevabını da, baş tarafta belirttiğimiz yasaklı dönemde kurulup seçimlere girmelerine izin verilen partilere girmiş bazı eski MHP’lilerin davranışlarında aramak lazımdır. Onlara kucak açar görünüp ihtilalin perde arkasında yatan gerçekleri tahlil etmek gerekir. O perde aralandığında, MHP’yi defterden silme, Türk milliyetçilerinin aktif güçlerini yok etme, MÇP’lilerin kadrolaşmalarını engelleme gibi sinsice oyunların var olduğunu herkes görecektir. Bu hareketi, düne kadar işkenceler, zulümler ve baskılar yıldıramadı, önleyemedi, bugünden sonra, bazı tevziratçılar ve bölücüler de önleyemeyecektir.

***

Bugün, düzmece iddialarla boyunlarıyla birlikte fikirlerine de ilmik atılmak istenen yüce fikrin temsilcilerinin tarihi bir günüdür. MHP’yi başka yerlere yamama telaşındakiler, sermayeye katılmayıp kara ortak olma sevdasına düşmüşlerdir. Bu sevdalanış MHP’yi bölmekten ziyade Türk milliyetçilerini bölmeyi kapsamaktadır.

***

Bazı maksatlı çevrelerin MÇP’nin MHP’nin devamı olmadığı yolundaki komik iddiaları dışında, şunu açıklıkla, büyük bir doğrulukla ifade ediyorum; MÇP bütün fikirleriyle, programıyla, kadrolarıyla Milliyetçi Hareket Partisi’nin devamı olarak kurulmuş bir siyasi partidir.

***

Başbuğ Türkeş, Milliyetçi Çalışma Partisi’ni 12 Eylül 1980 ihtilalinde fes edilen MHP’ye dönüştürme mücadelesi verirken, karşısına dikilen hareket içinde gözüken bazıları MHP’yi Başbuğ Türkeş’in liderliğine vermemek için her yolu denemişlerdi. Başbuğ Türkeş’te buna karşı mücadele verirken çeşitli zamanlarda bu açıklamaları yapmıştı.

O günlerde yaşananları tarif eden haberlerin özeti şu şekildeydi:

MHP eski Niğde Milletvekili ve Genel Başkan Yardımcısı Sadi Somuncuoğlu’nun sözcülüğünde bir araya gelen MHP’nin eski yöneticilerinden bir kısmı bu kampanyayı başlatmışlardı. Bu grubun içinde Nevzat Kösoğlu, İhsan Kabadayı, Cengiz Gökçek, Necati Gültekin, Yılma Durak gibi isimlerin yanında 1979’daki son MHP kongresindeki MHP İl Başkanı ve genel kurul delegeleri vardı.

Sadi Somuncuoğlu, 6 Ekim 1992 tarihinde Tercüman’a verdiği demeçte; “Türkiye’nin en güçlü kadrolarına sahipken, bunların küçük bir kısmını çatısı altında bulundurabilmek. Sayıca üstün, vasıfça yüksek değerde olan milliyetçi kadroların bir araya gelemeyeceği bir ortam yaratmak. Büyük kısmı siyasetin dışında kalmış olan milliyetçi kadroların bir araya gelmeyeceği bir ortam yaratmak. Büyük kısmı siyasetin dışında kalmış olan milliyetçi kadroları, sırf kendileriyle beraber değil diye hain, satılmış, ajan gibi haksız, yakışıksız ve ağır sözlerle itham etmek. Suçlamadan, asılsız ithamda bulunmadan konuşamaz bir ruh halinde bulunmak. Yüzde 2.9’luk oy oranıyla Türkiye’nin en küçük partisi olmak” diye eleştirmişti. Buna cevap MÇP’nin Genel Sekreteri Devlet Bahçeli’den gelmişti. “MÇP’nin oyları 1989 yerel seçimlerinde 4.1’e çıkmıştır. Hali hazırda yüzde 7 ile 8 arasındadır. Somuncuoğlu ve arkadaşları mücadele azim ve kararlılığından yoksun kişilerdir.”

***

Sadi Somuncuoğlu 27 Aralık 1992’de yapılacak olan MHP kongresinde salon hakimiyetini Başbuğ Türkeş’e kaptırmamak için Yükseliş Koleji (Şimdiki TOBB Üniversitesi)ndeki konferans salonunu tutmuştu. Salon kapıları açılmıyordu. Başbuğ Türkeş tekmelerle kapıları kırmış ve o şekilde açarak girmişti.

***

Şimdi ise “Ben Ülkücü değilim, demokratım” diyen Fethullah Gülen’in figüranları, geçmişinde başka ideolojide olup daha dün MHP’ye gelenler, Başbuğ Türkeş’e “Diktatör” ,onun yönettiği MHP’ye “anti-demokratik” diyerek saldıranlar, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin elinden MHP’yi almak istiyorlar.

Dün MHP’yi tekrar ayağa kaldıran Başbuğ Türkeş’in yanında Lider Devlet Bahçeli vardı. Demek ki, bu hareket içinde hep buna benzer mücadeleler hep olmuştur. Bugünde MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye karşı bu mücadele yapılmaktadır.

Aynı ağız, aynı zihniyet, aynı plan, aynı hedef… Sıfatları şimdi “Değişimci” olmuş..

40 parti gezmişlere, 40 ideoloji değiştirmişlere teslim edilecek MHP yoktur.

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin “Kolay kolay kimseye MHP’yi teslim etmeyiz” demesi bundandır.

YILDIRAY ÇİÇEK

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER