Asikurtlar©

DOLMABAHÇE MASALLARI DEVAM EDİYOR!

DOLMABAHÇE MASALLARI DEVAM EDİYOR!
21 Temmuz 2015 - 10:09 'de eklendi ve 4170 kez görüntülendi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe’de AKP ve PKK’nın siyasi uzantısı HDP arasında gerçekleşen ve teröristbaşı Öcalan’ın mesajlarının okunduğu toplantı için “Ben ‘Dolmabahçe Mutabakatı’ ifadesini asla kabul etmiyorum. Çünkü o toplantı bir mutabakat toplantısı olamaz. Niye? Çünkü ortada bir hükümet vardır, diğer tarafta grubu olan bir siyasi parti vardır. Burada neyin mutabakatını, kimle, ne için sağlıyorsun? Öyle bir şey olmaz. Yani eğer ada ile ilgili bir çalışmaysa bu, böyle bir şey asla olmaz. Burada ülkemizin geleceğine yönelik atılacak bir adımsa bu mutabakatın yeri parlamentodur” diye geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı.
“Kabul etmiyorum” dediği toplantıyı gerçekleştirenin meydanlarda oy istediği AKP olması da ne traji-komik değil mi? Aynı zamanda Dolmabahçe’deki toplantıya katılanların Recep Tayyip Erdoğan’ın en has adamlarından Efkan Ala ve Yalçın Akdoğan olması da traji-komik halin en güçlü manzara değil mi?
Recep Tayyip Erdoğan’ın haberi olmadan Ahmet Davutoğlu PKK’lılarla böyle bir toplantı gerçekleştirecek, orada Öcalan’ın mesajları maddeler halinde okunacak, AKP’nin televizyonları toplantıyı canlı yayın olarak verecek, AKP’nin ve özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın güdümündeki gazeteler manşetten bu toplantıyı öve öve bitiremeyecekler ama ne hikmetse Recep Tayyip Erdoğan’ın bunlara izni ve onayı olmayacak ve tüm bu gelişmelerden habersiz olacak?
Herkes çok iyi biliyor ki, bunun böyle olması mümkün değildir. O toplantının öncesi ve sonrasındaki her gelişmeden saniye saniye haberdardır.
Hadi diyelim gerçekten doğru söylüyor. Madem öyle PKK’lılarla birlikte Öcalan’ın taleplerini okuyan bu AKP’ye miting meydanlarında niye oy istedi? Attığı her adımı, konuştuğu her sözü niye bu PKK’lılarla toplantı yapan AKP’nin menfaatleri için kullanıyor? Bu basit sorunun cevabı bile herşeyi çözmemizi sağlayacaktır.
Zaten Recep Tayyip Erdoğan’ın oynadığı oyunu Dolmabahçe’deki muhataplardan biri olan HDP’nin milletvekili Pervin Buldan’ın yaptığı şu açıklama bozmuştur:
“Çünkü, sayın Cumhurbaşkanı 2.5-3 yıldır devam eden sürecin başından beri ilgilenen ve sürecin parçası olan biriydi. Sadece Dolmabahçe sarayında okunan metin değil, İmralı adasında yapılan tartışmaları da, oradaki konuşmaları da yakından takip eden birisiydi. Dolayısıyla bu kadar reddeden, inkâr eden, hiçleştiren bir açıklamanın doğru olmadığını düşünüyorum, Talihsiz bir açıklama”

***

“Bizim dört kez bunlarla (terör örgütü) bir araya oturduğumuzu söyleme şerefsizliğini yapanlar bu alçakça iftirada bulunanlar, bunun hesabını her yerde vereceklerdir.” dedikten 1 yıl sonra PKK ile görüştüğü ve pazarlık yaptığı ortaya çıkması sonrası “İmralı’ya, Oslo’ya, Kandil’e gönderen benim” açıklamasını hiçbir şey yaşanmamış gibi yapan Recep Tayyip Erdoğan’a Dolmabahçe konusunda ne derseniz nafiledir. Yarın da bakarsanız Dolmabahçe’deki görüşmenin faziletlerini anlatan yine o olur.
Kafasında bir erken seçim düşüncesi olduğu için şimdilik böyle davranmak zorundadır.
Eğer 7 Haziran seçimlerinde AKP tek başına iktidarını korusaydı, emin olun Dolmabahçe’de PKK’lılarla yapılan toplantıyı dünyanın en kutsal toplantısı olarak da açıklayabilirdi.
Bugün PKK bu kadar güçlü hale geldiyse, PKK’nın siyasi uzantısı HDP bu kadar büyüdüyse bunun tek sorumlusu Recep Tayyip Erdoğan’dır. İstediği kadar masal anlatsın bu gerçek asla değişmeyecektir.

YILDIRAY ÇİÇEK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER