SON DAKİKA

CHP NE YAPMAK İSTİYOR?

Gündem Yazıları

Dört Parçalı Birleşik Proje ve Türk Milliyetçilerinin Durduğu Yer

Bu haber 22 Şubat 2013 - 11:46 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

Fikri Atılbaz

İmralı süreci denilen süreç, bebek katili, eli kanlı katilbaşıyla müzakere masasına oturma zaruretinden doğmuştur. Peki bu zaruret nereden hasıl olmuştur? Küresel güçlerle içli dışlı olan ve Arap Baharı denen yalancı baharda görev alan, bütün bunların ötesinde BOP’un eşbaşkanı olmak AKP iktidarını böyle bir mecburiyet içine itmiştir. Taşların çakılıp, köpeklerin serbest bırakılması misali ne yazık ki ülkemizde bir başıboşluk, düzensizlik, çifte standart ortamı yaşanmaktadır.

Sayın Erdoğan ve AKP’liler ne kadar iddia ederse etsinler Türk milleti bu sürece olumlu gözle bakmamakta, tamamen karşısında durmaktadır. Toplumun tepkisini ölçmek için kendileri dolaşıp gezecekleri yerde, taşın altına elinizi sokun, gidin dolaşın millete anlatın diyerek BDP’li milletvekillerini öne sürerek tepkiyi ölçmeye çalışmışlardır. Burada hasıl olan fayda ya gerçekten salt tepki ölçmek için yapılmış ve Türk milletinin bu meseleye bakış açısı anketlerde değil, gerçek mekanlarda görülmüştür.

Diğeri de böyle bir olayda verilen tepkileri önceden tahmin ettikleri için bunun böylesine riskli, tehlikeli bir iş olmasına rağmen biz kendimizi ateşe atıyoruz, siz de isteklerinizde biraz insaflı olun, bu işi bitirelim kapsamında olabilir.

***

Son olaylardan ve çok sevdikleri, inandıkları anket sonuçlarına göre yanlış yaptıklarının farkına varan iktidar girdiği bu yoldan geri adım atamaz konumda. Çünkü işin arkasında, bırakın artık Esad’ı, Suriye’yi siz kendi ülkenizin bizi de yakından ilgilendiren sözde Kürt sorununu çözün diyen efendibaba Amerika olduğundan, iktidarın bu işten vazgeçmesi mümkün değil.

Batı tarafından uluslararası sorun gözüyle bakılan, ayrıca kurgulanan PKK’nın siyasi uzantılarının ve PKK’nın kendisinin bu meselenin sadece Türkiye’yi değil tüm Ortadoğu’yu ilgilendirdiği gündeme getirildiğinden, görüşmeler sadece İmralı’da bebek katiliyle değil, aynı zamanda Erbil’de ve başka mecralarda sürdürülmektedir. Bu mesele bir delinin kuyuya attığı taş meselesine dönmüştür. Buradaki dikkat edilmesi gereken taşı çıkarmaya çalışanların akıllı olup olmadıkları veya kendi akıllarıyla hareket edebiliyorlar mı, ona bakmak lazım.

***

AKP iktidarının Türkiye’yi içine düşürdüğü batak Suriye, Irak, İran hattıdır. Bu bataktan Türkiye’den de toprak vererek bir bataklık gülü çıkarılmak istenmektedir; Birleşik Bağımsız Kürdistan. Proje gayet açık, net ortada durmaktadır. Yapılanlar bu amaca hizmet etmek içindir. Bu bataktan böyle bir bataklık gülü çıkarmak için öncelikle bu dört ülke topraklarından yani Türkiye, İran, Irak ve Suriye’den parçalar kopartılıp özerkleştirilip, federeleştirilip ya da bağımsızlaştırılıp sonra da bu dört parçanın birleşmesine vesile olup, efendibabanın isteğini yerine getirmektir.

Karadeniz’de yaşanan olaylar bu nedenle çok önemlidir. Orada, polis PKK’yı koruma diyerek BDP’li vekilleri protesto edenler, AKP’nin PKK’nın başı bebek katiliyle görüştüğünü asla unutmamalı, asıl gerçeği görmelidirler. Bu işin bu hale gelmesine sebep olan AKP iktidarına yaptıklarının hesabını yapılacak olan ilk seçimlerde sandıkta sormalıdır.

***

Şairin “ayağa kalk Sakarya” dediği gibi, Türklük, milliyetçilik dolayısıyla millet, cumhuriyet, Atatürk, şehitlerimiz, milli ve manevi değerlerimiz, dilimiz, dinimiz ayaklar altına alınırken ayağa kalk Bursa, ayağa kalk İzmir, ayağa kalk Adana, ayağa kalk Erzurum, ayağa kalk Konya demenin tam zamanıdır. Ayağa kalk Elazığ, ayağa kalk İstanbul, ayağa kalk Samsun, ayağa kalk Ankara, ayağa kalk Türkiye demenin, şiiri yeniden, yeni bir destan yazmanın tam zamanıdır.

Her milliyetçinin görevi, yapılanları not edip, Türk milletine unutturmamanın mücadelesi olmalıdır. Vatandaşımız sandıkla baş başa kalınca oyunu verirken bütün bunları hatırlayarak oyunu kullanmalıdır.

İçine hapsedildiğimiz bu çerçeveyi kırmak, bizim için ayarlanmış kalıbı parçalayıp atmak hepimizin elindedir. Çünkü biz girdiği kalıba göre şekil alanlardan değiliz. Biz;

“Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.”

diyen ecdadın devamıyız. Şayet bu ülkenin semalarında Türk bayrağı dalgalanmayacaksa varlığımız neye yarayacaktır? Vatan coğrafyasında gezerken, bir Cuma günü mola verdiğimiz bir şehrin herhangi bir camisinde, Türkçeden başka bir dilde konuşulacak, hutbe başka bir dilde okunacaksa birliğimizin ne hükmümü kalacaktır? Herkes müsterih olsun ki biz aynı zamanda ruhumuza, genlerimize işlemiş “Ya İstiklal Ya Ölüm” düsturuyla hareket eden Türk Milliyetçileriyiz. “Allah indinde hak din İslam’dır” diye buyuran Allahın son Peygamberi Hz. Muhammed’in ümmeti, İslam’ın iman erleriyiz. Ülkemizi parçalamak isteyenler bilsin ki bizde hattı müdafaa değil, sathı müdafaa vardır ve bu satıh bütün vatandır.

Vicdan azabına eş kaynayıp, ayağa kalkmanın tam zamanıdır, MHP’nin 9 şehirde 9 temayla yapacağı bölge mitingleri Türk insanını ayağa kaldıracak, insanımızı titretip özüne dönmesini sağlayacak mitingler olacaktır. Gün doğduğu müddetçe hayat devam ediyor demektir ve bizim lügatımızda umutsuzluğa asla yer yoktur.

Sağlıcakla kalın!

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.